19 Nisan 2008 Cumartesi

Dün gece bi sawyer geçti...

Ama ne geçiş :D

Sevdiğim lost karakterleri arasında ilk sıralarda yer almaz Sawyer ama Josh Holloway'a çirkin dersem çarpılırım onu biliyorum :D

Sawyer'ın uyuzluklarını zaman zaman sevimli buluyorum evett ama yine de ilk sıralar başkalarına ait. Gerçi olaya pembe dizi mantığıyla yaklaşmadığım için Jack-Sawyer rekabeti uydurmuyorum kendi kendime. Hangisi daha yakışıklı, hangisi daha karizmatik, ıssız adaya düşsen yanına hangisini alırsın, hangisi evlenilicek adam vs. gibi noktalara takılmıyorum yani.
Bağlılığımın zaman zaman tuhaf boyutlara ulaşmasının yanı sıra hepsi canımdır falandır filandır :D

Ama dün gece bu adam neydi be abii :D

Çeviren ablanın dağıldığı ve çeviremediği noktada ben de tv başında dağılmıştım, orda olsam ben de çeviremezdim, o yüzden gülmemek gerek ablaya :D

Yine de herkes "ne dedi ne dedi" diye merak dolu gözlerle bakarken "ayyyy çok tatlııııııı" demesi komik ve ötesi bişey :D

Bir ara Beyaz (Mr.white) bile dağıldı, hatta sonra bi dakka yaa ben erkeğim bana noluyo diyerek tv karşısında yerlere yatmamıza neden oldu. Demek ki neymiş bir şeyin güzel olması insanı dağıtmaya yetebilirmiş. Erkekler ve kadınların güzellik anlayışı arasında uçurum olduğunun farkındayım ama Josh Holloway her türlü güzellik anlayışı içerisinde kendine yer bulma potansiyeline sahip :D

Yolda yurdum teyzelerinin çevirip sarıldığı bergüzar abla adama "can I touch youuuuu" dedi daha ne olsun beee.

Kendisini iki yıldır tanıdığımız bildiğimiz için şeklinin ötesine takılmaya çalıştım "du bakalım nassı bi adam acaba" diye, söylediklerinde samimiyse süper bi adammış :D

Ablanın "ay çok tatlııııı" dediği yerde true love'dan filan bahsediyordu ve tabi eşini ne kadar sevdiğinden. "Yurdum sınırları dahilinde böyle bi adam yaşasa ve ağzını her açtığında kadınlar dağılsa 8 sene evli kalır mıydı" diye bir soru oluştu kafamda, "geçinizzz kafa yormaya değmez" dedim kendi kendime. Böyle olmaya hacet yok, bi kişi dağılsa yeter çoğu için. (feminist ruh ara ara kendini gösteriyor)

Beyaz'a en çok saygı duyduğum saniye ergen gençliği susturduğu saniye oldu. O yüzden bir önceki yazımda bahsettiğim (:P 70 milyon bizi izliyor :D ) makinaya benzemedi olay :) Gerçi zaten salonu dolduran kızlar, konuk ablalar vs. Josh'ı görünce eriyip oturdukları yerlere yapıştıkları için ses çıkamadı kimseden hahahaha :D

Öncesini ve sonrasını izlemedim ama izlediğim kadarı bana yetti :D
En tez zamanda Jack, Desmond, Claire, Hurley, Sun, Jin, Ben hatta Locke falan da bekleriz Mr.White :)

3 kişi de demiş ki:

sRkn dedi ki...

adamın kendisi direkt sawyer dı yau.
josh abimizi dizide rol falan yapmıyormuş ben bunu anladım dün gece adam kendisini oynuyor belli.
hareketler mimikler hatta kelimeleri falan hep aynı.
beyaza "kutup ayısı" dedi bir yerde ben orda yarıldım. (bu arada white bear ne ya )
ayrıca sly dog u yahhışlıklı olarak çeviren yapımcı ablamızada selam ederim adam resmen beyaza pusht dedi :)
sawyer ın türkiyeye gelişi ve gördüğü muamele falan benim başka başka konularda ciddi anlamda düşünmemi sağladı ama şimdi burada yazmak istemiyorum :)

he ayrıca blogunuzu zevkle okuyoruz başarılarınızın devamını dileriz :p

sLn dedi ki...

Bu sezon öldürmezler di mi bu adamı :/

bu arada sawyer'ı kaçırdık ama bundan sonra gelecek herhangi bi konuğa çevirmenlik yapmaya gönüllüyüm :D

freudiye dedi ki...

oha bi kaç gün okuyamıorum blounu
sonra okuduumda ne göriim
benden başka yorum yazanlarda var
nayır nolamaz ilk okuyucu benimmmm
kim bu sawyer ben de touchabilir miyim

Yorum Gönder

Var mı ekleyeceğin bir şey?