5 Nisan 2008 Cumartesi

Impossible is nothing!

Bazı insanlar gerçekçi olmayı fazla severler. Bazıları gereğinden fazla severler hatta...

Pollyannacılık oyununa fazla alışmış olmaktan mı ileri geliyor yoksa gerçekten fazla mı pozitif oluyorum bazen bilmiyorum.

Ama herhangi bir şeyin "kesinlikle imkansız" olabileceğine inanmıyorum. %0,00000000000001 de olsa vardır bir ihtimal :) (olmalı ya da...)

Bugün "hiçbir şey imkansız değildir" dedirten birşey yaşadım da yine. Durduk yere adidas reklamı yapma çabasında falan değilim yani :) Onu anlatacağım, giriş yapıyorum.

Oğlak burcu insanı dakiktir, kuralcıdır, düzenlidir, planlıdır vs. Özellikle söz konusu olan "ben" olduğumda bu kuralcılık ve düzen hali fazla abartılı boyutlara bile ulaşabiliyor.

Her yere erken gitmek, yarım saatlik yere gitmek için evden 1 saat önce çıkmak, günler haftalar öncesinden planlar yapmak gibi özelliklerim mevcut.

Canım arkadaşlarımın arkamdan "oğlak kadınııııı" diye bağırmasını sonuna kadar hak ediyorum yani.

Impossible is nothing'ten girip oğlak burcundan neden çıktım peki ben?
Hemen bağlıyorum.
Şu dakik oğlak insanı bugün sınava geç kaldı!!
Normal şartlar altında bir yere geç kalma olasılığımın epey bir düşük olduğunu sanıyordum :P Ama hiçbir şey imkansız değilmiş :)

Sınav başladıktan 10 dakika sonra edebiyat fakültesi koridorlarında deli gibi koşturan halimi şimdi düşününce çok komik geliyor :) Okulun kapısında bana acıyarak bakan yaşlı teyzelerin arkamdan "ahh yavrum" dediklerini hissedebiliyorum nedense ya da geçmiş tecrübelerime dayanarak tahmin ediyorum diyelim :P

"Oğlak kadını iştee" diyip takıntılarımla dalga geçen güzel insanlara sesleniyorum!
İnsanım uleyyn ben deeee..
Bakın ben de sizin gibi geç kalabiliyorummmm :D

Bir oğlak burcunun sınava geç kalmasından yola çıkarak yine hiçbir şey imkansız değildir sonucuna varmış olmam da tamamen pozitifliğimle alakalı birşey olsa gerek. Ya da pozitif olmak için kendimi zorlamamla diyelim :)

Gelelim matematik sınavınaaaa :D Bir soruya bakıp, "hımm 7 sayısını severim, hadi bakalım belki uğurlu gelir" diyip 7'nin olduğu şıkkı işaretlediğimi itiraf etmeliyim önce :) Ciddi ciddi soru çözmeyi de başardım tabii :) Ama birkaç soruda tamamen hislerime güvenerek hareket etmek durumunda kaldım :P (Mat 2 diyormuş şimdiki gençler, ben en son 9. sınıfta fonksiyon ve polinomlara kadar matematik görmüş bir insanım. Ne bilirim türevi bilmem neyi :D Konunun neden bahsettiğini bile bilmeyince soru çözmek baya zor oluyormuş :P Fransızcayı sevdiğimi falan hissetmedim tabi o an, bana öyle birşeyi matematik bile hissettiremez :P )

Boyumun ölçüsünü alıp almadığımı da sınav sonuçları açıklanınca göreceğiz. Hiçbir şey imkansız değil di mi ;)

Yazımızı fransanın ünlü kişiliği, petite'lerin en petite'i selda jan'dan güzel bir alıntıyla bitirelim: "iyi düşünelim iyi olsun"
;)

1 kişi de demiş ki:

freudiye dedi ki...

insan arkadaşının çektiği sıkıntıya sevinir mi
o sıkıntıları okurken yüzünde gülümseme oluşur mu
evet ulan evet insansın işte insani halleri yaşadın sen de en sonunda diye sevinir mi

evet
hepiiisine evet
belki kınanmalıyım ama arkasında durarak eveeeeeeeeeeeeeeet

Yorum Gönder

Var mı ekleyeceğin bir şey?