22 Nisan 2008 Salı

Kapadım gözlerimi İstanbul yansın!

(Can sıkıcı bir geceden geriye kalanlar...)

İstanbul...
"Havaya attığın bir simit parçasının asla yere düşmediği tek şehir" (A.Ö'den alıntı...)
Aşk belki...
Bir insanı hayallerinden vazgeçirebilecek kadar büyük bir sevda.
Kabuslarıyla yaşamaya mahkum edecek kadar...

Ne zaman aşk olmaktan çıkıp acı vermeye başladın sen İstanbul? Ya da aşk ve acı gerçekten hep bu kadar içiçe miydi? Ne zaman nefret ettim senden? (Aşk olmadan nefret olmazdı di mi?)

Ne zamandır sabahları camın ardından seni seyrederken Orhan Veli şiirleri yerine lanet okumalar dolanır oldu dilime?

Büyüdüm ve seni önemli yapanın insanlar olduğunu, onlar yokken senin de koca bir hiç olduğunu mu anladım? Koskoca bir yalan belki?!
Yoksa daha büyüğü mü sildi senin için hissettiklerimi?

Seni çok sevmiştim İstanbul... Herşeyinle.
Her sokağını, her semtini, kalabalığını, birbirini umursamayan insanlarını, o insanları umursamayan hallerini... En çok da yağmurunu...

Hani şair der ya:
"sana taptık ulan
unuttun mu
sana taptık"

Aşka karşılık beklenmezdi elbet ama seni sevdiğim her gün biraz daha canımı yaktın! Elinden geleni yaptın yok etmek için...

Sen yanıbaşımda olması gerekenleri bir bir götürdükçe "Hadi bir kez daha..." dedim, her sefer canım daha çok yandı ama elimden geleni yaptım direnmek için...
Şimdiyse gücüm kalmadı...

Yine aynı şairin dediği gibi:
"ulan yine sen kazandın istanbul
sen kazandın ben yenildim
kulaklarımdan kan fışkırıncaya kadar
yine emrindeyim"

Seninle mücadele edecek gücüm yok İstanbul...
Çünkü biliyorum ne yaparsam yapayım yine sen kazanacaksın...
Yine bir bir gidecek sevdiklerim...

Aşktın sen İstanbul!
Vazgeçilemeyendin...
Her daim güzel olandın.
Artık sadece acı veriyorsun...

Gücüm olsa...
Bir sabah başka bir şehirde açabilsem gözlerimi.
"Bir daha gitmem oraya" desem.
Bilirim senden uzakta da yaşayamam.
Yine de gitsem!
Başka bir şehre...
"Başka"...
Gitmek kolay olandı ya hani, bir kez olsun kolay olanı yapsam...

Seni herşeyden çok sevdiğim zamanlar oldu.
Yeri geldi kıskandım! (komik mi? bence değil! söylediğimden ne anladığınıza bağlı... istanbul kıskanılanın kendisi değil, sebebi var edendi)

Kaç sabah senden nefret ederek uyandım bilmiyorum ve daha kaç sabah böyle olacak onu da bilmiyorum.
Tek bildiğim artık senden uzak olmak istediğim...

Hani diyor ya:
"Burası cehenem, istanbul sanma!"
Burası cehennem!
Burası hep cehennemdi...
Olması gerekenler yokken daha da büyük bir cehennem!

Ve şimdi...

"Kapadım gözlerimi, İstanbul yansın!"

(meraklısına not:
A.Ö= Altay Öktem
Şair= Attila İlhan, bahsi geçen şiir "İstanbul Ağrısı"
Başlıkta ve çeşitli yerlerde dolaşan şarkıysa Second'a ait.)

1 kişi de demiş ki:

majesty dedi ki...

keşke istanbuldan kaçacak alternatif bi yer olsa ama yokki
zaten cehennemin tam ortasındayız.
öle işte...

Yorum Gönder

Var mı ekleyeceğin bir şey?