6 Nisan 2008 Pazar

Lanetli Rapunzel

Masalımız kitaptakine benzemiyor bilirim
Kendi kendine esir olmuş lanetli rapunzelim...

Masallarla büyürken ya da uyutulurken (hem gerçek hem mecazi anlamıyla uyutulmak) hayatın da bir gün o kadar güzel olabileceğine öyle inanmıştık ki...
Beyaz atlı prensler, öpünce yakışıklı bir adama dönüşen kurbağalar değildi elbet beklediklerimiz.

"...ve sonsuza dek mutlu yaşadılar" derlerdi, bizler de inanırdık sonsuza dek mutlu yaşanabileceğine.
Evet bunun bir yolu olmalıydı!
Öyle ya, kimse sonsuza dek mutsuz olamazdı!
Sonradan öğrendik mutluluk denen şeyin geçici olduğunu... Sonsuza dek sürmediğini, süremediğini belki de...

Sadece güzel prensesler, beyaz atlı prensler, yedi cüceler, cam ayakkabılar, masalın sonunda kaybetmeye mahkum olan kötü kalpli cadılardan ibaret değildi dinlediğimiz masallar. Kendi hayatlarımıza dair olan masallar vardı bir de... Bir gün büyük adamlar olacaktık, istediğimiz bölümlerde okuyup istediğimiz işleri yapacaktık ve hayal ettiğimiz yerde, sevdiklerimizle sonsuza dek mutlu yaşayacaktık, bir arada...

Sonra ne oldu?
Yavaş yavaş kabusa mı döndü bütün masallarımız?

Önce sevdiğimiz insanlar gitti birer birer, sonra baktık ki istediğimiz işleri yapıp hayal ettiğimiz yerlerde olacağımız da koskoca bir yalanmış. En az "iyi bir çocuk olursanız belki şirinleri bile görebilirsiniz" kadar büyük bir yalan. Şirinleri göreceğimize hiçbir zaman inanmasak da diğer yalanlara nasıl inandık o kadar zaman?
Bu kadar mı saftık?
Bu kadar mı iyi sanmıştık dünyayı?
Ya insanları?

Hayallerimiz de eskisi kadar masum değildi belki. Büyürken düşüncelerimiz de kirlenmişti. İşin içine çıkarlar, yalanlar, riyakarlıklar girince bütün masumiyetimizi kaybetmişti masallarımız...
Yoksa o masumiyeti kaybeden aslında bizler miydik?

Esir edilmek için kulelere ihtiyacımız bile kalmamıştı artık..
Kendimize yetiyorduk...

.....

Yatağı topladım yine
Çok zor güne başlamak
Hırkamı aldım üstüme
Sensiz ah, ne soğuk
Penceremi aralayıp
Sövdüm yine yağmura
Gözlerimdeki yaş yüz bulup
Akıyor onunla diye

Yalnızız ben ve hayalin
Bu kulenin tepesinde
Uzattım bak saçlarımı
Öp,kokla,tırman diye

Masalımız kitaptakine benzemiyor bilirim
Kendi kendine esir olmuş lanetli rapunzelim

Dokunamam ki denize
Keser bileğimi dalgalar
Uzanamam ki maviye
Çarpar yüzüme bulutlar
Ne yapacağım kendimle
Satsam almıyor masallar
Yürüdüğümde sessizce
Fısıldaşıyor sokaklar

Yalnızız ben ve hayalin
Bu kulenin tepesinde
Uzattım bak saçlarımı
Öp,kokla,tırman diye
Masalımız kitaptakine benzemiyor bilirim
Kendi kendine esir olmuş lanetli rapunzelim

Yarım düş yarım gece
Çevrilmemiş sayfalar
Sessizlik ve hüzün
Ölümlü kahramanlar.

*başlık ve şarkı Şarap'tan..

0 kişi de demiş ki:

Yorum Gönder

Var mı ekleyeceğin bir şey?