24 Nisan 2008 Perşembe

Ortaya Karışık III

Bazı anlar oluyor, bir insanı tutup bütün sinirini ondan çıkarmak istiyorsun. Hoş değil biliyorum ama istiyorsun işte. Yine de içinde bir yerlerde hala sakin kalmayı başarabilen birşey durduruyor seni.
Arkadaşlık ilişkileri üzerine fazla kafa yoruyorum galiba. Gerçi hayatta bir sürü şey üzerine fazla kafa yoruyorum bir süredir.
Halbuki ne gerek var?
Ne demiş Teoman?
"Düşünmeeeee, düşünmeeeeee kim anlamış ki sen anlayasın böyleeee?"

I ıh, başaramıyorum.
Evet insanları seviyorum, çok sevdiğim arkadaşlarım var elbet ama sinir olduğum herşeyi de yapmayın be abi!
Sınırsız kredisi yok kimsenin. Bazı hareketleri gerçekten tolere edemiyorum. İnsanlara tutup "rahatsız ediyorsun beni" de diyemiyorsun.
Uff canım sıkılıyor.
Herkes aynı durumda olmasına rağmen ve kafasından benzer şeyler geçirmesine rağmen kimse söylemiyor ve söyleyen de direkt kötü insan oluyor. (Bkz: sLn)
Artık söylememeye çalışıyorum ama benimki de sabır. Bir insana değer veriyor olmam ona tepeme çıkma hakkını vermesin mümkünse. Sulu arkadaşlık ilişkilerinden haz etmiyorum. Bir yerde bir sınır olmalı, o saygı korunmalı ki sevgi devam edebilsin.
Ha insanlar "ama x yaptığında birşey demiyorsuuun" diyebiliyorlar bir de.
X'in yeri ayrı, Y'nin ki ayrıı, Z'nin apayrı. Herkese aynı değeri veremem kii... Verdiğim değere göre de tolerans sınırım değişir elbet...
(bu X çok geçmeye başladı, X dediğim biri değil, bilinmeyen X bu. Yerine herkesi koyabiliriz.)

Yine uyuz bir insan oluyorum ama umrumda değil.
Uyuzum ben uyuz!
Kendini beğenmişin tekiyim hatta.
3 gün sonra bu yazdıklarım için kendime kızıcam biliyorum ama...
Yine de bu böyle yani.

***

Fazla yemek yiyebilen bir insan olmadığımı, midemin hassas olduğunu, acı yerken dikkat etmem gerektiğini bu gün bir kez daha öğrendim. Merak kediyi öldürüyordu az daha. (kedi=Selda ve ben)

***

Yolda İngilizce kurslarının tanıtımını yapan insanlara eğer ilgilenmiyorsak bi "teşekkür ederim" diyebilmeliyiz galiba. Bugün oturduğumuz yerin penceresinden 30'lu yaşlarının sonlarına gelmiş bir ablanın "hıh" yaptığını gördüm :s
Ayıp bee!
Lafa gelince süper kibar insanlarız hepimiz.
İstiklaldeki birkaç tip tahammül edilecek gibi değil kabul ediyorum. Cevap verdiğinde seninle Fransız konsolosluğundan tünele kadar yürür onlar. (Bahsettiğim olay istiklalde geçmedi gerçi) Yine de anlamsız bir havayla başını çevirmek ayıp bee... Hoşgörülü bir millet değil miydik biz...

***
Hoşgörülü bir millet olduğumuzu sanıyoruz ama değiliz galiba. Düşünce özgürlüğü diye bir tarafını yırtan bir insan topluluğuna ait bir video izledim geçenlerde. Bütün komplekslerini dökmüşler ortaya. Türk insanının en önemli değerlerinden rahatsız olmuşlar...
İnsan bencil bir varlık tabi. Düşünce özgürlüğü denen şey sadece kendisi için olmalı. Başka kimsenin düşüncelerini ifade etmeye hakkı yok. İstediği gibi yaşamaya, giyinmeye, gezmeye, dolaşmaya, eğlenmeye hakkı yok. Söylediği sözlerdeki koskocaman çelişkiyi görmezden geliyor...

***
Sabırlı bir insan olduğumu da fark ettim.
Hala gıkımı çıkarmadım kimseye siyasi içerikli forward mailler konusunda.
"Aynı fıkrayı milyon kere yolluyorsunuz eyvallah, komik görmüş paylaşmış diyip geçiyorum, ama siyasi görüş kişiye özel birşeydir ve sadece onu ilgilendirir. Bana ne senin siyasi görüşünden?" demedim hala kimseye.
Ama yakın olduğunu hissediyorum.
Canımı sıkmaya başladı iyice bu forward mailler...

***

Annemin voodoo bebeği görünümlü kolyemi gördüğü an:
-Bu nee?
-Kolyeee
-Nasıl kolye?
-Baya kolye işte anne
-Allah seni bildiği gibi yapsın
-Amin anne

***
Bugün yemek yediğimiz yerde şöyle birşey dikkatimizi çekti. Erkek kişileri oturuyor, siparişleri hatun kişisine söylüyor, hatun kişisi de gidip alıp geliyor.
Boğaç masada otururken kız yemekleri aldı, en son isyan etti kız:
"boooaaaaç gel tepsini al yaaaa"
(Boğaç kim bilmiyorum, ama ismi aklımda kaldı, yüzünü görsem tanımam o ayrı :D )

Sonra da güneşte unutulmuş Uğur Yücel geldi mekana. Yanında hoplayarak yürüyen bir abla kişisiyle. Fazla pişmiş Uğur Yücel masaya oturdu, ıslak mendille ayakkabılarını sildi, o sırada abla kişisi gitti yemekleri aldı geldi. Abi hafif mafya görünümlü, yüz olarak Uğur Yücel'e benzemekle birlikte ebat olarak 2 tane Uğur Yücel barındırıyor bünyesinde.

Biz gençken daha kibardı erkek kişileri, en azından yanındaki kızı yemek almaya yollamazlardı yani. Pekala birlikte alınabilir. Gitsin erkek kişisi alsın demiyorum zaten. Ama masada yayılıp kızı iki tepsiyle onca insanın arasından geçmek zorunda bırakmak tuhaf geliyor bana.

Biz gençken dedim ama bu fazla pişmiş dostumuz 40'lı yaşlarındaydı :/ Ablaysa 22-23 8-) Tercih meselesi tabi ne diyiim. Beni ilgilendirir mi? Hayır ilgilendirmez.

***
Bir de şöyle bir diyalog geçti ki anlatmadan edemiicem.
FPUY=Fazla pişmiş Uğur yücel
HYAK= hoplayarak yürüyen abla kişisi

FPUY: Git şu yüzünü bi yıka yaaa
HYAK: aşkım hastayım yaaaaa
FPUY: tamam işte git yıka şu yüzünü, çok kötü görünüyosun
HYAK: Banyo nerdeeee?

Mekan KFC...
Ben de merak ettim nerde acaba bu banyo 8-)

***

Yorumları sakladım, silmedim ama sakladım.
Neden yaptım?
Yaptım işte...
Canım öyle istedi.
Normalde kendini kimseye kanıtlayamamış, internet başına geçince süper insan numarası yapan komik tipler "ben var ya ben süperim" tarzı söylemlerine başka yerlerde devam edebilirler.

0 kişi de demiş ki:

Yorum Gönder

Var mı ekleyeceğin bir şey?