26 Mayıs 2008 Pazartesi

Gasteci kızın ahı tutunca

Yanlış yazmadım efenim, bildiğiniz Gaste bu. Bir süredir İstanbulun her bir köşesinde dağıtılmakta kendisi. Benim gibi sabahın erken saatlerinde yollara düşenlerdenseniz dağıtılırken görmüşsünüzdür, yollara geç saatte vuruyorsanız kendinizi vapurlarda, otobüslerde, sağda solda yerlere saçılmış olarak görmüşsünüzdür.

Sabah genel olarak evden çıkışımla birlikte bütün Gastecilerle selamlaşarak gitme durumumuz oluyor. 20 dakikacılarla aramız iyi değil, sanırım doğan grubuna ait olmasıyla ilgili ısınamama sebebim. Her neyse.

Gaste değıtan arkadaşların büyük çoğunluğu sevimli insanlar, önce evimizin yakınında, daha sonra karaköyde, sonra kadıköyde ve en son okulun önünde "günaydın, teşekkür ederim" cümlesini her birine ayrı ayrı kuruyorum. Almama sebeplerim olarak otobüste elimde tutmakta problem yaşamam, genel olarak full dolu bir çantayla dolaştığım için çantamda koyacak yer bulamamam, okuduktan sonra atma konusunun sorun olması, vapurda sağa sola bırakıp insanları atmakla yormak istememem falan filan sayılabilir. Her birinden bir gazete alıp işlerini daha çabuk bitirmelerine yardımcı olma hissi zaman zaman ağır bassa da çoğunlukla teşekkür edip geçiyorum.

Bu sabah yine yol boyunca her birine teşekkür ettim, en son Kadıköyde yürürken kız Gaste'yi uzatıp "günaydın, alır mıydınız" diye sordu bezgin bir ifadeyle. Yine teşekkür ettim geçtim, sonra da içimden "ufff kızın da canı çıkmış, alsa mıydım" dedim. 3 adım sonra unuttum tabi.

Kendimi ilk bulduğum otobüse attım. Yanımdaki teyze gaste okuyor ve elbette ben de salça oluyorum :) Çünkü böylesi daha keyifli :p
Birlikte okuyoruz teyzeyle. Tuz gölünün kurumasıyla ilgili haberi görünce benim yüzüm asılıyor, teyze umursamadan resimlere bakıp çeviriyor. Açtığı sayfaya bakınca kısa süreli bir şok yaşıyorum.
Demir Demirkan röportajı var :s
Teyzeden gazeteyi istesem?
Ayıp yau :/
Acaba Eda almış mıdır?
Okulun kapısında da dağıtıyorlar bu saatlerde, acaba bugün de orda mı?
Canan'ı arasam?
Yok ya 10'da kalkıcaktı, o evden çıkana kadar biter.
Ufffff naaaaapııııcaaaaaaaaaaaam :s
Teyze tıpkı Tuz gölü haberi gibi Demir Demirkan'ı da atladı (hiç ortak noktamız yok ablacım. Ama muhtemelen umrunda değildir bu durum, zaten benim de umrumda değil, salla gitsin.)
Kalktı, elinde Gaste'yle indi, gitti :s
Hemen Canan'a mesaj attım, Gaste bulursan al diye.
Otobüsten indim, okulun kapısında kimse yok :s
Yabancı diller binasının kapısında Eda'yı yakaladım.
-Günaydın cnm naber Gaste aldın mı?
-yoooooo
-pfffffffff

10 dk sonra Selda geldi
-Günaydın, Gaste aldın mı?
-haayııır
-yaaaaaaaa

O sırada kimden çıktığını hatırlamıyorum, biri dedi ki "birileri bırakır sağa sola yaa sakin ol buluruz"

Yanılmıyorsam Eda uzaklarda bir masanın üzerinde gazete olduğunu gördü, gidip baksanıza şurdaki belki Gaste'dir dedi, onun cümlesini bitirmesiyle masaya ulaşmam arasında geçen zaman 5 saniye oldu :D
100 metre engelli rekoru falan kırmış olabilirim :p (masaları sandalyeleri aştım, o yüzden engelli, ama üstlerinden atlamadım tabi :p )
ve mutlu sooooooon :D
Gaste bulundu :)
Kime ait olduğunu bilmiyorum, üzerinde sınav tarihleri yazıyor gençlerin :D
Gasteniz bende canlar, bana bir sayfa lazım, isterseniz size kalanını verebilirim :p

0 kişi de demiş ki:

Yorum Gönder

Var mı ekleyeceğin bir şey?