25 Mayıs 2008 Pazar

Gecenin bi yarısı

(2 mayıstan kalma bir yazı...)

Bilgisayar başında hiçbir şey yapmadan oturuyorum.
Msn listesine şöyle bir göz attım kim var kim yok diye. O sırada bir ileti dikkatimi çekti. Tanıdık bir cümle...

Şarkı mıydı, şiir miydi neydi bu, nereden hatırlıyorum diye düşündüm bir süre. Sonra anımsadım. Hatta kendime kızdım bir de nasıl unutmuş olabilirim bunu diye. Beynimin şu ara sıkça oynadığı oyunlardan biri bu da galiba. Sıkıldım bu saçmalıktan!

Bir süre bakmaya devam ettim cümleye. Ona dair bir dünya şey geçti aklımdan. Evet, evet fazlasıyla tanıdık bir cümle bu...

Bir ara başka birinin yazmış olmasından rahatsız olur gibi oldum. Sonra yazanın kim olduğunu düşününce "salla gitsin" dedim. "kim bilir kimin msninden copy-paste yapmıştır yine." Huyudur başkalarının iletilerinden araklanmış cümlelerle kendini ifade etmeye çalışmak. İfade etmeye çalıştığı bu duyguların da ne kadar "sahte" olduğunu düşününce bu durumun çok yakıştığını fark ettim. Her neyse. Konumuz o değil... Gereksiz tiplerden biri işte...

Gecenin bu saatinde aklıma geldi yine... Kitap okuyacaktım güya, ama küçücük bir cümle dağıttı herşeyi. Çoğunlukla elimden geleni yapıyorum kendimi kandırmak için ama bazen küçücük birşey kendi kendimle karşı karşıya getirebiliyor işte beni...

Gece sessiz... Sessizliği bozan tek şey yağmur..
Güç almak istedim yine yağmurdan...
Beceremedim...

0 kişi de demiş ki:

Yorum Gönder

Var mı ekleyeceğin bir şey?