22 Haziran 2008 Pazar

Yeni blog listem olayını sevdim, güncelleştirmeler geç gelse de sevdim.
Erdil'in Ninjasına iyi güldüm sabah sabah :D
Tam korku filmi gibi :D
Erdil'in güllaç hakkındaki yazısı aklıma geldikçe güldüğüm nadir şeylerden biri. :)
Gülmek istediğinizde ordan Diyomki'ye tıklayınız, benim yazdıklarımı okumakla zaman kaybetmeyiniz. Tuhaf bir düşünceye kapılmaktayım bir kaç gündür. Acaba insanlar onları güldürmeye çalıştığımı falan düşünüyorlar mıdır :s
Düşünüyorsan at o düşünceyi kafandan okur kişisi.
Yok öyle bir amacım.
Ortamlarda sürekli espri yapmaya çalışıp herkesi güldürmeye çalışan zaman zaman beceren ya da hiç beceremeyen o insan tipi var ya, ben o değilim!

"Size bir fıkra anlatayım da gülelim hep birlikte" insanlarından biri de olmadım hiç.
Şayet gülmek istiyorsanız yandaki linklere sırayla tıklayın elbet komik bir şey bulursunuz, ama benim komik olmak gibi bir kaygım yok.

Bazı şeyler vardır, herhangi birine anlatılmaz. Anlayabilecek insan azdır. O anlayabilecek insanlara anlatamadığınızda içinizde kalır ve beyninizi yer durur. Benim yaptığım şey, o sinir bozucu şeylerin beynimi yemesini engellemek için yazıya dökmek.
Yazdıktan sonra rahatlıyorsun, kafa sallayan yok, yorum yapan yok ama öyle ya da böyle okuyan birileri var.
Beni bilen bilir komedi filmi izlemeyi dahi sevmeyen bir kişiliğimdir. Kendimi aşmış insan olarak göstermeye falan çalışmıyorum, aman diyiim öyle bi düşünceye kapılan olmasın :D
Yapı meselesi.
Mizah dergileri ve karikatürlerin hayatımda ayrı bir yeri var ama. O da önemli bir nokta, atlamayalım.

Her neyse. Yazdıklarıma şöyle bir baktım da, başımıza gelen komik şeyleri falan anlatmışım evett ama o tamamen birine anlatma isteğinden, kesinlikle komiklik yapma isteğinden falan değil.

Zaman zaman mesaj kaygısı taşıyor olabilirim kabul edeyim :) Ama başka bir kaygım yok. Yazmak rahatlatıcı bir şey.
O kadar...

0 kişi de demiş ki:

Yorum Gönder

Var mı ekleyeceğin bir şey?