22 Temmuz 2008 Salı

Ben (2)

*Orta okulun ilk dönemlerinde berbat kompozisyonlar yazardım. Genelde atasözleri verilirdi açıklamamız için. Benim gibi bir çok çocuğun hayatının bir döneminde yaptığı gibi "Bu söz çok doğrudur, çünkü..." diye başlardım yazmaya :D Sonra bir yaz feci gaza geldim. Bütün yaz durmadan yazdım, okudum. Güzel konuşma yazma kitabı düşmüyordu elimden. Neyse efenim okula başladık tekrar. Yazın yaptıklarım sayesinde baya bir gelişmiş benim yazım ama ben farkında değilim tabi.
Günlerden bir gün koridorda bir şey sormak için Türkçe hocamın peşinden koşuyorum. Yakaladım, tam bir şey söyleyecektim ki o benden önce davrandı. Bir gün önce okuması için kendisine verdiğim bir yazının ilk cümlesini kelime kelime ezbere söyledi. "Bir hata bulmak için çok inceledim. Kusursuz bir cümle olmuş, ben daha iyisini kuramazdım" dedi. Kendi yazdığım cümleyi hatırlamıyorum ama onun söylediği cümleyi hiç unutmadım :) Sanırım yazı yazma konusunda kendime güvenmeye başladığım an o an olmuştur 8-) Başınıza bela olmamın sebebi o adamdır. Yakalarsanız benden selam falan söylemeyin ona, gerek yok :p

*3-4 satırlık cümleler kurmaya da o zaman başlamıştım herhalde. Upuzun bir cümleydi, ben de yanılmıyorsam 14 yaşındayım o zaman. Hoca da zaten tam olarak bu yüzden o kadar kastırmış hata bulmak için :D

*"Kendinden bahsetsene" kadar beni kasan çok fazla cümle yoktur. Bir de karşımdaki "hobilerin neler" dediğinde uçarak kafa atmak istiyorum!

*"Bir şey söyleyeceğim sana"
"Sana bir şey söylemem gerek."
"Bir şey sorabilir miyim?"
vb. cümlelerden de acayip tırsmaktayım. Karşımdaki bu tür bir cümle kurduğunda sorusunu sorana kadar aklımdan 5oo tane felaket senaryosu geçer.
"Sana bir şey söyleyeceğim ama kızmayacaksın" ya da "sana bir şey soracağım ama korkuyorum" cümleleri karşısında neler hissettiğimi anlatmama imkan yok.

*"Özlemek" bence çok samimi bir duygu. (Bana samimi gelmeyenleri anlatmayayım şimdi) İnsanları özlemektense yanımda olmalarını isterim tabi ama bazı durumlarda özlemek bile güzel olabiliyor be! (Gerçekten özlediğim insan sayısının azlığı da çelişkili durumlarımdan birini oluşturuyor olabilir. Şu noktada kesmeşeker'den gelsin. "Gerçekten özleyince")

*Ne zaman colayı azaltma kararı alsam aynı günün akşamı fazla cola içmekten midemin ağrımasına ne demeli bilmiyorum. Her akşam cola içmemeye karar veriyorum çektiğim mide ağrısı üzerine, her sabah verilen kararı unutuyorum. Düzenli bir mide ağrısı edindim dostlar kendime. Her akşam beraberiz.

*Geçenlerde tvde kadınların alkol ve sigara kullanımıyla ilgili yorum yapan iki ablaya denk geldim. Benimle aynı şeyleri düşünmeleri açık söyleyeyim tuhaf geldi. Ben alkol ve sigarayı herşeyi geçin görüntü olarak bile yakıştıramıyorum bir hatun kişisine. Onlar da önce sağlık, güzellik konusunda zararlarından bahsettiler, sonra da görüntü olarak nasıl hoş olmadığı kısmına girdiler, takdirimi kazandılar :p
Bir de durumla övünen hatun kişileri tanıyorum ki "no comment". Herkesin kendi tercihidir tabi, bana ne. Ama ben aklıma gelmişken fikrimi belirteyim dedim :)

*İnsan isimlerini aklımda tutamıyorum! Grup elemanları, dizi kahramanları, yeni tanışılmış arkadaşlar vs. vs... Hatırlayamıyorum! Bununla birlikte geçmiş olayları en ince ayrıntısına kadar hatırlayabiliyorum. Hatta hatırladıklarımdan bazıları öyle gereksiz ki kendime kızıyorum hatırladığım için. Galiba insanları unutup olayları hatırlıyorum. (İnsanlar derken yeni tanıştıklarımdan bahsediyorum. Bir de ilkokul-ortaokul arkadaşlarımdan çok azını hatırlıyorum) Hafıza konusunda fil ve balık arasında gidip gelmekteyim yani :-/

*Takvimde Temmuz ayını Henry IIX'e ayıran cnbc-e ailesine ne kadar teşekkür etsem az :) Masama güzellik katıyor be :p Ama en güzeli aralıkta ;) Homer Simpson :D

(devam edecek:P)

0 kişi de demiş ki:

Yorum Gönder

Var mı ekleyeceğin bir şey?