12 Temmuz 2008 Cumartesi

Yalanlar yalanlar aaaaah yalanlar yalanlar

Hiç üzülme sen "sen" değilsin,
Nasıl olsa burada her şey yalan!

Koskocaman bir yalan var bir yerde. Hayatımın bir yerinde. Hayır hayır söyleyen ben değilim. Ama bir yerde koskoca bir yalanın varlığını hissediyorum bir süredir.

Sanki biri çıksa, "şu, şu, şu doğru; şunlarsa yalan" dese herşey çözülüverecekmiş gibi geliyor bazen. Yine de çözülmesinin beni mutlu edip etmeyeceğinden de emin değilim galiba...

Her şeye rağmen beynimi yiyor işte bir şeyler! Eğer olanların biri doğruysa diğeri yalan olmak zorunda, mümkün değil ikisinin de doğru olması.

Aslında bir sürü yalan var şu sıra sağımda solumda. Ama ya o "sağ-sol" önemini yitirdi ya da benim umursama yeteneğim yok bir süredir. Umursayamıyorum bazılarını. Ufff neyse "arkadaşlık" konusunu kurcalamayacaktım di mi artık ben?

Sanki Dan Brown romanı gibi.

Evet, elimde bir şeyler var ama bir araya doğru şekilde getirmeyi başaramıyorum. Kafamın her yanında dağınık kelimeler ve cümleler var. Hareketler, davranışlar falan filan.

Olumlular ve olumsuzlar...

Mutlu edenler ve can sıkanlar...

Çarpışmaya başlıyorlar zaman zaman. Her kötü bir iyiyi alıp götürüyor. Yine de en sona kalanlar iyiler oluyor. Epey fazla o iyiler kötülerden. Hayır, pollyanna modu falan değil! Ben o çarpışma halini uzaktan izliyorum zaten, herhangi bir etkim yok.

Henüz o Dan Brown romanının giriş kısmındayım. Elimdekiler ancak konuya girebilmeme yetiyor. Bu kurgunun bir de gelişme bölümü olmalı artık...

ve tabi ki sürpriz bir son!

Rastgele!

0 kişi de demiş ki:

Yorum Gönder

Var mı ekleyeceğin bir şey?