14 Ağustos 2008 Perşembe

Gece haberleri gibi

Ruanda, (Rwanda) ne yapmış biliyor musunuz?
Doğada erimeyen her şeyi yasaklamışlar!
Pet şişeleri, plastik torbaları...
Biz yapabilir miyiz?
Yapamayız.
Herhangi bir Avrupa ülkesi kolay kolay böyle bir harekette bulunmaz zaten.
Seviyorum Afrika ülkelerini...

Sağda solda pek göremedik, Genç Siviller Hürriyet'e karşı güzel bir protesto yaptı, hani bilirsiniz Hürriyet'in de İnsan Hakları Evrensel Beyannamesinin de kabulünün 60. yılı ya, hani Hürriyet burdan kendine pay çıkarmaktaydı ya, hani Hürriyet insan haklarının en büyük savunucusu ya!
Ne olmuş, ne yapmış bu genç siviller sorusunun cevabı için bkz:
http://www.gencsiviller.net/haber.php?haber_id=79

Biliyorum artık bunu anlatmak için geç ama geçen hafta Uykusuz'da Memo Tembelçizer'in romantik komediler üzerine olan iddiasına sanırım katılıyorum, katıldım. Epey güldüm efenim kendisine. Ama biliyorum ki merak eden alsın okusun tavsiyesi yapmak için artık çok geç. Oysa ki aklımdaydı günlerdir. Yazmak için yeni sayının çıkacağı günü beklemişim gibi oldu :-/

Neyse efenim Memo diyor ki;
"İddia ediyorum, pornoyla romantik komedi aynı şeylerdir, romantik komedi pornodur"
Romantik komedi izleyip, hatta genel olarak romantik herhangi bir film izleyip bir gün benzer şeyler yaşamayı dilemenin zararı yoktur tabi ama bir de o filmleri izleyip "ahh ben de yaşasam" diye değil de "ahh ben de bu adamla/bu kadınla bunları yaşasam, bu insan benim sevgilim olsa" diye düşünenler var ki hakikaten düşününce sinir bozucu, olmaz kardeşim öyle şey!
Efenim siz bahsi geçen insanla gelecekte mutlu olmayı hayal ederken o film izleyip başroldeki insanla filmde geçen aşkı yaşamayı hayal ediyor.
Dayanılacak gibi değil.
(evett ben kıskanç bir yaratık olabilirim ama cidden sinir bozucu değil mi. )
Ayrıca burdan o filmleri izleyip iç geçiren bütün insanlara sesleniyorum (70 milyon bizi izliyor)
Yalan o filmler yalaaaaaaaaaaaan!
O gözümüze sokulan bütün aşk hikayeleri senin benim gibi insanların uydurması, hatta film dışında normal hayatta gördüklerimizin de çooook büyük bölümü öyle yalaaaaaaaaaaaaaan!

B.üstün'ün Hayvan'ına feci halde gülmekteyim, seviyorum kendisini.
"Gittin gideli bebek depresyona girdim, hava gazı musluğunu açıp intihar etmeyi dötüm yemedi"
Uzun zamandır ortalıkta görünmeyen "İpek-Burak" geri dönmüş. Çarpışma ismiyle Oky çizmekte kendilerini Uykusuz'da. Ben merak ediyordum ne oldu bu çocuklara diye, döndüler, hala ayrılar, hala Burak depresyonda, İpek henüz ortada yok ama muhtemelen o da depresyonda, evet ben mizah dergisi okuyup hüzünlenebilen dengesiz bir manyağım!

Son olarak anlatmak istediğim bir şey var. Ben bir süre önce nasıl bir depresyona girdiysem durmadan tenis maçı izliyordum.
Depresyona girmiş olmalıyım çünkü normal bir insan böyle bir sıkıntıya dayanamaz ki!
Bugün aklıma geldi o halim, (sanki şu an daha normalmişim gibi) trtyi açıp karşısına oturuyorum, Roland Garros devam etmekte o sıra, ben yayınlanan bütün maçları müthiş bir dikkatle izliyorum. Sanki müthiş bir heyecan varmış gibi gözlerimi ayırmıyorum ekrandan, ne feci günlermiş :s günde 3-4 maç izlediğimi bilirim.
Allah kimseyi 24 saat tenis izleyecek kadar depresyona sokmasın efenim.
Sevgiler sunuyorum sizlere..

0 kişi de demiş ki:

Yorum Gönder

Var mı ekleyeceğin bir şey?