17 Ağustos 2008 Pazar

Gitme

Efenim bugün yazmayı aslında düşünmüyordum, sabahtan beri asabi, tatsız, tuzsuz bi insan olarak dolaşıyorum ortalıkta. Başlığa bakınca da depresif bir şey gelecek sandın ama öyle değil :)

Son yarım saatimi gülerek geçirdim ve anlatmak istedim :) (öyle böyle bir gülmek değil kahkaha filan atıyorum kendi kendime deli gibi)
3 ya da 4 senedir Ersin Karabulut okuyucusu olduğumu, kendisini pek bir sevdiğimi çeşitli şekillerde anlatmış olmalıyım ya da anlatmamışsam da anlatmış olayım. Ailece ilgiyle okuyoruz efenim kendisini.
"Sandık içi" kitabını okumak bir türlü kısmet olmamıştı, hep "bir ara alırım yaa" deyip geçiştirmiştim, daha doğrusu kafam sürekli dağınık olduğu için unutmuştum, sonunda aldım. "Tamam bu kadar yeter bugünlük" diyip kapatıyorum, 5 dakika sonra bakıyorum tekrar açmışım. İlk bölümler okumadığım döneme ait oldukları için daha da keyifli oluyor :)
(overdose :D bir günde 66 sayfa sandık içi :) hem bir an önce hepsini okumak istiyorum hem de hiç bitmesin istiyorum :) )

Neyse efendim, Ersinciğimiz 22 yaşındayken çizmiş şu an okuduğum bölümleri, geçmişteki aşklarını anlatıyor.
Zamanın birinde aşık olmuş bir kıza. Kız bunu bırakıp Foça'ya gitmiş, kız için bir resim çizmiş Ersin ama bu kızı durdurmaya yetmemiş tabi. (o resme ben olsam ben de durmam hatta gitme isteğim artar :D )

Aşıkken arabesk modlara girebiliyor tabi insan. Saygı duyarım.

Sonra efenim bir cafenin bilgisayarında unutulmuş bu resim, gel zaman git zaman resim yayılmış, bütün arabesk forwardlarla birlikte mail box'larımıza düşer olmuş. Ersin'e aynı resmi kendileri için çizmesini teklif edenler olmuş. (kız sarı saçlı olsun, tabela Adana'yı göstersin gibi) Resmi ben çizdim diye sevgilisine gönderenler olmuş, "benim arkadaşım çizdi, amcamın oğlu çizdi vs." diye diye şehir efsanesine çevirenler de cabası.

Ersin resmi anlatırken "benim arabesk resmim" diye bir ifade kullanmış çizimde, "haksızlık etme" denecek gibi değil, bildiğin arabesk :D

Ama insanoğlunun yeri geldiğinde neler yapabileceğini, kendi olmaktan ne kadar uzaklaşabileceğini bilen bir insan müsvettesi olarak (bahsi geçen müsvette benim, cümlenin ucu açık gibi geldi, Ersin'e müsvette demem :) ) Ersin'e gülemiyorum "huhahahaha bu arabesk şeyi Ersin mi çizmiş" diye. Ersin'in yorumuna gülüyorum:

"sonra ordan burdan çok duydum bu resmi, ama herkesin ya sevgilisi ya da bir arkadaşı falan çizmiş oluyordu. benim kıçıkırık boktan çizimim hem de mal gibi kalbi sağda çizdiğim halde kamuoyuna mal olmuştu"

Hani şu kalbin sağda olduğu, arabesklikte en son nokta olarak gördüğüm için beni gülme krizine sokan, ama insanları hüzünlendiren o tuhaf resim var ya, işte o Ersin Karabulut'unmuş ve ben bunu şu an öğreniyorum :D Böyle de bir hayranım işte ben 8-) (bilmemek değil öğrenmemek ayıp tamam mı!)

Hala hangi resim olduğunu anlamayan varsa bir zahmet google images'a girip "gitme" yazıp aratsın, ilk sayfada çıkan tek çizim bu resim zaten ;)

Foça tabelası gözükmüyor, duruma uygun olsun diye kesmiş gençler onu.

Ersin sen beni güldürdün Allah da seni güldürsün daha ne diyiim :D

1 kişi de demiş ki:

e.d dedi ki...

ersiiiiiiinnnnnnnnnnnnnnnnnnn!!! :)))

Yorum Gönder

Var mı ekleyeceğin bir şey?