7 Ağustos 2008 Perşembe

Hasta tabi ki

Kış aylarında düzenli olarak grip olurum. (3-4 haftada bir) Feci şekilde de ağır geçer grip günlerim. Yataktan başımı kaldıramam. Ateşimi ölçüp kendini tutamayıp "oha bu nasıl bir ateş" diye bağırmış doktorlar tanımıştım. Yüksek ateş, hem şişmiş hem yara olmuş bir boğaz, halsizlik, baş ağrısı ve dönmesi gibi durumlarla mücadele ederim, en azından 4 günümü yatakta geçirdikten sonra toparlanmaya başlarım.
Artık alışkınım bu duruma.
Bir de en önemli özelliklerimden biri eczanelerin kapalı olduğu bayram günlerinin birini bile atlamıyor oluşumdur.

Nasıl becerdiğimi henüz çözemedim ama yaz aylarında daha ağır gripler geçiriyorum.
Misal şu an bir tanesinin tam ortasındayım. Gün boyunca uyuyorum, saat 1 olduğu anda uykum kaçıyor ve sabah 7'ye kadar yatakta dönüyorum, evde dolaşıyorum, kalkıp kitap okuyorum, pencereden güneşin doğuşunu izliyorum. (daha doğrusu benim odam evin batı tarafında olduğu için doğuşu görmüyorum. Evin diğer tarafından doğan güneş çatıdaki bacamızın gölgesini karşı binanın duvarına yansıtıyor, ben de gölgenin saniye saniye geçirdiği dönüşümü izliyorum. (Bu sabahım bununla geçti)
Güneş ışığının insan üzerinde iyileştirici etkisi olduğunu söylemişti bir hocam ama bende vampirlik, yarasalık ya da ona benzer bir şey var sanırım. Hastayken tüm gün yatıyorum, bütün gece dinç oluyorum ve dolaşıyorum. Aman neyim normal ki bu olsun?
İçtiğim soğuk algınlığı ilaçları baş dönmesi ve görüş bulanıklığı yapıyor. Gripken 7/24 leylayım sizin anlayacağınız :)
Yemek yemeyip sadece sıvı aldığım için içtiğim ilaçlar bir yerden sonra güzel güzel mide ağrısı yapmaya başlıyor. Fazla hassas oldu o bu ara 8-)
Bir tarafı düzeltmeye çalışırken diğer tarafı bozuyorum, sonuç olarak hastalığın süresi uzuyor falan filan.
Boğazımda hissedebildiğim kadarıyla iki sevimli yara mevcut, ayrıca güzel bir şişlik var. Baş dönmesi sebebiyle klavyedeki harfler ara ara yer değiştiriyor ama sorun değil. Yine yakalıyorum kendilerini :p
Sabah 7'den beri yastıkla birlikte geçirmediğim sürenin toplamı 15 dakika filandır herhalde. Bu 15 dakikanın 10 dakikasında da bunu yazdım zaten.
Öyle yani efenim.
(biraz da ben şikayet edeyim değil mi aaaaaaaaa :D )

***

Bej ve mavi karışımı bilgisayar kasasına siyah dvd writer başlamış idim zamanında. Hiçbir yerde bej writer yoktu, tüm gün dolaştıktan sonra "aman beeeee siyah olsun uff" diyip siyah almıştım. Şu an teknosada siyah dvd writer yok. Hepsi bej ve beyaz. Kendilerini şiddetle kınıyorum!
Peki şimdi ne yaptım?
Yeşillenen monitörüm yerine siyah bir monitör aldım :D
Yavaş yavaş bilgisayarın tamamını siyah yapmaya kararlıyım :D
Zamanında neden siyah almadığımı da bilmiyorum zaten.

2 kişi de demiş ki:

saat11igeciyordu dedi ki...

geçmiş olsun bacım,aman boşver bu sıcakta gunduz yatmak gece uyanık olmak en mantıklısı.Doğa sana kıyak geçmiş:)

sLn dedi ki...

teşekkür ederim =)
dünden sonra 1 kutu antibiyotik almak zorunda kalıcam diye tırsıyorum, sanırım ben kaşınıyorum hasta olmak için :D

Yorum Gönder

Var mı ekleyeceğin bir şey?