16 Ağustos 2008 Cumartesi

Myspace, gwendolen, müzik, zırvalarım..

Birkaç gündür durmadan bloga bir şeyler ekleyip bir şeyler çıkarıyorum, günde iki kez yazıyorum... Bunu tek bir açıklaması var. Oyalanacak bir şeylere ihtiyacım var! Hava sıcak, günler can sıkıcı, ben kış çocuğuyum yaz aylarından haz etmem, özetle "sıkılıyorum"!

Sabah sabah myspace'e dadandım mesela. Aylar önce bir grubun fotoğraflarına bakmak için alınmış bir myspace üyeliğim var, hem de her zaman kullandığım adresimle almışım, insanlar beni aramış bulmuş. Ama ortada profil denen bir şey yok, 1 tane arkadaşım var, Tom, "Bu kim yaa" derken kendisini herkesin profilinde görünce uyandım mevzuya :) Her neyse, profili düzenlemeyi de düşünmüyorum, ama hesaba ihtiyacım var :) O yüzden o kalsın. (bir de netlog.fr'de ne zaman alındığını hatırlamadığım bir üyeliğim var, nerden sileceğimi de bulamadım. o hesapla ne kadar ilgilendiğimi size şöyle anlatayım. Network.fr yazmışım, yazıyı gönderdikten sonra tekrar okuyup kontrol ediyorum, network.fr gözüme tuhaf geldi, sonradan adresin yanlış olduğunu fark ettim. Bu derece ilgiliyim.)

Bir iki saçma sapan sitede üyeliğim vardı, kullanmadığım bir mail adresini verdiğim için gelen mailleri de görmüyordum, hayat güzeldi. Sonra birden aklıma geldi, fotoğraf yok ama zamanında yine can sıkıntısından yazıp doldurduğum profiller hala duruyor. Sonra toplu olarak sildim bütün üyelikleri, mutluyum.

Canım sıkıldığında saçma sapan işler yapabiliyorum, oyalanmak adına yaptığım bu işlerin ciddiye alınmamasını rica ediyorum.

Bu saçma sitelerin aslında eğlendirici tarafı da var. Gelen mesajların bazıları insanı saatlerce güldürme potansiyeline sahip :)
Profilime Freudiye tarafından yazılan "oğlak kadını" yorumundan sonra gelen
"Merhaba oğlak kadını ben oğlak erkeği, tanışabilir miyiz" mesajını hatırladıkça gülüyorum mesela :D
Resim olmamasına rağmen "böyle güzellik görmedim" şeklinde mesajlar atanlardan bahsetmiyorum bile, bir de kahinler var, resmin yok bu diğer kızlar gibi olmadığını gösterir, böyle bir profilin sahibi eminim çok güzel bir kızdır şeklinde abuk sabuk mesajlar almışlığımız var efenim zamanında :) Nostradamus hal etmiş, asıl kahinler burda!

Hele hayatları boyunca beni beklemiş, profilime tıklar tıklamaz aradığını bulmuş insanlar var ki... Neresiyle güleceğini şaşırıyor insan :D Var mı sahi bu tür mesajlara cevap yazan?
Sevdiğim grupların haberlerini Facebooktan duyurmalarına uyuz olmakla birlikte facebook almayı düşünmüyorum. Facebookçular aralarında anlaşmışlar sanırım, her birlikte aynı savunmayı yapıyorlar, "sıradan bir site değil, ilkokul arkadaşlarımı buldum!"
Bence diğerlerinden hiçbir farkı yok facebookun da. Ayrıca ilkokul arkadaşlarımı aramıyorum, bir çoğunu yolda gördüğümde kafamı çeviriyorum! (hayır ben iğrenç bir insan değilim, bunu yapmak için nedenlerim var :) )
Konuşulacak olanlarla zaten konuşuyorum, görüşmem gerektiğine inandığım, değer verdiğim arkadaşlarım hala hayatımdalar zaten. Gerisini bulmaya, bakın benim bu kadar çok arkadaşım var demeye, insanların resimlerine sahte methiyeler düzmeye gerek var mı?

Misal dün gece başımdan geçen bir şeyi anlatayım. Efenim eğitim hayatımın ilk 8 yılını evimin dibindeki okulda geçirdiğim için okul arkadaşlarımın pek çoğuyla günlük hayatımda karşılaşıyorum. Hiç biri taşınmadı, hiç biri evlenip gitmedi, hepsi hala sağımda solumda!

Eğitim hayatımın 3 senesini birlikte geçirdiğim, bununla birlikte yüzünü görmeye tahammül edemediğim bir insan kişisiyle karşılaştım dün gece. Aynı sınıftayken de pek konuşmazdık, şimdi de selamlaşmıyoruz kendisiyle. ("sınıfın salak kızı" vardır hani. çığlık ata ata dolaşır, tüm sınıf ahalisi bir kaşık suda boğmak ister onu falan. işte karşılaştığım insan tam olarak o!)

Sağ tarafımda birinin dikkatli dikkatli baktığını hissedip o tarafa döndüm, baktım bu. Yanından geçtiğim süre zarfında her bir yerimi ayrı ayrı inceledi. Böyle bir süzme şekli yok, olamaz :D "Gwendolen kompleksi" denen şeyden haberdar olmama vesile olan Altay Öktem'e saygılarımı sundum o öyle incelerken, güldüm ve geçtim. O gülüşün ne anlama geldiğini eminim anladı o :D Ya da anlamamış olabilir, hatırladığım kadarıyla zeka durumu pek parlak değildi.

Benim geçmişimde böyle tuhaf insanlar var, ben onları yeniden bulup ne yapayım, hem zaten çıkmıyorlar ki hayatımdan!

Myspace'e geri dönelim. Myspace amatör müzik gruplarıyla bizleri tanıştırdığı, kaynaştırdığı, kendilerini dinleme olanağı sunduğu için diğerlerinden ayrı gördüğüm bir platform. Yine de 16-17 yaşındaki kızların hepsi marla singer, hepsi nirvana'cı, hepsi emo, hepsi punk özentisi :) Biz de o yaşlardan geçtik yau, yeni nesil neden böyle tuhaf?
Neyse, bütün sitelerin üye profili aşağı yukarı aynı zaten, myspace'in farkı "müzik".

Bir de telefonla fotoğraf çekmeye çalışırken boynu tutulan sevimli minikler var, seviyorum hepsini :)
Umut Sarıkaya'nın o kızların peşine düşen ve tutulan boyunlarına bengay sürmeye çalışan bir kahramanı vardı, kendisini gülümseyerek andım şu an. (Sabahtan beri Umut Sarıkaya okuyorum :s )
Bu da kaybolan ilkokul arkadaşlarıyla ilgili bir karikatürü :) Yemişim facebooku :)



Sadece albümü olmayan grupların linkini ekleyecektim fakat daldım çıkamadım, bittikten sonra fark ettim ne çok link eklemiş olduğumu 8-) Olsun ziyanı yok.
Müzik tavsiyesi değildir efendim bu. Rock müzik icra eder o profillerin sahipleri, dinlemiyorsanız dinlemiyorsunuzdur, zorlamaya gerek yoktur.
Hani her istediğimi yapabilme özgürlüğüm var ya, her saniye kendimi anlatıp duruyorum ya, bir de dinlediklerimi ekleyeyim, tam olsun dedim. Sadece yurdumun müzisyenlerini eklememin bir nedeni yok, bir ara diğerlerini de eklerim bakarsınız...

0 kişi de demiş ki:

Yorum Gönder

Var mı ekleyeceğin bir şey?