3 Eylül 2008 Çarşamba

Akıl fikir ofisi

Aşağıda az sonra okuyacağınız yazı Uykusuz'un bu haftaki sayısından alıntıdır. Barış Uygur, Akıl Fikir Ofisi adlı köşesinde demiş ki:

Yapmayın Etmeyin!

Arada kulak misafiri oluyorum, kimileriniz bir masada, bilhassa karşı cinsle sohbet ederken, bilmediğiniz bir ressam, yazar,yönetmenden bahsedildiğinde, karşıdakinin tepkisini ölçüp ona göre övgüye ya da yergiye siz de katılıyorsunuz. Cümlelerinizden anlaşılıyor hakkında bir şey bilmediğiniz ama bilir gibi yapıp konuyu da değiştirmeye çalıştığınız! "Ya evet, o da biraz şey sanki..." diye karşı tarafın yargısına katılmakla bu iş olmaz. Yapmayın, etmeyin! Elin adamını bilmiyorsanız bilmiyorum deyin, ayıp değil a? Dünyada bugüne değin zilyon tane film çekilmiş, onun bin katı kitap yazılmış, kim nasıl bilsin zaten?


Her bir kelimesine ayrı ayrı katılıyorum :) Bilmemek ayıp değil bilmediğiniz konuda yorum yapmaya çalışmak daha ayıp :) Hatta komik :D

Girdiğiniz ortamda herkesin ilgisini çekmek zorunda hissetmeyin kendinizi ya. İşin en komik tarafı kimin ne yapmaya çalıştığı karşıdan bakınca öyle güzel görünüyor ki.. Yazının en önemli noktalarından biri "karşı cinsle sohbet ederken" kısmı, oraya dikkat çekmek istiyorum ;)

Karşıdakinin fikrine katılanların yanı sıra her daim tersini söyleme eğiliminde olanlar var bir de. Muhalefet yaratarak ilgi çekmeye çalışıyorlar, sonra havaları bir anda sönüveriyor.

Dünyanın en çok okunan, en başarılı sayılan kitaplarından biri ya da imdb'de en üst sıralardaki filmlerden birinden bahsediyoruz misal.

"Iyyy iğrenç yaa nesini beğendiniz onun" diye giriyor ortamın ilgi ihtiyacıyla çıldıran kişisi. ("herkesin ilgisini çekmeyi neden ister insan" konusuyla ilgili de bir sürü fikrim var ama şimdilik bana kalsın..)
Karşıdaki insanlar bahsi geçen şahsiyeti ciddiye almadıkları için açıklama yapmazlar, sadece sorarlar:
"Sen nesini beğenmedin?"
"Hııı şey yaa ben hiç bişe anlamadııııııım"

Daha ne diyeyim ki ben :)

0 kişi de demiş ki:

Yorum Gönder

Var mı ekleyeceğin bir şey?