11 Eylül 2008 Perşembe

Bir yılımız "Uykusuz" geçmiş :)

Yiğit Özgür, Umut Sarıkaya, Memo Tembelçizer, Oky, Yılmaz Aslantürk, Ersin Karabulut, Vedat Özdemiroğlu gibi çizer ve yazar kadrosuyla şu anda en çok satan mizah dergisi ama yola çıkarken “Ya dergi tutmazsa diye çok korktuk, çok endişelendik” diyorlar. Dergi çizerlerinin karikatürleri derginin çıktığı gün internette dolaşmaya başlıyor. İnternette karikatürleri en çok okunan çizerlerden Yiğit Özgür NTVMSNBC’ye derginin bir yılını anlattı.

Bir yılınız nasıl geçti? Bu sürede okurlardan nasıl tepkiler aldınız?
Bir yıl hemen geçti. Nasıl geçtiğini anlamadık… Okurlar düşündüğümüzden daha hızlı sahiplendiler dergiyi. Yalnız kalmışız hissine hiç kapılmadık. Bir yıl sonunda ortalama 50-55 bin haftalık tirajımız oldu.

Yola çıkarken dergi tutmazsa, satmazsa gibi bir endişeniz oldu mu?
Olmaz mı, her türlü ihtimali düşünmeye çalıştık. Durumumuz çok daha vahim olabilirdi. Bol bol endişelendik. Bol bol korktuk. Hâlâ da korkmaktayız.

Peki Penguen’den ayrılırken yapmak istedikleriniz neydi, bunları yapabildiniz mi?
Hayır, elbette yapamadık. Çok temel şeyleri hallettik ama dergiyle ilgili ve yapmak istediklerimizle ilgili eksiklik hissimizin sürekli var olacağını gördük. Bunun da iyi bir şey olduğunu düşünüyorum. Tamamlanmış ve olmuş bir dergi hissi bize rehavet getirir.

Uykusuz’u diğer mizah dergilerinden farklı buluyor musunuz?
Tüm derginin ortalama performansını düşünürsek rahatlıkla Uykusuz’un daha komik, daha yenilikçi, genç ve enerjik bir dergi olduğunu söyleyebilirim.

Bağımsız bir dergisiniz... Bunun zorlukları oluyordur herhalde...
Hayır olmuyor, dediğim gibi okurların ilgisi sayesinde bağımsızlığımızdan kaynaklanan bir sorun yaşamadık.

Mizah dergileri muhalif, politik dergiler olarak bilinir ancak son yıllarda apolitik dergiler yapılıyor eleştirilerine katılıyor musunuz?
Katılmıyorum. Muhalefet yapan insanların ya da yayın organlarının arasında kim daha muhalif gibi bir yarış olmasını saçma buluyorum. Önemli olan niyettir ve bir yılda niyetimizi belli ettiğimizi düşünüyoruz. Niyetimizi belli ederken acemiliklerimiz ya da eksikliklerimiz olabilir ama istediğimiz değişmedi, aynı.

Dergiyi çıkarırken kendinize sınırlar koydunuz mu? Şu konuyu yaparız, bunu yapmayız dediğiniz konular örneğin...
Elbette var. Şu anda ağırlıklı olarak belli bir kesim mizah dergisi okuyor ama biz herkes okusun isteriz. Ortaya çıkan işleri elden geldiğince sağduyulu değerlendirip öyle yayınlıyoruz.

Çok genç bir okur kitlesine sahipsiniz, onlarla iletişiminiz nasıl?
Genellikle internet üzerinden haberleşiyoruz. Davet edildiğimiz organizasyonları da değerlendirip katılmaya çalışıyoruz.

Mizah dergilerinde sabahlama geleneği vardır. Bu gelenek siz de devam ediyor mu?
Anlatılanlara göre Gırgır dergisi teknik sorunlar nedeniyle geceleri çalışıp ertesi gün baskıya giriyormuş. Sonrasında bu durum bize kadar gelen ve bizde de devam eden bir geleneğe dönüşmüş. Aynı gece, aynı yerde fikir üretmeye çalışmak, aynı stresi paylaşan insanlarla bir arada olmak ekstra bir enerji veriyor sanırım. Sahura kalkıp karşı apartmanda yanan ışığı görünce garip bir birliktelik hissi yaşanır. Bu da benzer bir duygu. Biz bir ekibiz demek için gerekli galiba. Seviyorum ben.

Uykusuz kimlerin uykusunu kaçırdı?
Uyku kaçırdı mı bilmiyorum ama umarım rutin gidişata etkimiz olmuştur.

Siz bizi güldürüyorsunuz peki siz nelere gülüyorsunuz?
Okurlarımızla aynı şeylere gülüyoruz aslında. Çünkü yaptığımız iş bitince de işimizi yaparken olduğumuz insan oluyoruz. Siz buna gülün, benim güldüğüm şey başka gibi bir durum yok yani. Bunun dışında herkesin takip ettiği komik işler vardır. Birbirimize internetten komik resim, video falan gösterdiğimiz de çok olur.

Yeni projeler, dergiler var mı?
Dergi fikri olarak ya da başka platformlarda bireysel bazı projeler var. Hep de olur zaten. Bunların pek azı gerçekleştiği için şimdiden söz etmek gereksiz gibi. Ama yapacağız bir şeyler. Yapınca da hemen duyuracağız.

röportaja buradan ulaşabilirsiniz: http://www.ntvmsnbc.com/news/458952.asp

Mizah yapabilmenin de onu anlayabilmenin de zeka işi olduğunu okumuştum yıllar önce bir yerde. Mizahın insana çok şey kattığına ve hayatın farklı taraflarını görebilmeye yardımcı olduğuna da tüm kalbimle inanıyorum... Belki o yüzden hayatımda büyük önemi var mizah dergilerinin.
1 yıl önce bu zamanlar elime Penguen'i aldığımda üçüncü sayfada bir not takılmıştı gözüme. Bazı çizerlerin ayrıldığını söyleyen bir not. Dergiyi karıştırdım.
Yiğit yok.
Ersin de yok.
Uğur da yok.
(yanılmıyorsam Umut Sarıkaya askerdeydi o dönem.)
Birkaç günlük keyifsizlikten sonra yeni dergi haberini aldık, keyifsizlik yerini heyecana bıraktı :) 2 hafta sonra da ilk sayıyı aldık elimize. Sevdiğim şeyleri fazlasıyla benimseme huyum hep olmuştur benim. Uykusuz'u da kendim çıkarıyormuşum gibi sahiplenmem bundan :)
1 yıl olmuş... Zaman çok çabuk geçiyor.
Nice yıldönümlerini kutlarsınız inşallah :) Biz de sadık okuyucu kitleniz olarak devam ederiz takibe..
İlk sayıdan itibaren düzenli olarak takip edince daha da bir sahipleniyor insan :) Galiba Uykusuz'u diğerlerinden başka yere koymam o yüzden. (Penguen'in de düzenli takipçisiyim ama Uykusuz başka...)

0 kişi de demiş ki:

Yorum Gönder

Var mı ekleyeceğin bir şey?