28 Eylül 2008 Pazar

Günlerden bir gün 2 (o günden geriye kalan asabiyet.)

Geçtiğimiz günlerden birinde istiklalin kalabalık mekanlarından birinde yemek yemekteydik. Yan masamızdaki gençlerin seslerini ayarlayamamaları sebebiyle bütün konuşmayı duyduk, dinlemedik, duyduk. Mekandaki herkes de duydu...

16-17 yaşlarından büyük göstermeyen bir çiftimiz ve 18 yaşında olduğunu iddia eden ama o yaştaki gençlerin büyük çoğunluğu gibi yaşını büyük göstermeye çalıştığını hissettiğim bir kız arkadaşları oturmuş, bağırışıyorlar efendim. (hepimiz o dönemden geçtik, doğum günlerimi iple çekerdim bir yaş daha büyüyebilmek için.)

Bir şey feci halde dikkatimi çekti. Çiftimiz kavga etmişler, diğer kız da arabulucu misyonunu üstlenmiş. Arabulucu denen insanların tamamının yaptığı gibi ara bozmaktan başka işe yaramıyor elbet. Neyse oraya sonra geleceğim.

Efenim kızımız diyor ki "ben bütün gün gezemiyorum, ailem izin vermiyor, o zaman o da gezmesin, ben yokken kızlarla zaman geçiriyor bunu istemiyorum" vs. Ben gezemiyorum o da gezmesin gibi bir mantık elbet yanlış. Kızlarla ne şekilde zaman geçirdiğini bilemeyeceğim için o noktayla ilgili de yorum yapamıyorum.

Tuhaf olan kısım şu:

Arabulucu olan kızımız "ama o erkek tabi yapıcak" diyor :s

Böyle düşünme nedenini de şu şekilde açıklıyor:

"Şimdi yapmazsa ileride siz evlendiğinizde yapacak, o daha kötü, bırak şimdi dolaşsın kızlarla"

Erkek kişisi de "evett yaa tabii" şeklinde sadece kafa sallıyor. (dolaşmak derken neyi kastettiklerini ben bilmem)

Tamam hastalıklı düşünceleriniz olmasını normal karşılayabiliyorum, haa o yaşlarda da normaldik bir çoğumuz ama herkes bir değil.

Konuşmalarını dinleseniz dersiniz ki bunların 3 çocuğu var, adam kadını aldatıyor, diğeri de aralarını düzeltmeye çalışıyor boşanmasınlar diye. Kızımız 3 kelime söyleyip ağlama krizlerine giriyor. Yau siz 16 yaşındasınız! Bilemedin 17. Bu kadar abartmak niye? Muhtemelen 3 ay sonra birbirinizin yüzüne bakmayacaksınız.

Anlam veremediğim esas nokta "o erkek, yapar o" mantığı. Ya sonuçta iki taraf da insandır di mi? Birbirlerine aynı derecede sadık olmak durumundalardır. Kız evden çıkmasın, nefes almasın, yaşamasın, o çocuk dışında bir hayatı olmasın (çocuğumuz böyle düşünüyor) ama erkek yapsın, o erkek!

Bir de direkt olarak "kaşar" sıfatıyla bahsedilen diğer kızlar var, ki zerre kadar günahları olmayabilir bu durumda. İleride çocuğumuz karısını aldatmasın diye şimdi kızlarla takılıyor ve birileri ileride mutlu bir evlilik yapsın diye başka birileri kaşar sıfatı ediniyor, kullanılıyor vs.

Arabulucu kızımızın mantığı komik her şeyden önce "şimdi yapsın ki ileride yapmasın"

Ya biz de bu kadar saftık da ben mi hatırlamıyorum?

Hayatında bir kişi varken birileri daha olsun diye çabalayan, çabasının karşılığını alan insan kişilerinden istisnasız tiksiniyorum zaten. Yaşları kaç olursa olsun, yok böyle bir dünya efendim. Her şeyden önce o insanlara haksızlık ediyorsun, ihanet ediyorsun, kendini düşürüyorsun, hele bir de kılıf falan uydurmaya çalışanlar var ki asıl tiksinilesi olanlar onlar...

İnsanlardan bahsederken "iğrenç, mide bulandırıcı,tiksinmek" vb. kelimeleri normal şartlar altında kullanmasam da bence bunlar sonuna kadar hak ediyorlar!

Az önce yarım bıraktığım arabulucuların aslında ara bozması mevzusu var. Efendim bazıları kasıtlı yapıyor bazıları bilmeden yapıyor bunu kabul ediyorum ama iki kişilik herhangi bir ilişkiye (arkadaşlık ve hatta kardeşlik gibi şeyler de dahil) üçüncü bir kişi arabulucu sıfatıyla girdiğinde bütün ortalığı karıştırıyor.

Vakti zamanında insanın biri birşey sordu, hiç bir yanlış anlama gelmeyecek bir şey söyledim kendisine cevap olarak ve diğer tarafa ilettiği şeklini duyduğumda yemin ederim kusmak istedim okur kişisi. İnsanlardan nefret etme adetim yoktur pek, etsem de geçer ama ona olan asla geçmeyecek! (bu kadar da büyük konuşuyorum. birikti çünkü sebepler...)

Bir yerden sonra kendimi sorgulamaya başladım "acaba ben bu anlama gelecek bir şey mi söyledim" diye. Sonra baktım ki o böyle biri. Benim ne söylediğim önemli değil. O gidip benim şikayetçi olduğumu söylemek istemiş (zerre kadar şikayetçi olmamama rağmen) ve söylemiş...

Gerçi onun yaptıkları bununla bitmiyor ama neyse.

Bazı insanlar insanları birbirine düşürmekten keyif alıyor, hele bir de iyilik yaptıklarını iddia ederek bunu yapıyorlarsa ben o saniye siliyorum kendilerini hayatımdan. Çok keyifli oluyor... (oğlak burcunun özelliklerinden biri.)

Bak sinirlendim şimdi. Bir gün delirip ağzıma geleni sayıp dökeceğim kendisine ama muhattap almaya değmeyecek karakterde insanlar vardır ya, işte bahsi geçen tam onlardan biri...

Neyse, hakkında 2 kelime yazmaya bile değmez, ben örnek vermek istedim sadece, arabulmak diye bir şeyin olduğuna inanmıyorum, aramızın bozuk olduğu herhangi biriyle aramızı düzeltmeye çalışan herkese de feci tepkiler vermişimdir bugüne kadar, iyi niyetli olduklarında bile aynı tepkiyi aldılar. Evet bazılarına haksızlık ettim biliyorum ama kimse başkalarının arasını düzeltemez ki yaa, burnunu sokma çabası niye?

(yaa acayip sinirlendim, aklıma her geldiğinde feci halde sinirleniyorum, bu yazı da bu kadar olsun, sonuca bağlayamayacağım...)

(ağustos ayında yazılmış bir yazı, taslak olarak kaydetmişim ve unutmuşum...)

8 kişi de demiş ki:

diamandi dedi ki...

şimdi o akdar sinirli değilsin umarım :) şeeyy yorum yapacaktık da :) araya girmiş olmayalım :p

sLn dedi ki...

bahsi geçen kişiye hâlâ sinirliyim aslına bakarsan, hiç bir zaman da geçmeyecek 8-)

Ona olan sinirimi başka birinden çıkarmam ama :)) Normalde birine olan sinirimi başka birinden çıkartıp sonra pişman olduğum oluyor maalesef ama ona olan sinirim çok ayrı birşey, kimseden çıkaramam onu, müsait bir zamanda kendisiyle hallederim sorunumu ;)

diamandi dedi ki...

budur.. kendi arabuluculugunu sen yapmışsın zaten ondan kızıyorsun diğerlerine anladım :) ama haklısın.. arabuluculuk diye arabozuculuk yapan yok değil.. yaşadığın şeyin yorumu bile yok... < aranızı düzelteyim ben bi ara :p :)) >

servet dedi ki...

yazıyı çok beğendim yine.

1.si o yaşlarda biz bu kadar aptal değildik,sanırım bunlar istisna.

"Anlam veremediğim esas nokta "o erkek, yapar o" mantığı. Ya sonuçta iki taraf da insandır di mi? Birbirlerine aynı derecede sadık olmak durumundalardır."
demişsin
bu sözüne ayrıca katılıyorum.

mantıklı düşüncelerin için de seni kutluyorum.

sLn dedi ki...

sorunumu onunla halledicem derken aramızı düzelteceğim anlamında söylemedim :D içimden geldiği gibi kendisine sövüp bir daha da görüşmemeyi istiyorum ama çok sevdiğim ortak arkadaşlarımız var maalesef...
hayatımda aynı ortamda bulunmaya bile dayanamadığım iki kişiden biri odur. bazı insanların içinde anlam veremediğim bir kötülük var ve her fırsatta dışarı yansıtıyorlar bunu. bahsettiğim iki kişiyi böyle anlatabilirim.

bu gereksiz insanlar hayatımdaki en önemli insanlarla aramızı bozmaya çalışınca deli oluyorum.

Aramızda düzeltilecek birşey yok yani o arkadaşla, "oğlak kadını kızdığı bir insanı bir kalemde silebilir" diye bir yorum vardı geçen gün verdiğim linkte, bahsi geçen şahıs aynen o şekilde silinenlerden ;)

neyse yau gece gece daha fazla bahsetmek istemiyorum kendisinden. gereksiz bir insan işte..

diamandi dedi ki...

ben unuttum bile :) oğlak kadını demişken o yazınla bütün blog alemine kendi burçlarını okuttun ve ben okurken resmen komaya girdim okumaktan :)))
"yay burcu erkeği sizi mutluluktan havaya atar , tutmayı unutur."
yorumu vardı birinin :)))
onun için de bi teşekkür edeyim ayrıca yeri gelmişken :)

sLn dedi ki...

@ servet

teşekkür ederim ;)
biz de o yaşlarda böyle salaktık da kendimizi mi görmüyorduk acaba diye düşünmüyor değilim. arada çok büyük bir fark yok, birbirine bu kadar yakın iki neslin yaşayışlarının bu kadar farklı olması imkansız gibi geliyor. acaba benim algılayışımla ilgili bir problem mi diye düşünüyorum ama değilmiş gibi geliyor :p
çözemedim gitti yeni nesli :)

@diamandi
rica ederim :p
"yay burcu erkeği sizi mutluluktan havaya atar , tutmayı unutur." yorumuna koptum :D
bir ara bütün burçları okuyup o burçlardan olan tanıdıklarımla ne kadar uyduğunu görmek istiyorum, eminim çok eğlenceli olur :))))

diamandi dedi ki...

kesinlikle oku... yani diyorum ya çok güldüm ya :))) hasılı şu o yaşlarla alakalı olarak da biraz zırvalayayım;
birbirine yakın iki nesil olsak da birbirimizi çok hızlı uzaklaştıram bizim 80 li yılların sonu 90 ların başı grubunda yer alıp daha bu gibi sözüm ona modernitenin hayata ki o hayat; ilkokuldan liseye hatta üniversiteye ki bizim kuşağa kadar sarıp sarmaladığı birçok insan oldu.
ya aslında çok basit bişey var... bi ülkenin tv leri neyse halk odur. bu bir gerçek. türkiyenin gelen izleyici satlerinde ½70 lerine hitap eden 4 büyük kanalın program seyirlerine bakarsak neden bunların olduğunu anlamak aklı selim için zor olmasa gerek.öyle diziler varki içindeki ilişkileri çözmek için resmen hesap makinesi t cetveli felan oturup izlemek lazım.e bunu izleyen körpe akıllım bunu reel hayat sanmaz da ne yapar. anne babasıyla zaten işi yok hoş onlarında çoğunun yarışma programlarını izlemekten onlara ayıraca vakitleri kalmayınca nerden gelecek doğru bi evladımıza...biz aptal değildik evet katılıyorum. onlarda aptal değil buna da inanıyorum ama....
aması şu.. buna göz yummak ve uyutulmak büyük aptallık...ispanya eski başbakanlarından biri yıllrca nasıl hükümet oldugu ile ilgili bi soruya verdiğpi cevap hayat dersi gibi;
ben bu halkı 100binlik beşiklerde futbol tribünlerinde uyuttum"....
fazla söze ne haet dicem ama baya konuştum. bak bende sinirlendim şimdi... :) neyse.. güzel halkcağızım benim...

Yorum Gönder

Var mı ekleyeceğin bir şey?