4 Eylül 2008 Perşembe

heyecan halleri

Halamla pencerenin önünde yoldan geçenlere bakıyoruz.

Sokağımızın bir tarafı boydan boya market binası, diğer tarafında da 8 tane bina var. Çok kalabalık bir sokak değil, yine de diğer caddeye çıkmanın en kestirme yolu olduğundan gelen geçen çok oluyor.

Sokağın bir ucunda 16 yaşlarında olduklarını tahmin ettiğim iki genç insan var. Sokağın bir ucundan diğer ucuna yürüyüp duruyorlar.

Hareketlerinden yeni tanıştıkları sonucunu çıkarıyoruz, onlar dünyayı görmedikleri için o an bizim baktığımızın da farkında değiller :)

Öyle olur ya hani, etrafta başka insan olduğunu bile fark etmezsin bazen. Öyle olduklarını tahmin ediyoruz...

Heyecanlı oldukları her hallerinden belli, yakın bir yerde oturuyorlar muhtemelen, "ya biri görürse" tedirginliği de vardır kesin içlerinde. (yıllardır yakın çevrede oturan gençler kendilerini kimsenin görmeyeceğini sanarak bizim buraya gelir ve büyük çoğunluğu yakalanır, yaşadığımız semtin en kalabalık kısmına neden geldiklerini henüz çözemedim.)

Çocuk kıza sarılmaya çalışıyor ama hareketlerine bakılırsa bir yandan da korkuyor :) Halamla gülüyoruz. "Bak şunların heyecanlarına yaa" diyor. Dalga geçmek amaçlı bir gülme değil ama bizimki, halleri hoşumuza gidiyor. O sırada diğer tarafa döndürme bahanesiyle çocuk kolunu atıyor ama atmasıyla çekmesi bir oluyor :) Heyecan belirtisi no bilmem kaç :D



Halam diyor ki:

"Ne tuhaf di mi? Ne kadar heyecanlılar baksana. Sevgiliyken elini tuttuğunda bile elektrik çarpmış gibi oluyorsun"

Benzetmeye gülüyorum. Tekrar soruyor "di mi ama?"

"Hı hı evet" diyorum.

"Dokunmak ya sadece dokunmak fiziksel bi temas nasıl bu kadar heyecanlandırıyor anlamıyorum, ne tuhaf di mi" diyor.

Sonra en önemli soruyu soruyor:

"Beynimizde büyütüyoruz di mi? Adam aynı adam ama neden evlenince o heyecan kayboluyor?"

"Kesinlikle" diyorum.

Her şeyi beynimizde büyütüyoruz...



"Fark et artık bu sevgi değil, senin yarattığın devin seni ezip geçmesi" alıntısını yapıyorum Zardanadam'dan ve bitiriyorum...

2 kişi de demiş ki:

mehmet cihan alparslan dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
sLn dedi ki...

Daha duygusal açıklamalar yapmak aslında daha keyifli tabi ki ama ben bu konuda gerçekçi olmayı seçiyorum bir süredir :)
Masallarla, duygusal filmlerle filan epey bir kandırıldık bunca zaman, herkesin inandığı şeye saygım sonsuz ama hayatımızdaki her şey gibi aşk da beyinde başlayıp beyinde bitiyor ve tamamen istemekle alakalı..
ve dediğin gibi "basit"

Yorum Gönder

Var mı ekleyeceğin bir şey?