9 Eylül 2008 Salı

nikah dönüşü

Sıcak mı sıcak bir İstanbul günü, en az gelin kadar heyecanlı 4 deli olarak düştük Kalamış yollarına. Yukarıdaki fotoğrafta Gülin'in kendi elleriyle hazırladığı nikah şekerini görüyorsunuz:) Ben bu kadar sabırlı olamazdım muhtemelen :) Zaten stresli bir dönem, bir de küçük küçük kes, topla, bağla... Sabırsız bir insanım ben :D (oğlak burcu olduğumu araya sıkıştırmayacağım, Gülin de oğlak burcu. )

Nikaha 45 dakika kala orda oluşumuzdan da anlaşılabilir içinde bulunduğumuz panik hali. Aman geç kalmayalım diye koştururken bir önceki nikah bile başlamadan orda olacağımızı nerden bilelim.

Normalde girilmesi yasak olan gelin odasına gelinin arkadaşları kontenjanından yer bulunca attık kendimizi içeriye. Bütün gelinler çok mu güzel olur yoksa insan sevdiği birini gelinlikle mi görünce çok duygusallaşıyor bilmem. Ama topluca ağlama isteği duyduk o saniye, onu biliyorum :)

Şu ana kadar evlenen epey arkadaşım oldu ama ilk defa birinin nikahına katılıyorum, tuhaf oluyormuş insan bee. (alışmalı di mi?)

Gelin odasında ilk önce fotoğraflar çekildi, ağlamaklı gözlerle geline bakılıp "ayy çok güzel olmuşsun yaaaaa" dendi bol bol, sonra sıra geldi gelinin ayakkabısını ele geçirmeye :D Bazı batıl inançlarımız sevimli ve zararsız. Ayakkabı altına isim yazma da bunlardan biri. Upuzuuuun bir liste oluşturduk ayakkabının altında. Bundan sonrası nasip kısmet :p

Umarım hayatları boyunca "birlikte" ve "mutlu" olurlar...


1 kişi de demiş ki:

e.d dedi ki...

umarımmmm :)

Yorum Gönder

Var mı ekleyeceğin bir şey?