17 Eylül 2008 Çarşamba

Shutter

Korku filmi anlatacağım bugün sizlere. Filmimizin ismi Shutter, alt yazı hazırlayan arkadaşımız Türkçe isim olarak "obtüratör"ü uygun görmüş. Filmiminizin 2oo8 yapımı bir hollywood versiyonu var, Türkiye'de "Resimdeki Hayalet" ismiyle vizyona girmişti, ama biz o kısımla ilgilenmiyoruz zira biliyoruz ki Hollywood aleminin en büyük zevkleri arasındadır çekik gözlü kardeşlerimizin çektiği filmleri alıp berbat versiyonlarını hazırlamak.

Bahsettiğimiz Shutter 2oo4 Tayland yapımı.

Önce antu'nun en iyi korku filmleri topicinde okuduğumuz övgüler daha sonra ekşisözlük yorumları vs. derken dün gece filmi indirdik. Ama hayat bize ne öğretti biliyor musunuz? Türü "korku" olan bir film asla ama asla gece izlenmez!
Gündüzü bekledik o yüzden.

12 yaşımdan beri korku filmi izliyorum ve pek çoklarının aksine Freddy ya da Chucky'le değil Evil Dead'le başladı benim korku filmi maceram. Evil Dead yazıp aratınca benim Evil Dead'i bulamadım, o yüzden hangisi olduğunu şu an ne yazık ki söyleyemiyorum :) Kapağında mavi gömlekli baltalı bir adam mevcut. Filmde pembe-beyaz elbiseli bir kız vardı ki yüzü hâlâ gitmiyor gözümün önünden :D

Neyse, diyeceğim odur ki yıllardır korku filmi izliyorum ve korku filmi klişelerine pek bir alışkınım. Hangi karede "bööö" yapacaklarını tahmin etmek zor olmuyor. Son zamanlarda yapılan çoğu korku filmini izlerken de korkamıyorum, bitse de gitsek modunda oturuyorum.
Kötü filmlerden bahsediyorum elbette. Misal 143 ülkede yasaklandığı iddia edilen Haute Tension filmi izlediğim en bayık filmler arasında ilk ona girer. Tür olarak korku olduğu iddia ediliyor ama bana pek öyle gelmedi. Filmin korkunç olan tek tarafı Fransızca oluşuydu benim için. (bilmeyenler için not: Marmara Fransızca öğretmenliği son sınıftayım :) )

Ya da ne bileyim yine şu Hollywood'un tuhaf uyarlamalarından biri olan the Grudge hayatımda izlediğim en kötü filmlerden biriydi her şeyiyle.

The Ring'in hollywood versiyonundan bile tırsarım, o yüzden japon versiyonunu izlemeyi düşünmüyorum mesela :) (Japon yapımı mıydı orijinali tam emin değilim, ama o diyarlardan yine.)

Son zamanlarda izlediğim en iyi korku filmlerinden biri "Dead Silence"tı, korku filmlerini severseniz onu izleyebilirsiniz mesela. Filmin afişinde o itici gülümsemesiyle bizlere bakan kuklayı görünce insan korkacağını hissediyor. Yönetmen koltuğundaki James Wan'ı görünce "oo kesin iyidir" de diyebilirsiniz "kesin kötüdür" de. Çünkü kendisi Saw I gibi bir efsaneye imza atmış, bu işin iyi kısmı. Kötü kısmı ise devam filmlerinde yine onun imzası olması :) Seçim sizin :)

Saw serisi bol kanlı gerilim filmlerinden oluşuyor, Dead Silence gerilim filminden ziyade bildiğiniz korku filmi :) Saw'la bir ilgisi ya da benzerliği yok yani. Sağlam korkutan sahneler de mevcut :) Gece gece nerden aklıma geldi şimdi bu film :D

Neyse dönelim shutter'a. Gündüz izleyip korkmuyorsunuz çok fazla belki ama gece olunca bilgisayarınızın başında bunları yazarken arada mutfak kapısında gölgeler gördüğünüzü sanıp o tarafa bakıyorsunuz, ki ben şu an onu yapıyorum :D

Korku filmlerinin amacı sadece korkutmak olur, ince mesajlar beklemezsiniz zaten o filmlerden. Ama bunda mevcut :) Yaptıklarınıza dikkat edin dönüp başınıza bela olabilirler(çoğu korku filminin ortam mesajıdır), filmdeki ayrıntılara ne kadar çok dikkat ederseniz filmin sonundan o kadar keyif alırsınız, trafik kazası yaparsanız dönüp ne olmuş diye bir bakın, kız arkadaşınızdan arkadaşlarınıza bahsedin, utanmayın, utanacaksanız da kızı rahat bırakın ne istiyorsunuz kızdan aaaaa... gibi mesajlar mevcut. Kız arkadaş kısmı işime yaramaz elbet ama diğer kısımlardan ders aldım :)

Fazla korku filmi izlemeyin, her şeyi tahmin edince keyfi kaçıyor ayrıca :D Bu da başka bir mesaj.

İzlemek isteyenler olabileceğini düşünerek fazla ayrıntıya girmek istemiyorum, aslında başa "spoiler" yazıp sonra bütün filmi anlatasım var :D ama yapmayacağım..

4. kat olayından ve filmin sonundan çok hoşlandığımı belirtmek istiyorum.

Yatak sahnesi canıma okudu. Gece yorganım kımıldadıkça tırsacağımı hissediyorum :s

Merdiven sahnelerinden hep tırsarım, yine bir tane vardı yine tırstım. Bir kaç sahne Ring'te Samara'nın kuyuda sarışın ablamızı takip edip bizi tırstırdığı sahneye benziyordu ama epey daha korkutucusuydu.

Ben baya baya korkmuşum yalnız :)

Korku filminden fazla şey beklenmez, korkutması kâfidir, bu film beni korkuttu, son söyleyeceklerim bunlar :)

Sevgiler..

(youtube'tan görüntüler bulup paylaşmak istiyorum ama bütün ahali uykuda, ev karanlık ve ben tırsıyorum :) )

13 kişi de demiş ki:

diamandi dedi ki...

:):):):) korku sahnelerini bulup yollask fean olmazdı tabi neyse mrak ettim bi bakıyım :)

sLn dedi ki...

güzdüz bakmam gerek, gece tırsıyorum :D

http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=shutter

fragmanı varmış şurda:

http://www.shuttermovie.com/trailer/trailer_hi.zip

burda da bişeyler var, sanırım yatak sahnesiydi bu ama bakamadım :D
:
http://www.metacafe.com/watch/222718/shockingly_scariest_flick/

diamandi dedi ki...

:) geceleyin korku filmi fragmanıda izlnmemeli :P bence de :)) hoş gibi bu arada izlenilesi.. teşekkürler :)

m.c.a dedi ki...

ben bu filmi izlediydim, bi sahne de karanlık odada arkada beliriyodu esrarengiz kadın, bi yerden yansıyodu galiba tam hatırlamıyorum, sora odaya sıkıştırıyodu sanki ama rüya çıkmıştı, çok tırsmıştım o sahnede..Onun dışında da filmin pek bi olayı yoktu sanki, korku türünün klasik öğeleri ve ilerleyişi.. Bi de erkek karaktere "ne salak adam ya" dediğimi hatırlıyorum..

aksine ben geceleri izliyorum korku filmlerini daha çok korkmak için, amacı neyki zaten..gerçi hep pişman oluyorum ama.. gündüz de izlenmiyoki

sLn dedi ki...

3-4 korku filmi izledikten sonra alışıyor insan olaya, daha fazlasına gerek yok 3-4 kâfi. hepsi birbirine benziyor :) bazı filmler korkutmayı bırak hafif bir ürkmeye dahi sebep olmuyorlar. o yüzden biraz da olsun korkutabilen filmler için "hah bu iyiymiş" demeye başladım..
ii korku filmi gündüz de olsa korkutur, gece olunca aklına gelir, bir daha korkutur :)filmi izlemeden önce hakkında yazılan yorumları okuyorum, insanlar çok korkmuşsa karanlıkta izlememeyi tercih ediyorum, bir tür önlem bu :) insanlar korkmamışsa izlememeyi tercih ediyorum 8-)

Güllerevurgunum dedi ki...

Madem bu kadar korku seven insanlarımız var acaba bunu herhangi mantıklı nedeni var mı? Yoksa tek neden mazoşist olmanız mı? :)

Birisi bana açıklarsa korku filmi izlememe prensibimi gözden geçirebilirim :P

NOT: Cevap olarak "zevkler ve renkler tartışılmaz" gibi bir şeyi kabul etmiyorum :)

sLn dedi ki...

başkalarını bilemem ama ben korkmanın yanı sıra eğleniyorum da :)
tek başıma oturup izlemem mesela, ne kadar kalabalık olursa o kadar eğlenceli oluyor. eğlenmek için komedi filmi izler insanlar biliyorum ama ben çoğuna gülemiyorum, daralıyorum, çıkıp kendimi bi yerlerden atmak istiyorum falan filan. sinemanın temel görevlerinden biri insanı eğlendirmektir ya hani, ben korku filmlerini eğlenceli buluyorum. Ha korkuyor muyum, evet bir kısmından korkuyorum. ama bu sevmeme engel değil :)

m.c.a dedi ki...

Korku sevmemizin nedeni bilinmeyene, gizemli olana, olan merakımız ve ilgimiz olabilir. Bi başka sebep de insanın yaşadığı dünyaya anlam verme ihtiyacıdır. Filmin sonunda gizemin çözülmesi veya katilin yakalanması ile bütün gizem açıklanmış veya sorun çözülmüş olur.Belki bu rahatlama seyirciyi cezbediyo olabilir. Tür filmlerinin hepsinde olan seyirciyi içine alacak, özdeşleştirme gibi hamleler korku türünde de vardır.Tabi bunlar kesin doğru sebepler olmayabilir. Sonuçta rakamsal veriler yok, insanlar ilgi duyar ve izler. Senin ilgin yoksa bunu başkasının sözleriyle de edinemessin sanırım.

Bir de korku filmlerini sadece korkutmak amaçlı filmler olarak düşünme.Gerilim ve bilimkurgu da korku türünün alt türüdür. 2001 de mesela bir korku filmidir. Yani çok derin felsefik açılımları olan filmler var.Neyse çok uzun cvp oldu, daha da uzar. Eğer izlemeyi düşünüyosan Üstad Alfred Hitchcock'un "psycho"su başlangıç için mükemmel.

sLn dedi ki...

m.c.a'nınki daha profesyonel bi bakış tabi:) Sadece izleyici boyutuyla bakmak daha farklı. Ben izleyicileri de ikiye ayırıyorum, başrol oyuncusu yakışıklı/güzel, film popüler vs. gibi sebeplerle film izleyen insanlarla belli yönetmenlerin ya da oyuncuların filmlerini özellikle takip eden, ne izlediğini bilen, izlediği filmlere daha farklı boyutlardan bakabilen insanları aynı kefeye koymak imkansız.
shutter türü korku filmlerini felsefi anlamlarından ziyade eğlendirmeleri bakımından seviyorum, ki zaten bir çoğunda tek amaç korkutmak oluyor. son dönemde yapılanların çoğu birbirine benziyor ve çok derin felsefe beklenemiyor kendilerinden.. Tatile giden bir arkadaş grubu, başrolde eblek bir sarışın vs. vs.
Bu tür filmleri zaman geçirmek için tercih ediyorum, bir kez izliyorum ve bitiyor.
Felsefi yönü baskın olan filmlerse tekrar tekrar izleniyor benim tarafımdan. Aynı filmi dönüp dönüp tekrar izlemeyi biraz fazla seviyorum. Basit bir filmi tabi izlemezsiniz ama bazı filmleri tekrar izlediğinizde ilk seferde göremediğiniz birçok şeyi görmeniz mümkün oluyor.
Çok uzun oldu yine :) Diyeceğim şudur ki istatistik yapmaya niyeti olan olursa korku filmlerini sadece eğlenmek için izleyenler kategorisine benim için +1 atabilir. (son dönemlerin filmlerinden bahsediyorum. eskilerin yeri ayrı elbet ama konu sinema olduğunda günlerce konuşmam mümkün. o yüzden sustum:) )

m.c.a dedi ki...

Estağfurullah:) profosyonellik fazla benim için..Ancak bölümüm itibariyle işin mutfağıyla fazlasıyla ilgilendiğim için hangi filmin seyirciye, nasıl oynadığını görebiliyorum. Ama bir filmin ticari olup olmaması benim için bi kalite kriteri değil, bnm için kriter seninki gibi zor tüketilirliği.. Tüm zamanların en dolu filminden bile ilk izlenildiğinde alacağın şeyler sınırlıdır. Ama o dolulukmudur bilmem, beni tekrar izlemeye sürükler.Yerli yersiz aklıma gelir film. Bi daha izlerim, belki yetmez bir daha.Her seferinde biraz daha güzel olur film. her seferinde başka bir şeyler keşfederim dediğin gibi..Bu şekilde aynı filmi 10 kere izlemişliğim vardır ve hala izleyesim var:)..Neyse konu sinema olunca o kadar çok söylemek istediğim şey var ki ve öylesine komplike ki kontrol edemiyorum. Hatta blogumu filmler üzerine yazılar yazmak için açtım ama sanırım sinema hususunda düşüncelerimi kalıba sokamıyorum. Uzattık ve işgal ettik..

sLn dedi ki...

estağfurullah ne işgal etmesi, yorumlarını okumak bir keyif :)
sinema üzerinde konuşmayı, yazmayı vs. çok sevdiğim bir konudur. ayrıca her fikri ciddiye almayacağım bir konudur. o sebeple anlayan insanları bulduğumda anlattıkları her şeyi dinlerim, yazdıkları her şeyi okurum :) sinema üzerine yazdığın her yazının bir okuyucusu olacağımı garanti edebilirim sana ;)

sevdiğim filmleri anlatmaya kalkıyordum daha önce sitemizde, çok az insanın tahammül edip okuyabileceği uzunlukta yazılar çıkıyordu, o yüzden kendimi frenliyorum bu ara..

Pharos dedi ki...

bu filmi kampta açık hava sinemasında kaldığımız için o süre boyunca 3 gece yayınlanmıştı. Her gece farklı bir parçasını izledim ispanyolca seslendirmeyle tabiki :P. Gerçekten güzeldi...:D (Görsel açıdan):P

magnum opus dedi ki...

shutter insanlar tarafından keşfedilmemiş bir film. şimdi hollywood yapımını izleyenler daha sonra ulan bunun orjinalini izleyelim diyip temin ederler.
bu filmi 3 kişi kafamız güzelken izlemiştik yeteri kadar germişti bizi.

senin gece izlemeyin uyarına bende bir ekleme yapayım, gece ve kafanız güzel izlemeyin.

Yorum Gönder

Var mı ekleyeceğin bir şey?