26 Ekim 2008 Pazar

Aşk tutulması

Asabiyeti bir kenara bırakıp yazmaya karar verdim, nasıl gireceğini bilemeyen ne kadar çok insan olduğunu düşünürsek yazdıklarımız normalin yarısı kadar insana ya ulaşır ya ulaşmaz ama sorun değil, kendim yazar kendim okurum :))

Bu ara yoğun bir sinema trafiği beni bekliyor, izlemeye niyetli olduğun bol bol film var gösterime giren ya da girecek olan. Başlangıcımızı dün "Aşk Tutulması"yla yaptık.

Aslında sLn duygusal-komedi filmlerini izlemekten nefret etmekte birkaç yıldır. Ama filmin yönetmeni Murat Şeker'in röportajını okuduğu saniye filmi izlemeye karar verdi :)

Duygusal komedilerden nefret ediyor olabilirim ama anlattıklarında kendimi bulduğum bir Fenerbahçelinin yaptığı bir filmi, üstelik de konusunu okuduktan sonra izlememem mümkün olamazdı ki...

Şu anda okumakta olduğunuz (eğer yüce devletimiz izin verdiyse ya da tunneller sayesinde girebildiyseniz) insan kişisi yakın arkadaş kişilerinin "beni mi daha çok seviyorsun Fenerbahçeyi miiii" sorularıyla muhattap olmuş, "cevabını bildiğin sorular sorma Fenerbahçe tabi ki" demiştir en suratsız halini takınıp. (Canan haklı, insanlar ii tahammül ediyorlar bana.)

Eğer soran kişi "arkadaş"tan daha fazlasıysa, ki sLn zaten bu konuda değer vermediği adamı yanında tutmamaya programlanmış bir şahsiyettir, Fenerbahçesiyle de kıyaslamaya girmez, farklı şeylerdir sonuçta, aynı derecede sevilmez ki... Kısa yoldan "klasmanlarınız farklı, beni böyle bir tercih yapmak zorunda bırakma, hayatta kıyaslanmayacak şeyler vardır, anneni mi babanı mı çok seviyorsun sorusuna cevap verilmez, verilemez ya da çikolatalı gofret mi vişneli soda mı sorusunun benim için cevabı yoktur, aynı şekilde bunun da cevabı yoktur" denir. sLn "ayyy ikinizi de çok seviyorum" diyebilecek bir sevgi pıtırcığı olmayı asla başaramamıştır, başaramayacaktır, kem küm ediyorsa bu zaten anladığınız anlama gelir. Ha sLn bu güne kadar kaç kişiye "Fenerbahçe tabi ki sorma bu soruyu" demiştir kaç kişiye kem küm etmiştir bu sorunun cevabını kendisi elbette ki bilir ama paylaşmaya ne gerek vardır ki? (bilen bilir değil mi hem..)

Erkek arkadaşının futbol sevgisinden tiksinen kızlardan biriyseniz kendinizi Pınar'da bulabilirsiniz aslında, ben daha ziyade Uğur'da buldum kendimi :))

Zerre kadar batıl inancı olmayan, "kara kedi uğursuzluk getirir" zırvasından dolayı siyah kedilere daha bir sevgiyle bakan, merdiven altından geçerken duyduğu yegâne korku "merdivendeki adam üstüme düşmesin şimdi" olan bir bünye olarak konu Fenerbahçeyse her türlü totem bulunur bende. Maç izlerken giydiğim uğurlu pijamalarım, maç günleri asla giymeyeceğim giysiler vs. vardır. (ve bir sır daha deşifre olur.. pijamayla maç mı izlenir forman yok mu senin diyenlere sevgilerimi sunuyorum, o da ayrı bir totem :D forma maçtan sonra...) Zamanında maçları radyodan katiyen dinlememe totemim vardı mesela. Bundan birkaç yıl önce, evimizde lig tv yokken radyodan dinlerdim maçları ve ben radyoyu açtığım saniye gol yenirdi. Birkaç hafta sonunda aynı şey devam edince bıraktım tabi :D Maça gol yiyerek başladığımızda "selin kapat radyoyu" şeklinde mesajlar almıştım efendim zamanında :D Bütün totemler komiktir ama bunu bilmek onları uygulamaktan vazgeçmeyi gerektirmez :p Film boyunca da gülme krizlerine soktu beni filmdeki karakterlerin totemleri :D

Rakip takım ataklarında elimi kolumu bağlamak gibi totemlerim yoktur mesela.
Ha bir de penaltı atıyorsak (ki çok nadir yaptığımız bir şeydir.) işte o anlarda tv'ye asla bakmam.
Rakip takım atarken de bakmam.
Geçen sezon Sevilla maçında yüzümü yastığa gömmem sonucu havasızlıktan ölebilirdim ben, bakamadım efendim, şu an şu satırların yazarı diğer tarafa göçmüş olabilirdi.
Her neyse, filmden bahsedecektim ben.
Uğur'da kendimi bulmamın temel sebebi totemleri, ikinci sebebiyse odasının benim odamın eski haline çok benzemesi..

Filmi izlemeden önce Fahriye Evcen konusunda ön yargılarım olduğunu itiraf etmeliyim, Yaprak Dökümü reklamlarında sürekli sinir bozucu şekilde bağırıp çağırdığını görüyordum kendisinin. Hiç oturup izlememiştim ve o kısacık reklamlar yüzünden çok abartılı hareketleri olduğunu düşünmüştüm ve oyunculuğu da yapmacık gelmişti. Ama değilmiş. Gayet de güzel bir tercihmiş.

Tolgahan Sayışmansa ara ara da olsa izlediğim tek dizinin (netten indirdiklerim ve cnbc-e'den takip ettiklerim dışında) Tıbbiyeli Mustafası olarak sevimli bir yere sahipti gözümüzde.

Tim seyfi'yi yönetmenin bir önceki filmi "iki süper film birden"den hatırlamaktaydık, geçtiğimiz yıl içinde 5 ayrı ülke yapımı filmde başrol oynadığını öğrendim, maşallah demekten başka bir şey gelmedi elimden..

Murat Akkoyunlu yüzüne baktığımız an gülmeye başladığımız bir insan kişisi, ailece hayranıyız!

Ali Erkazan, Suzan Aksoy ve Ayten Uncuoğlu da şahane tercihler olmuşlar.

Keyifle izledik.

Aşklı meşkli filmlerle aram iyi değil bu ara (memo tembelçizer der ki "duygusal komedi pornodur!") ama izlerken pek bir eğlendim.

İzlediğim en güzel ilan-ı aşk sahnelerinden birini barındırmaktaydı film, işte o sahnede normal kız moduna geçip kıskandım, itiraf edeyim :p Komikti falan ama bir o kadar da duygusaldı aslında yani...

Futbolu seviyorsanız, üstüne bir de Gülşen Bubikoğlu, Tarık Akan vs. gibi oyuncularımızın eğlenceli aşk filmlerini özlüyorsanız, çok keyifli dakikalar geçirmeniz mümkün filmi izlerken...

Edit: yazının yayın saati 19.07 olmuş :)

edit2: bir arkadaş neden beni mi çok seviyorsun Fenerbahçeyi mi mealinde sorular sorar sorusuna toplu cevap: Yapılacak bir organizasyon maç saatine denk gelir "aşk olsun yaa salla bir haftalık maçı, Fenerbahçeyi bizden/benden daha mı çok seviyorsun" şeklinde sorulardır bunlar. Sorulur, bana sorulurdu yani. Artık insanlar beni kendi halime bıraktı, kimse uğraşmıyor :))

16 kişi de demiş ki:

Üfürükten Prenses dedi ki...

çok güsel paylaşmışsın..
gitmeyi çok istiyorum ama sevgilimle gitmek istiyorum.onu bekliyorum:(

keyifli bir filme benziyor,fahriye evcen'i bende biras kasıntı,itici buluyorum ama sempatikti fragmanlarda..

bu arada fanatik fenerliyim bende,dilerim herşey yoluna girer bu sene..

not:yorumlar için kelime doğrulamayı kapatır mısın,inan daha kolay yorum yazılıyor o zaman.. tşk ederim ;)

sLn dedi ki...

bir Fenerbahçelinin filmi izlerken muhakkak eğleneceğini düşünüyorum, o yüzden tavsiye ederim ;)

kelime doğrulama bende gözükmediği için ben onun açık olduğunun bile farkında değildim :) kapattım ;)

diamandi dedi ki...

:) okanda haberim oldu benim filmden bende perdede göreceklerim sırasına aldım... e sende pek bi anlatmışsın :) her ne kadar fenerli olmasamda fenerli olmamamın sorun teşkil edeceği derecede bi futbol izleyicisi olmadıgımdan göreceğim :)

sLn dedi ki...

muhakkak futbolseverler ya da Fenerbahçeliler izlemeli gibi bir durumu yok filmin ama totemleri olan bir futbolsever olmak, e tabi bir de Fenerbahçeli olmak filmin zevkini benim için ikiye katladı diyebilirim :))

diamandi dedi ki...

:) doğru olabilmelidir :) bu arada aklıma az evvel gelmeyen bi seyi de aktarayım :) yazında klasman kıyaslamalarıyla alakalı benim çok kullandıgım bi söz " söyle bakalım biber mi daha yeşil patlıcan mı daha mor :)" gibi bişey yani bu da :)

tuneldende olsa yolun sonundaki ışıkda olmak söyleşmekde güzelll :) bana garip bi güzellik kattı bu yasagı onaylamıyorum tabi ama ne bileyim :)

sLn dedi ki...

tunnelden girince ya resimler açılmıyor ya linklere tıklayamıyorum, hep bir sorun oluyor. programla girdiğimde de internet yavaşlıyor :-/ sinir krizinin eşiğindeyim.. mesela blog listeme yeni linkler eklemeye çalışıyorum iki gündür eklenmiyor. ne tunneldan ne programdan olmuyor :-/

diamandi dedi ki...

dns değiştirmek kaçınılmaz olmuş sana o zaman :))
hem sinirden kurtarır hem tunellerden :)

babegazelle dedi ki...

hmm romantik film nefreti hastalığına ben de tutuldum bş zamandır vurdulu kırdılı filmler izliyip duruyorum ama buna da gideyim yahu merak ettim şimdi...Tolgahan güsel yaratık beğenmezsem de en azından gül cemalini görmüş oluruz abinin kıskıskıs:)

Üfürükten Prenses dedi ki...

dns ayarlarını değiştirirsen bütün sıkıntıların bitecektir..

umarım işe yarar..

Ukturk dedi ki...

Duygusal komedi gibi var mı ya:P:p

sLn dedi ki...

@diamandi ve üfürükten prenses
dns ayarlarımı değiştirdim zaten, bütün bloglara sorunsuz girebiliyorum, kendi blogum hariç :s benimkine girmeye çalıştığımda yine beyaz üstüne kırmızıyla yazılmış o sevimsiz yazıyla karşılaşıyorum :-/ bütün blogların yasaklaması kaldırıldı da bi ben mi kaldım anlamadım ki :D

@babegazelle
yaklaşık iki senedir var o hastalık bende, dayanamıyorum aşk böcüklerine :D ruhum daralıyor. savaş filmi, tarihi film, gerilim, dram, mafya vs. izliyorum iki yıldır durmadan :D ama bu sefer bi değişiklik yapayım dedim, güzel de oldu ;)

@ukturk
tabi yaa ne gerek var ruhumuzu daraltmaya :D 2 saat eğlendim ne güzel, yasaklandığımızı bile unuttum valla :p

CaRtMaNtR dedi ki...

Adam Sandler yada Ben Stiller'ın ve birde tabi Meg Ryan'ın oynadığı romantik komedileri izlemeyi seven biri olarak. Kendi memleketimde böyle bir filmin yapılmış olmasına şaşırdım. Yazıdan ve yorumlardan anladığım kadarı ile eli yüzüde düzgün bir film sanırım. Bir fırsat yaratıp izleyeyim bende.

diamandi dedi ki...

slnn yok yok senin yüzünden mi yasaklandık yoksa :)) niye giremiyon kendi bloguna :D seninki bloggerdanda yasaklanmış anlaşılan :)) tez zamanda çözülür inş derdin :)

sLn dedi ki...

ultrasurf diye bir program kurdum, onunla girebiliyorum kendi bloguma :)) kendi yazdıklarıma ulaşabilmek için çektiğim işkenceye bak :-/

diamandi dedi ki...

işkence değilde biraz daha ugraş diyelim... sevgi pıtırcıgı deilimdir ama bu gece böyle olsaım geldi :D hiç olmazsa giriyorsun diyeyim de sinirinin bi kısmını ben üastüme alayım :D

sLn dedi ki...

şikayet etmiyorum yau hiç giremeyenler de var :-/ :((

Yorum Gönder

Var mı ekleyeceğin bir şey?