22 Ekim 2008 Çarşamba

Bir Mürebbiye Adayının Güncesi (3)

Stajyer öğretmenlik hayatımız bugün resmen başladı.
Sabah ilk olarak minik 2. sınıfların dersine girdik. Liselere giden arkadaşlarımız öğrencilerin asılmasından şikayetçi, bizimkiler ilkokul 2 olduğu için öyle bir sorun yok :) İkinci dönem teknik liseye gidince başımıza neler gelecek bilemem ama.

Ağır çekimde söyledikleri "bonjour mesdames" cümlesiyle karşıladı 2. sınıflar bizi. (madame değil mademoiselle demedik tabi.) Sevimli sevimli küçük çocuklardı onlar ilk baktığımda. Hatta bir ara yanımdaki ufaklığı Eda'ya gösterip "Eda bak yaa ne tatlı" demiştim. 

Sınıftaki bütün çocuklardan küçük göründüğü için ya da belki yaş olarak da küçük olduğu için "petit" diye çağırmaktaydı hocası sevimli miniği. (petit=küçük) Sonra o sevimli minik Fransızca konuşmaya başladı... Bir "tigre" deyişi vardı ki kaçarak uzaklaşmak istedim. Sabahtan beri deniyorum onun gibi "tiğr" diyemiyorum ben, olmuyor.

Fransızca konuşmaya başladıkları saniye hiçbir sevimlilikleri kalmadı tabi gözümde :-/ 

Fransa sınırlarından çıkan tek hoş erkek olduğunu düşündüğüm (bütün staj arkadaşlarım bu konuda benimle hemfikirler) antuğan da (bkz.antoine) fransızca konuşuyor sürekli ama Fransızca kendisini nedense antipatik yapmıyor :p 

Olur olmaz herşeye dakikalarca gülebiliyorlar minik çocuklar, o saflık da onları tatlı yapıyor tabi. Kıskandım mı? Evet, kıskandım. Özledim ilkokul günlerimi sanki :-/

2'ler bitti, 4'lere gittik. 2'ler böyleyse ya kimbilir 4'ler nasıldır demişik ama korktuğumuz gibi olmadı. Yine de doğduğundan beri Fransızca konuşuyormuş izlenimi uyandıran çocuklar var, ben tırstım.

Genelde Türkçe konuşup fırça yiyip sonra fransızca konuşmaya başlarlar ama bazıları Fransız doğmuş gibiler :s Birbirlerini eziyorlar tahtaya kalkmak için :-/

Öğrenci psikolojisinden çıkamadığım için (bu çok normal, sabah öğretmencilik oynuyorum öğlen öğrenci oluyorum.) hocanın sorduğu sorulara cevap vermek istediğim oldu ama kendimi frenlemeyi başardım :D Çocuklarla konuşurken sesini fazla yükseltmesinden duyduğum rahatsızlıktan dolayı çocuklara çaktırmadan doğru cevabı söyleyip onları bu işkenceden kurtarmak istediğim oldu, ama yapamadım tabi :-/

Stajların çok daha fazla katkısı oluyor bence pedagojik formasyon derslerinden. Bugün de bol bol izledim hocayı, nerde ne yaptığını. Belli olmaz, bakarsınız lazım olur...

Okuldan arkadaşlarım ders programları uymadığı için gittikleri okullarda Edebiyat ve Coğrafya derslerini izlemektelermiş. Kıskandım! Onlar Fransızca istiyor ben tarih, coğrafya, edebiyat... nolur yer değiştirelim noluuuuuuuuuurrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrr :((((((((

Cool olacağız diye çocukları sevemiyorum, 4'lerde dünya güzeli bir kız var, staj bitmeden onu bir yakalayıp yanaklarını mıncıklayacağım :D (içimden de dua edeceğim tabi, Allahım bana da bundan bi tane, noluuuuur diye. fransızca konuşmasa da olur tabi...)

Küçük fransızlar gibi konuşan ve derse katılmak için birbirini ezen minik çocuklardan tırstım ben. 

Sürekli bizi takip eden birileri var efendim okulda, derste çocuklar dönüp bizi inceliyor, tenefüslerde sürekli birileri bakıyor vs. Biz baktığımızda da utanıp kaçıyorlar :D Asılan öğrencilerdense inceleyen minikleri tercih ediyoruz tabi...

Kazasız-belasız atlattık efendim bugünü. Darısı gelecek haftalara inşallah..

Okumaya tahammül edenlere günün fransızca şarkısı si l'amour existe encore. Jean François Michaël'den...

3 kişi de demiş ki:

CaRtMaNtR dedi ki...

Hazırlık sınıflarında ingilizce "tuvalete gidebilir miyim" demeyi bilemediğinden dersin sonuna kadar sırada takla atan insalar görmüş biri olarak daha ilkokulçağında yabancı dile bu kadar aşina olanları görmek bana ilginç geldi.

Zamanında sınıf arkadaşları londra doğumlu gibi konuşurken kapalı çarşı şivesi ile ingilizce konuşabilen bendeniz (ha sonra o arkadaşların seviye olmasada belli bir noktaya gelindi en azından Borat şivesine yükselmişimdir) o tür şahıslara nedense hep kızarak bakmışımdır. Sınıfta gereksiz gösteriş yaparlar gibime gelirdi.

Okul hayatı amma değişmiş hemde alt yaş gruplarında bile. vay vay vay

pinkzorro dedi ki...

iki sene sonra da staj sırası bana gelicek.bakalım ben ne yapcam :) çok bilmiş çocuklara da sinir oluyorum ben de az bil ki ben de bir şey öğrettiğimin farkına varayım dimi ama :)

sLn dedi ki...

@ cartmantr
bütün okulların durumu böyle değil tabi, galatasaray ilköğretim okulundayım ben bu dönem. birinci sınıftan yoğun bir fransızca öğretimine başlıyorlar, o yüzden bütün çocuklar fransız gibi konuşabiliyor.. normal ilköğretim okullarında hâlâ 4.sınıfta başlıyor yabancı dil eğitimi, (gerçi ben giderken 6'dan başlıyordu :-/ ) öğretmen yok, öğrenci velilerinden birinin bildiği 3-5 kelimeyle ders verdiğini biliyorum benim de mezun olduğum ilköğretim okulunda.. (pedagojik formasyonu elbette ki yok.)

@ pinkzorro

aslında sevimli çocuklar hepsi ve telaffuzlarının ne kadar güzel olduğunun farkında bile değiller :)) yaşlar küçük olduğu için ukalalık da olmuyor tabi :)) lise çocuklarıyla uğraşmaya başlayınca olacaklardan korkuyorum ama :D

Yorum Gönder

Var mı ekleyeceğin bir şey?