4 Ekim 2008 Cumartesi

Günden kalanlar..

80 yaşında bir teyzenin minnettar gülümsemesi ve içten duaları...
Sevilen insanlarla geçirilen keyifli saatler...
Minik bebeğiyle kalabalık otobüste ayakta durmaya çalışan annenin içten teşekkürü...
Bol bol yemek :)
Yine çözülemeyen o aidiyet duygusu...
İstiklal'e ve Cihangir'e ne zaman gidilse aklımdan çıkmayan tanıdık insanlarla karşılaşma ihtimali...
ve hiç ummadığın bir tanesiyle karşılaşma... (gerek de yoktu ama olsun. en azından o beni görmedi :p 3-4 yıl olmuştu herhalde görmeyeli ama 2 gün önce aklıma gelmişti durduk yere. tuhaf tabi.)
Sevimli cafenin kırmızı evleri...
Cihangir sokakları...
İstiklal kalabalığı...
Her şeyine rağmen İstiklal'in her daim huzur vermesi...
Galata köprüsü...
Balıkçılar...
Yol boyunca peşimizden ayrılmayan dalgalaklar... (İstanbul'un acı gerçeklerinden biri, "kız başınıza" rahat rahat dolaşmanız mümkün olmuyor her zaman.)
Uzun zamandır nedenini çözemesem de peşimi bırakmayan sinir hali...
Yavuz Çetin'in aynı şarkısı...
("uzak kalmayı denedim senden, olmadı, eksik olan bir şeyler var hep yokluğunda" diye başlayan hani. evet evet "biz artık yaşamayan insanlar, İstanbul'a ait olduk" dediği şarkı..)

1 kişi de demiş ki:

buraneros dedi ki...

özlemişim istiklal caddesini,balık pazarını,çiçek pasajını ...sayende; tebesümle, koklayarak yürüdüm sanki:))

Yorum Gönder

Var mı ekleyeceğin bir şey?