12 Ekim 2008 Pazar

insanlar evleniyor, ben yaşlanıyorum..

Bugün bir arkadaşımızı daha evlendirdik, hayır depresyona girmedik, salonda da gözüme sadece toz kaçtı azıcık, gözlerim falan dolmadı tamam mı!

Birileri durmadan evleniyor, biz düğünlerine nikahlarına vs. gidip geliyoruz ya bir süredir, "insanlar hayatlarına ne yönde devam edeceklerine karar veriyorlar, ben hâlâ ne yapacağımı bilmiyorum" cümlesi beynimizi yiyor da yiyor. Kendini "çocuk" sayan bir insan için yaşıtlarının "ben büyüdüm, evleniyorum" demesi de ayrı bir bunalım sebebi.. Çocukluğumuzu birlikte geçirdiğimiz insanlar büyümüşse ben de büyümüş oluyorum di mi?

Arkadaşını evlenirken görmek tuhaf bir his, ama bazılarında daha tuhaf ve hep söylediğim gibi en çok 3 arkadaşımı evlenirken görünce tuhaflığın dibine vuracağım. Biri bugünküydü işte...

"Bu kız galiba benim en yakın arkadaşım" dediğim ilk insan.. Sabahları üstlerimizde siyah önlüklerimizle okula birlikte gittiğimiz insan... Sonradan taşındılar, koptuk, benim okulum onun işi gücü vs. derken ayrıldı yollar iyice ama çocukluğuma ait tüm doğum günü fotoğraflarında var olan insan ne kadar uzaklaşırsa uzaklaşsın hayatımdaki yeri sabit kalıyor elbet. Koskocaman bir çocukluk var paylaşılan, bahçede birlikte oturup saçlarını taradığımız bebekler var, 2 erkeğe karşı 11 kızla futbol maçı yapmaya çalıştığımız günler var, hıdırellezlerde ateş yakıp altında pişirmeye çalıştığımız patatesler var, bahçede piknik yapmaya çalışmalarımız var, her akşam yemeğini onlarda yediğim günler var...

Hâlâ düğünlerden-nikahlardan nefret ediyorum evet ama bu kez ilk defa "nikaha gideceğiz değil mi?" diye ben sordum...
Gittik, geldik, hüzünlendik azıcık, bizim en iyi bildiğimiz hali çocuk haliydi çünkü, büyümüş halini çok iyi bilmiyorduk... Yani biliyorduk da yanında yoktuk o zamanlarda, bayram-seyran dışında.

Kendime kızdığım bir konudur ama "vefa" duygusu denen şeye sahip değilim sanırım, ya da yaş itibarıyla öyleydik, normalde "ne nikahı yaaaaa, bana ne evleniyorlarsa evlensinler" diyen insan "yaa o benim arkadaşım, gitmeliyim!" dedi bu defa. Bunu kendi adıma bir gelişme sayıyorum ben...

3 kişi var dedim ya hani, nikahtan dönerken ikincisinin nişanında ne giyeceğimi konuştuk yolda. Bir seneye kalmadan onu da evlendiriyoruz hayırlısıyla. Allahtan 3.sünün daha niyeti yok gibi ama onun sağı solu belli de olmaz. (3.sü de ilkokuldaki en yakın arkadaşım..)

Yaşlanmış hissediyorum kendimi bazen okur kişisi. Bak mesela tam şu an. Yorgunluk.. Bıkkınlık.. Ne olacak böyle bilmem...

12 kişi de demiş ki:

Güllerevurgunum dedi ki...

Hayat çok güzel olacak !







Desem de inanma......olmuyor çünkü :-(

Besimi dedi ki...

haftaya biz de yurttan oda arkadaşımızı evlendirdik. 1-2 sene içinde bi tanesi daha gidici, bekarlığın sultanlık(!) olduğunu söylemeyi unutmuşum kendilerine galba :D

buraneros dedi ki...

yazılarındaki içtenliğe bayılıyorum önce bunu söylim:))...ve kendimden sana bakınca,daha ne uzun bir yolun olduğunu düşünüyorum...yazdıklarını sürekli bir tebessümle okudum:))..Sen geç kalmadın sln;onlar erken evlendiler:))..Bunu anlayacaksın;)...Birde son anda fark ettim;vefa duygusu sürekli dip dibe olmak değildir...onun için üzülmek,onun için sevinmektir de...sende de bu duygular fazlasıyla olduğuna göre,mesele yok:))

CaRtMaNtR dedi ki...

Erken evlenen arkadaşlarımın haberini alınca ben hüzünden ziyade şaşkınlık içinde aaa yazık etmiş kendine bu yaşta diye düşünüyorum. Belki biraz psikolojik bir kendine kandırma yöntemidir bu bilemiyorum ama ben 20li yaşların ilk yarısında evlenme anlayışını yadırgıyorum.

Çok şükür henüz çevremde beni böyle düğün dernek ile uğraştıracak bir arkadaşım çıkmadı. Hepsi bekar bekar hayatlarına devam ediyor :D

sLn dedi ki...

yaşıtlarım evleniyor, aralarında çocuk sahibi olanlar var, çoğu iki-üç yıldır çalışıyorlar vs. ben hala öğrenciyim :D acaba yanlışlık bende mi diye düşünmeye başladım, iş hayatına girenleri kıskanıyorum biraz onu kabul etmeliyim :D ama evlenenler konusunda aynı şeyi hissetmiyorum, acele etmenin bir anlamı yok.. yine de dediğim gibi bu ara durmadan birileri evleniyor çevremde, acaba bende mi bir yanlışlık var çözemedim gitti :))

sLn dedi ki...

iyi tarafından bakayım bir de, onlar 2 senelik üniversite okudular ya da liseden sonra çalışma hayatına atıldılar, benim bölümüm 5 yıllık, lisede ingilizce üniversitede fransızca hazırlık okudum, bu da onlardan 2 yıl geriye atıyor beni, tabi bitmeyecek okul di mi :D (beterin beteri var deyip kendime biraz daha gaz veriyorum şimdi, lise biter bitmez üniversiteye başladım, ya ilk sene kazanamasaydım da 1 yıl daha geride olsaydım şu an di mi ama :p )
bu gaz bana 1 ay gider :D

e.d dedi ki...

selin halkalara daha vakit var...şimdi önümüzdeki alevli halkalara bakalım mı bi:) soğan halkası olarak düşünsek: P

Simto ALEV dedi ki...

2 yaş büyüğüm senden. İlkokul arkadaşlarımdan biri evlenip boşandı, biri ise yeni evlendi. İkisiyle de görüşmüyoruz ama neyse..

Çocuk hissetmiyorum hani. Almam gereken sorumluluklar var, bilincindeyim ve alıyorum da. Hayata diar o yetişkin koşturmacasına tamamen olmasa da dahil oldum. Ama tüm bunlar yaşamın getirdikleri.

Yine de "bu kadar büyüdük mü yahu" diye soruyorum ben de. Benimle yaşıt insanlar nasıl evlenir daha hepimiz bunun için gençken? Ya evlilik bir "büyük" davranışı değil, ya da ben bu yaşın yeterince büyük olduğunun farkında değilim. Belki sen de:d

Gerçi bi 15 sene evvel lise-üniversite'ye giden herkes abi/ablaydı. Ben çocuk, onlar kocaman adamlardı. Şimdi ortalama bir insanın mezuniyet yaşını geçtim ama... Ben hiç abi olamadım...

sLn dedi ki...

22 yaşında insanlar kocamandı benim gözümde eskiden ama şimdi kendimi hâlâ çocuk sayıyorum :)) kabullenmeliyiz herhalde büyüdüğümüzü...

Simto ALEV dedi ki...

Kabulleneceğim.. Ama büyüdüğümde. :D

CaRtMaNtR dedi ki...

24 yaşındayım iş hayatına girmiş biriyim ama kendimi hiç olgun yada büyümüş hissetmiyorum. Bazen bazen acaba diyorum ama yok yok ben hala büyümemişimdir herhalde diye umuyorum inanıyorum. :D

Zaten 30'a gelmeden evlenmek bence doğru değil.

Nily dedi ki...

en güzel zamanların, gerçi benim yaşım içinde birileri bunu söylüyordur kesin ama:)) yaş 32, değişen pek bir şey yok, hala yaşlanıyorum diyorum. ama bu yaşlarda insanlar evleniyor yerine insanlar boşanıyor demeye başlıyorsun. bir zamanlar mutluluğuna ortak oldukların omzunda ağlamaya başlıyorlar. hayat boş, ömür geçiyor, günün ve yaşının keyfini çıkarmak lazım ;)

Yorum Gönder

Var mı ekleyeceğin bir şey?