3 Ekim 2008 Cuma

Side Order Of Life


cnbc-e'nin bayram münasebetiyle üstüste dizi tekrarları vermesine bayılıyorum :)
Side Order Of Life'ı merak ediyordum bu sezon en çok, bir iki diziye daha baktım ama hiçbiri açmadı, bir tek merak ettiğim bu kalmıştı daha doğrusu. İlk 3 bölümü verdiler bugün, pek güzel oldu.

Konusunu paylaşalım hemen:
"evren sizi uyandırmak için bir çağrıda bulunursa, ne yaparsınız? cevap verir misiniz, yoksa gözardı mı edersiniz? işte “in person” dergisi için fotoğrafçılık yapan 30 yaşındaki jenny mcintyre bu çağrıya kulak asıyor; hayata ve gerçekliğe gözlerini yeniden açıyor. fotoğrafçı jenny, bir insanın dileyebileceği her şeye sahiptir: iyi bir iş, iyi arkadaşlar ve yakışıklı bir koca adayı... dayanıklılığı ve açıksözlülüğüyle bilinen en yakın dostu vivy porter’a kanser teşhisi konunca jenny hayata karşı sıradışı yepyeni bir bakış kazanır. bu yeni bakış açısı jenny’nin fotoğraf kamerasına da yansır; etrafındaki dünyayı değiştirecek bağlantılar yakalamasını, diğerlerinin göremediklerini görmesini ve böylece insanları etkilemesini sağlar. bu dizi izleyen herkese rahat koltuklarından kalkıp yaşamlarının dizginlerini ele almaları için ilham verecek türden.

senaryosunu aynı zamanda bir oyuncu da olan, ödüllü yazar margaret nagle’ın yazdığı dizi, kansere yaklaşımı ve farklı anlatımıyla yayınlandığı ilk günden itibaren çok iyi eleştiriler aldı. komediyle dramı harmanlayan ve son dönemdeki iyi örnekleriyle yükselişe geçen “dramedi” türünde bir dizi olan side order of life, aynı zamanda beverly hills, 90210’dan hatırlayacağımız jason priestly’nin de televizyon ekranlarına döndüğü yapım olma özelliğini taşıyor."


Son zamanlarda en çok sorguladığım kavramlardan biri olan "arkadaşlık" konusuyla ilgili güzel bir örnek oluşturuyor bence dizideki Jenny ve Vivy, en azından ilk 3 bölüm sonundaki izlenimim bu yönde. Kıskanmadım desem yalan olur, gerçekten "samimi" davranan arkadaşlara sahip olmak güzel bir histi. (samimi kelimesini yediği içtiği ayrı gitmeyen, sıkıfıkı gibi anlamlarda değil, içten anlamında kullanıyorum.)


Dizi takip etme özürlüyümdür. Takip edebildiğim son dizi yayınlanırken takvimler henüz 19 diye başlayan yılları gösteriyordu diyeyim siz anlayın ne kadar zaman oldu. Yalnızca Lost var cuma sabahları yataktan sıçrayarak kalkmama sebep olan.

"Lost yayınlandı indirmeliyim hemen"

Tatil günüm olan cumaları da erkenden kalkıyorum yani Lost için. Ama tv'de olsa takip edebilir miyim emin değilim. Sorunlarım var televizyonla. Gilmore girls'ü izleyebilmek için telefonumda pazartesi 18.55 uzun süre kayıtlı alarm saati olarak durdu, ekranda Gilmore Girls yazınca aklıma geliyordu, başka türlü asla hatırlayıp televizyonu açamam. Hafızası iyi sayılır durumda olan birinin konu diziler olduğunda neden böyle olduğunu ben de bilmiyorum.

cnbc-e'deki dizilerin çoğunu takip ediyorum, nasıl ediyorum?
Cumartesi-pazar tüm gün tekrarları var, oturuyorum tv başına sırayla izliyorum :)

Neyse dağıttım yine konuyu. Side Order Of Life'ı beğendim, hemen masamın üzerinden eksik etmediğim cnbc-e programına baktım ("internet yokken ne yapıyorduk" sorusunun "cnbc-e yokken ne yapıyorduk" versiyonunu soruyorum kendi kendime, tam şu an sordum.)
Cumartesi 14.oo'te varmış tekrarı, onu izlerim, belki gece yapacak iş bulamazsam 24.oo'te izlerim cuma akşamları. Bir şekilde izlerim. (normal yayın saati cuma 2o.oo. Maç gün ve saatlerinde olan dizileri pek takip etmeyiz ailece.)

Sıcak bir dizi, 3 bölümün sonunda dönüp kendi hayatıma şöyle bir bakmama vesile olmuş bir dizi. Düşündürten şeyleri pek bir severim oldum olası.

henüz pek fazla entry yok ama, yorum okumak için burdan buyrun:

Bir de dizinin ukala patronu Rick'ten bahsetmek istiyorum, bir insan bu kadar mı kendini beğenmiş olabilir, bu kadar mı bayılır kendine yahu :D Uyuz olamadım işin kötü tarafı. Bu adam kendine bayılmayacak da kim bayılacak yani :D Maşallah, Allah sahibine bağışlasın diyip yazıyı bitiriyorum :) (Allah sahibine bağışlasın da ne tuhaf sözmüş yalnız, "sahip derken?" diyesim geldi, köleden bahsediyormuşum gibi hissettim :s )

Bitti :)

Sevgiler..

0 kişi de demiş ki:

Yorum Gönder

Var mı ekleyeceğin bir şey?