20 Ekim 2008 Pazartesi

söz, nişan, kına gecesi, düğün laa laaaaaaa

Bu ara en çok duyduğum ve kullandığım kelimelerin sanırım hepsi evlilikle ilgili. Ne oluyor anlamadım, hiç bu kadar sık düğün, nişan, nikah, kına gecesi vs. olduğunu hatırlamıyorum. Durum sadece bende değil birçok insanda böyle, son günlerde düğünlerin sıklaşmasıyla ilgili epey bir şikayet duydum.

Kıyamet yaklaştı, duyum aldınız ve evlenmeden ölmek istemiyorsunuz, aynı zamanda bize de söylemek istemiyorsunuz herhalde?
Kadın ya da erkek nesli bir anda tükenecek, bunun duyumunu aldınız, tükenmeden hemen birini bulup evlenmek istiyorsunuz belki?
Ya da evlenmek olgusu tamamen tarihe karıştırılacak siz de hâlâ fırsat varken evlenmek istiyorsunuz?
Evet ben de farkındayım tahminlerimin saçma olduğunun ama bir anda etrafımdaki herkesin evlenmeye başlamasını aklım almıyor :s (sadece arkadaşlarım olsa "eh yaşımız geldi tabi" diyeceğim ama benden çok büyükler, benden çok küçükler vs. herkes evleniyor.)

Çocukluğumda en yakın arkadaşlarımdan biri olan Özlem'in nikahından bahsetmiştim yakın zamanda.
Geçtiğimiz hafta sonu Dali sergisinden çıkıp koştura koştura kına gecesine gitti bu bünye efendim. Merak edenler için söyleyeyim, rahmetli büyükbabamın rahmetli üvey halasının torununun kına gecesine gittim. (tavşanın suyunun suyu diye bir fıkra vardı, bu kadar uzun tamlama yapınca aklıma o geldi.)
Bugün de önce komşumuzun kızının nişanı vardı, gitmedim. (bunalıma giriyorum, kız benden 5 yaş küçük. Gümrükten mal mı kaçırıyoruz kuzum, ne bu acele? Bu yaşta evlenilir mi? 4-5 aydır sözlüler ama yaşlar reşit olmadığından evlenemediler, yazık.)

Annemin dayısının baldızının kızının kına gecesi vardı, ona gitmeyi tercih ettim. (akrabalık ilişkilerini uydurmuyorum, aynen yakınlığımız budur. sevdiğim sevimli bir kızdır kendisi, anne tarafımdan akraba olan herkesi severim neredeyse. o yüzden gitmek istedim.)
Gündüz okul sonrası alışveriş yapıp o yorgun halimle 6 cm civarında yüksekliği olan topuklularımı giydim, gittim. (demiştim ben topuklu ayakkabıya aslında alışkınım, nikah-düğün affetmem, giyerim.) İşin kötü tarafı 2 gündür sol ayak bileğimde feci bir ağrı var, üzerine basmakta zorlanıyorum, buna rağmen o ayakkabıları giydim, evet. Kadın milleti böyle ne yaparsın...

Memleketimin havalarına bayılıyorum sevgili okuyucu (bkz. Rumeli türküleri), insan yerinde duramıyor. Zamanında kurslarına katılıp, eğitimini almışlığım da var, (ilkokul 1. sınıf) hoca dizimin arkasını sopayla dürtmek suretiyle kır şu dizlerini böyle oynanmaz der dururdu, bir kaç ay içinde tüm estetik hareketleri kapmıştım. (Makedonya göçmenlerinin çoğunlukta olduğu bir semtte oturunca okullarda da sadece rumeli halk oyunlarını öğreten kurslar oluyor tabi.)

Kalmış efendim içimde ne yapayım, seviyorum, ama bu sevgi kına gecesinde hopidik hopidik oynamayı da sevmek anlamına gelmiyor tabi. Ne yazık ki sağ kolumdan biri sol kolumdan biri tutup çekince kendimi oynayan kadınların arasında buluverdim yine :D
"Ama, ama, bileğim, basamıyorum, acıyor" dediğimi kimse duymadı ve bir sağa bir sola gittik, geldik. Sonuç ne mi? Sol bacağım sargılı durumda şu an :)
Bu tip organizasyonların en sevimsiz taraflarından biri de "darısı başına" cümlelerine cevap vermek zorunda kalmak. Sevimli bir teyze "darısı başına" diyor, yüzünde salak bir gülümsemeyle bakakalıyorsun. "Amin" desen olmaz, evlenmeye meraklıymış gibi; "yok ben evlenmeyeceğim" desen olmaz, durduk yerde kadının yüreğine indirmeye ne gerek var, ne desem bilemiyorum öyle anlarda.
Aptal bir gülümsemeyle bakıyorum sadece.

Erkek tarafının akrabalık ilişkilerinin bizimki kadar gelişmiş olmayışı ve adetleri pek fazla sallamayışları nedeniyle sadece 2 kişi vardı o taraftan. Hayran hayran izlediler "ah ne güzel, bizde yok böyle şeyler" diyip durdular. Biz kız tarafı olarak "kızımızı veriyoruz" diye hopladık, zıpladık.
Bu tür adetleri vs. çok yakından görerek yaşayarak büyümüş bir çocuk olarak başkalarının düğününe gittiğim için şikayet etsem bile içten içe seviyorum aslında. Bu ülkenin kültüründe yer alan sevimli şeyler bunlar...
Şuraya yazıyorum, yarın bir gün evlenmek durumunda kalırsam kına gecem 5 gün sürecek efendim. Evlenmeyle ilgili herhangi bir organizasyonuna iştirak ettiğim herkesin listesi beynimde, zorla hepsini getireceğim tek tek. Nereli olduğunuz umrumda değil, Rumeli oyunlarını kafanıza vura vura öğretirim. En zorlarını öğrenmeseniz de olur ama en az 3 oyun herkes öğrenecek.
Düğünleri sevmiyorum, düğün masrafı yapmak yerine İtalya'ya gidip geliriz pekâlâ, ama kına gecesi başka, hiç affetmem, yaparım. (uçan da kuşlara malum olsun ıdı vıdı diyen türküye kılım, daha eğlenceli bir şeyler söylersiniz bana.)
aaaaa boşuna mı gelip gidiyorum düğünlerinize, kına gecelerinize, nişanlarınıza vs.
Her şeyin bir karşılığı var!

6 kişi de demiş ki:

beenmaya dedi ki...

dali'den kına gecesine ha bak bu pek iyi olmuş yahu :))

CaRtMaNtR dedi ki...

Karadenizli bir ailenin mensubu olarak gelecekte teker teker evlenecek olan kuzenlerimin düğünlerinde beni en son altım bezli ve suya gagu derken görmüş akrabaların hatırladın mı beni diyen tavırları ve buna ek olarak takım elbise giymem gibi sorunlardan dolayı zorlanırım diyordum. Buradaki örnekleri görünce bu oyun cehenneminden kurtulmak için arka masalara komando tekniği ile kaçmayı öğrenmem gerektiğini idrak ettim :D

Aslında mis gibi meyve suyuna votka katılıp en fazla kasap havasının oynandığı minimal bir düğünde bende eğlenebilirim gibime geliyor ama yinede emin değilim :D

cesetizleri dedi ki...

bekar arkadaşım kalmayacak yakında ve alt tarafı 22-25 arası bunlar..
ben de evlenirim yakındır :)

diamandi dedi ki...

pek çok rumeli oyunu ile damat oyunu için söz veriyorum :P :)kına gecesi için olmasa bile düğünde düşünürüz... bende güçmeni beyaf :) itinayla bilmeyenlere de öğretilir :)

sLn dedi ki...

anlaştık :)) planlı programlı bir oğlak burcuyum ben, önümüzdeki 30 sene için bir evlenme planım olmasa bile ya olursa diyerek şimdiden davetli listesi hazırlamaya başlıyorum :p listeme ekledim seni :p

diamandi dedi ki...

oo tamam ama 30 yıl içinde şimdi olmayan atletikliğimi kaybedersem karışmam :D

Yorum Gönder

Var mı ekleyeceğin bir şey?