31 Ekim 2008 Cuma

Yine rüya..

Rüyamda gördüm dün gece...
Alakasız bir yerde karşılaştık, görünce çocuklar gibi sevindim.
Nasıl da özlemişim...
Heyecanla gittim yanına, gülümsedim.
Bakmadı bile.
Ne oldu dedim.
Kızmış bana, aramıyormuşum hiç.
Bahaneler uydurmaya çalıştım, "ama arayamadım ben..", dinlemedi.
Kızmıştı, bakmadı bir süre yüzüme.
Yumuşadı sonra, sanırım epey bir ağladım rüyamda, kızmış bana diye.

Uyandım, aramak istedim, arayamadım işte yine. Nereden nasıl ulaşacağımı bilmiyorum ki..

Lise yıllarımın çok yakın arkadaşlarından biriydi rüyamdaki.
Hani bazen hayatınıza öyle güzel insanlar girer ya, bir dostta ya da bir sevgilide isteyebileceğiniz herşey vardır o insanlarda. Gitmek zorunda kaldıklarında ya da gitmek istediklerinde çok acıtırlar hani, istediğiniz gibi biri olduğu için sevmezsiniz onları belki, bir sebebi yoktur sevginin ama başka insanlarla o boşluğu dolduramayışınızın bahanesi bellidir artık.
Onlar.

Her dediğimi anlayan insanlarla yolum kesişmeseydi eğer, şu an daha iyi olabilirdim insan ilişkilerinde. Bu kadar yüksek olmazdı kesinlikle beklentilerim. Daha kolay olurdu arkadaşlık ilişkilerimi yürütmek mesela. Ama olamıyor işte. Dünyanın bir yerlerinde hâyâl edebileceklerimin en iyisi olan insanların varlığını bilirken ve o insanlarla bir şeyler paylaşmışken, önüme gelen herkes "cnm arkadaşım" olamıyor mesela. İhtiyacım bitene kadar herkesle arkadaş olurum, herkesin yüzüne gülerim, arkasından çok pis iş çeviririm moduna geçemiyorum. Çünkü biliyorum ki aslında arkadaşlık denen şey sahiden güzel bir şey ve son zamanlarda karşıma eskisi kadar fazla çıkmıyor oluşu benim şanssızlığım. (hâlâ çıkıyor ama eskisi kadar değil.)

Ama artık kovalamıyorum biliyor musunuz.. Umursamaz bir insan oldum diyorum ya, bu konuda da öyleyim. Tepkisiz kalmayı tercih ediyorum.

Kavga etmiştik bir gün, konuyu hatırlamıyorum. Konuşmuyoruz birbirimizle. Tenefüste sınıfın penceresinden bakıyorum, bizimki ortalarda yok. Birkaç dakika sonra baktım yanıma geldi pencereye. "Ne istiyorsun" der gibi baktım, ama tek kelime etmedim. Çikolata aldım sana dedi. Kantine inmiş ikimize de benim en sevdiğim çikolatadan almış gelmiş...

Neredeyse 7 sene geçmiş üstünden, ama aklımdan çıkmamış o gün...
Tuhaf oldum dün gece öyle görünce.
Kızmıştı aramıyorum diye, uyandım yine aramanın bir yolunu bulamadım..

2 kişi de demiş ki:

Cem Akkilic dedi ki...

Çok güzel bir yazı. Teşekkürler paylaşım için.

buraneros dedi ki...

“Bilinmesin;yalnızlık biraz da,
her şeyi bilmenin ta kendisidir.” demiş Hasan Ali Toptaş:))...Ne yazıkki zaman ilerledikçe sen yüklendikçe,donandıkça herkeslerin arkadaşı olma noktasında sorunlar yaşamıyorsun ama kendi gelişiminle birlikte farkındalıkların da arttığı için herkesi kendi anlamlandırdığın, tanımladığın arkadaş sözcüğünün kocamanlığının içine sığdıramıyorsun sln...Normal bir durum bu yani;) Dünya aynı dünya ama sen büyüdükçe seninle doğru orantılı olarak büyüyemiyor diğer insanlar malesef,çocuk kalabalıklarının ,saflıklarının temizliklerinin tersine, çirkin iki yüzlü ve sığ insan sayıları çoğalıyor etrafta:))

Yorum Gönder

Var mı ekleyeceğin bir şey?