1 Kasım 2008 Cumartesi

aşk üstüne


Aşk üzerine yazacağım bugün. Normalde dikkatinizi çekti mi bilmem ama kaçınırım yazmaktan. Hatta kelime olarak da sevmem kendisini. Çevremdeki insanların "aşk" adını verdikleri şeyi göre göre kendisine olan tüm saygımı yitirdim. Hem tek bir kavram nasıl bu kadar farklı şeyi karşılayabilir ki? Bana göre farklı, sana göre farklı, diğerine göre farklı...


Sadece kişiden kişiye değişmiyor ki hem. Bana 3 yıl önce ifade ettiği şeyle bugün ettiği arasında öyle büyük fark var ki... Kendi sözlüğümde aşk maddesinin karşısına yazabileceğim bir tanımım yokken, fikrim günden güne değişmekteyken başka insanların aynı şeyi düşünmelerini bekleyemem elbet. Aramızın bozuk olduğu kelimeler vardır, sevmem kullanmayı... Sağımda solumda insanların verdiği anlamlar benim için o kelimenin anlamını yitirmesine neden olur bazen. Olur işte öyle şeyler...

Yine de bahsedeceğim insanların aşk dediği ama benim uygun bir isim bulamadığım şeyden...

İki arkadaşım var. Kız olan Y olsun, erkek olan Z. Y aşık Z'ye, ama Z, Y'ye karşı bomboş. İkisi de arkadaşım ama bana yakın olan Z. Geçenlerde Y Z'den öyle bir bahsediyordu ki sanırsınız Z insan değil... Dünyanın en muhteşem varlığı, her konuda her şeyin en iyisini o bilir, muhteşem demek yetersiz kalır bizim Z'yi anlatmaya... Oysa benim arkadaşım Z gayet normal bir adam, Y herşeyin en iyisini bildiğini düşünüyor ya Z'nin, işte benim arkadaşım olan Z aslında zerre kadar şey bilmez bahsi geçen konularda. Ama benim arkadaşım olan Z'yle, Y'nin aşık olduğu Z bir değil ki...

Birini seçiyoruz kendimize, düşünmeye zorluyoruz kendimizi her an, kafamızda kurdukça kuruyoruz, kurdukça kuruyoruz, dünyanın en muhteşem insanı yapıyoruz onu. Dünyada kimse onun kadar güzel bakmıyor, kimse onun kadar güzel gülmüyor sanıyoruz. Halbuki herkes için birileri dünyanın en muhteşem varlığı di mi? Kimileri aşk diyor işte o kafasında büyütme mevzusuna, ben en sinir bozucu halimle direkt "kafasında büyütme" diyorum. Ha bunun bir büyü değil de sadece kendi isteğimiz sonucunda gerçekleşen bir durum olduğuna inanmak insana farklı etkiler yapıyor mu derseniz, cevabım hayır olur. Evet beynimde büyütüyorum ben demek o beyinde büyütülen insanı sıradan biri yapmıyor. Yine en güzel o gülüyor...
(Luisgé Martin Tedirgin Aşklar'da der ki: "Biriyle özdeşleştirdiğimiz erdemlerin yalnızca hissettiğimiz aşkla ilgisi vardır.")

Çoğumuzun yaptığı bir şeydir "ıyyy bunun nesini beğenmiş" tepkisi vermek. O onu benim gördüğüm şekilde görmüyor ki, keza senin yanındaki de sadece sana güzel, senin "ıyyy" dediğin adam da belki sizin için söylüyor aynı şeyi, olamaz mı yani..

Şizofrenlerin iyileşmesinin ilk adımının gördüklerinin gerçek olmadığını kabul etmek olduğunu duymuştum ya da okumuştum bir yerde. (belki de "a beautiful mind" filmindedir. Hatırlayamadım şimdi.) Hasta olduklarını kabul ettikleri saniye başlarlarmış iyileşmeye, ne kadar doğru bilemem. Şizofreniyle aşkın ilgisi nedir derseniz o apayrı bir yazı konusudur, bence benzerlikleri var. İkisi de bir tür hastalık değil mi hem? Aşk birini beyninde büyütüp yere göğe sığdıramama hali diyorum, herşey beyinde başlıyor beyinde bitiyor diyorum, romantik masallar uydurmaya gerek yok diyorum ve kabulleniyorum hasta olduğumu. Ama işin tuhaf tarafı hastalığı kabullendikçe daha çok hasta oluyor sanki insan...

Arkadaşlarımdan bahsediyordum. Demedim Y'ye hiçbir şey... Ne denir ki hem? Biri bana "yok o senin sandığın gibi değil" dediğinde bunu söyleyenin kafasını kırmak isteyen ben değil miyim hem? Durum böyleyken başkasına gidip böyle söylemek ikiyüzlülük olur...

Günlerden bir gün bir arkadaşımla konuşuyoruz, X kişisi bir şey yapmış, savunulacak hiçbir tarafı yok, ama kötü de diyemiyorum ki... Sakinleştirmeye çalışıyorum arkadaşımı.

"Ama o da böyle biri ya, böyle kabul etmek lazım, tamam yaptığı yanlış olabilir, evet kızmaya hakkın var, sen istersen söyle, ben kızamıyorum" benzeri şeyler söylüyorum.
Cevap geliyor arkadaşımdan:
"Sen aşıksın ama ben değilim ki!"
..

(yazarken hiç düşünmediğim bir anlama gelmiş bu yazı yine, uyarı üzerine bir açıklama yazalım. efenim y ve z kod adlı kişilerle bana son cümleyi söyleyen arasında herhangi bir bağ yoktur, birbirlerini tanımazlar bile :) ayrıca o cümleye kızmışım gibi olmuş ama o cümle söylendiğinde 10 dakika gülmüştüm :D sinirlenmişim gibi anlaşılmasın.)

7 kişi de demiş ki:

babegazelle dedi ki...

komple duygalara tercüman bi yazı olmasına rağmen şu cümleye takıldım kaldım,sanırım son zamanlarda duyduğum en doğru şey:Ama işin tuhaf tarafı hastalığı kabullendikçe daha çok hasta oluyor sanki insan...Hatalar mı çekici acaba?

beenmaya dedi ki...

aşk...seninde dediğin gibi tanımı olmayan bir kelime aslında. ve belki de bu yüzden ona hep bir anlam yüklemeye, hep tanımlamaya çalıştığımız için bu kadar kolay tüketiyoruz ya zaten...

özer bal demiş ya: "sana yüklediğim anlamları senmişsin gibi düşünme aldanırsın. sen o anlamlarda sadece bende varsın. ben seviyorsam sen bahanesin" diye...işte yüklenilen anlamlarla o anlamların karşılığı olan gerçeğin dengesi çok önemli. o denge bozuldu mu (ki zaten kurulamıyor kii doğru dürüst) herşey bozuluyor işte. aşk yok deniyor acıtıyor deniyor bütün suç aşka atılıyor. aşk var aslında ama biz yaşamasını bilmiyoruz gibime geliyor...

sLn dedi ki...

@babegazelle
var bir şey ama çözemedim ben de :) insanoğlu tuhaf tabii :)

@beenmaya
sanırım en doğrusu kurcalamamak. en doğal haliyle güzel, hani gerçekliği tamamen bir kenara atıp başka bir boyutta devam ediyorsun ya hayata,güzel olan o galiba :)
adının ne olduğundan tam olarak emin değilim, nasıl bir şey olduğundan da emin değilim ama insanları bu hâllere düşürebilen bir şey için "yok" demek haksızlık olur gibime geliyor. galiba en güzeli isim vermeye çalışmamak..

http://busuruksoylemler.blogspot.com/2008/10/blog-post.html

b.a dedi ki...

sevgili vudu sevgili görl
kıçımı kaldırıp anca yorum yazıorum
ve işin en acı yanı sen bu satırları okurken ben gene ders çalışmıyor olacaımdır

belki de aşk senin de dediğin gibi abartmaktan, gözde büyütmekten, onun geğiriğini bile melodik bir şekilde duyup (tamam bu şekilde ifade etmedin ama böyle deneyim yaşamış olanlağğ olabiliğğ aramızda), onun burnundan çıkanları sürrealist bir eser olarak görmekten ibarettir

ayrıca bi de ne var biliyo musun
çok iğrendim kendimden...

b.a dedi ki...

ay bloğumun adresini vermişsin bir nevi reklam oldu
şuan gördüm...
minnetim kabağğdı...

sLn dedi ki...

sana uffffff diyorum başka da bir şey demiyorum, midem bulandı bee, gitti bitti romantizm falan yalan oldu her bir şey :D

ღ.♥.ღ pinkzorro ღ.♥.ღ dedi ki...

aşk...olsa ne güzel olur

Yorum Gönder

Var mı ekleyeceğin bir şey?