9 Kasım 2008 Pazar

karamel

Lipton'un karamel aromalı çayını pek severim. Diğer markaların üretip üretmediğinden emin değilim, zaten çaylar da markadan markaya değişiklik gösterir. Biri kuşburnu çayını güzel yapar, biri portakalı, biri karameli vs.

Lipton da karameli güzel yapar işte. Ben yıllardır her içişimde yanında karamelli kek yemeyi isterim ama tembel olduğum için markete gitmeye üşenirim, "neyse bir dahakine artık" der geçerim.

Az önce de kendime çay yapmaya kalktım, elimi kuşburnuna attım, vazgeçtim, portakal-limon aldım elime o ara karameli gördüm ve onda karar kıldım. Çayımı yaptım geldim masama oturdum ki halamın birkaç gün önce bizim için stokladığı kekler geldi aklıma. Uzun uğraşlar sonucu karamelli kek de buldum :D (dankek magma karamel)

ve mükemmel tada ulaştım :D

Karamelden nefret eden insanlar biliyorum, şimdi o nefret edenler "ıyyyy" diyor olabilirler, desinler. Damak zevki denen bir şey vardır, senin sevmediğine ben bayılırım, senin bayıldığından ben nefret ederim, doğal şeyler bunlar ;) (haa ben bir şey yerken "ıyyy nasıl yiyorsun onu yaaa" diyeni dövmek isterim o ayrı mevzu!)

Ohhh mutlu oldum be, yaşasın yemek yemek! Bu mutlulukla ders çalışacağım şimdi ben, hayat ne güzel di mi?

Kadıköy'deki serimize bir galibiyet daha ekledik, bir daha mutlu oldum ;) Keyifli bir gün bugün.

İçeceklerden bahsetmişken bugün gazetede gördüğüm bir haberden de bahsetmek istiyorum. Kopi Luwak denen bir kahve türü vardır bilir misiniz bilmem. Ben The Bucket List filminde duymuştum. Özel bir tür kedi kahve çekirdeklerini bütün olarak yutuyor, çekirdekler midesinde bir tür fermantasyona uğruyor. Daha sonra bizim pisicik kahve çekirdeklerini çıkarıyor tabi doğal yollarla. Çekirdekler temizleniyor, dışkıdan arındırılıyor yani ve kahve yapılıyor. Filmde duyduğumda benim de midem bulanmıştı. Bu bahsi geçen kahve Türkiye'de de satışa sunulacakmış yakın zamanda, fincanı 66 ytl. Mide bulanması kısmını filmde yaşadım, atlattım, bitti. Şimdi de bu ülkede bu kadar aç insan varken birilerinin bir fincan kahveye 66 ytl vermesini düşünüyorum. Siz bana bakmayın, ben düşünürüm öyle :-/

The Bucket List'ten:

[Carter hands Edward an article about Kopi Luwak, Edward's favorite coffee.]
Carter Chambers: Read it.
Edward Cole: [reading] Kopi Luwak is the world's most expensive coffee. Though for some, it falls under the category of "too good to be true." In the Sumatran village, where the beans are grown, lives a breed of wild tree cat. These cats eat the beans, digest them and then... defecate.
[
pauses]
Edward Cole: The villagers then collect and process the stools. It is the combination of the beans and the gastric juices of the tree cat that give Kopi Luwac...
[
Carter starts laughing]
Edward Cole: ... its unique flavor... and aroma. You're shitting me!
Carter Chambers: [laughing] Cats beat me to it!
[
Carter and Edward both laugh hysterically.]

3 kişi de demiş ki:

pRncfRn dedi ki...

Ben de çok severimm ama az şekerli karamel! :)

Vanilyalı çayı da içmeni tavsiye ederim bu arada, harikadır!

sLn dedi ki...

konu bitki-meyve çayları olduğunda her türlü yeni tada açığım, (beğenmeyip elediklerim de oldu tabi bol bol) ilk fırsatta vanilyayı da denerim :))

diamandi dedi ki...

açlık neden oluyo ki zaten... birileri 66 lira verince kahveye 250 lira verince bi tişörte e o paralarda bi güzel ülkemizin sermayesi olmadıgı için gidince dışarı.. bakıp ağlamak kaldı bize yine...
milli kahve de neymiş dediğinizi duyuyorum sanki ama milli olmak kahvede değil kahveye verilen parada... bide sömürge değiliz işte işte .... :))

Yorum Gönder

Var mı ekleyeceğin bir şey?