7 Kasım 2008 Cuma

Uykusuz gecelerden biri


Uykusuz gecelerden biri...

Bazen uyuyup bir daha asla uyanmamak istiyor insan, bazense hiç uyumamak!

Sokaklar sessiz, sakin, bomboş. İstanbul bomboş!
Her gün yüzlerce insan görüyor olabilirim sağda solda ama varlıkları zerre kadar ilgilendirmiyor ki beni.
Kimse yok İstanbul'da! Ben bile bedenen dolanıyorum etrafta, ruhum başka yerde, ötesi yok!

Tuhaf rüyalar görüyorum, tuhaf şeyler düşünüyorum, tuhaf hislere kapılıyorum... Sormak istediğim milyonlarca şey olsa da susuyorum. Nefret ettiğim durumlar, haz etmediğim insanlar karşısında bile gıkımı çıkarmak gelmiyor içimden. Alışkın değilim bu kadar umursamaz olmaya...

Hani herşey olacağına varırmış ya, ben de oturmuş bekliyorum herşeyin olacağına varmasını...

(birkaç gün önce, sabaha karşı..)

5 kişi de demiş ki:

pRncfRn dedi ki...

'Uyuyamıyorsan, denemeyi bırak' diye bir sözü var İngilizlerin :D

sLn dedi ki...

zorlamıyorum ben de, sabaha kadar tavanı izliyorum, güneş doğmaya başlayınca karşı binada gölgeleri izliyorum falan :D arada kuş sesleri geliyor.. aslında o saatler günün en güzel zamanları, ben de o saatleri kaçırmamak için uyumuyorum zaten derdim ama kimsenin inanmayacağını düşünerek demiyorum :))

pRncfRn dedi ki...

Niye çok da güzel olur, bir gün denesen ya? :)

buraneros dedi ki...

Sen lafını ortaya koy isteyen gelir alır istemeyen bırakır kaçar:))...Ben aldım mesela çünkü günün o saatlerinin keyfindeyim, elimde kahve kokusu:)

CaRtMaNtR dedi ki...

Güneşin doğduğu saatler gerçekten en huzulu ve en sakin saatlerdir fakat insan yorgun ve uyumaya ihtiyacı olduğu anlarda o saatlerde uyumuyorsa bir süre sonra o anlar o kadar huzurlu gelmeyebilir :D

Bu uykusuzluk konuları bana hep Fight Club'ı hatırlatır aslında. Edward Norton'un yarı baygın tv izlemesini filan hatırlarım. :D

Yorum Gönder

Var mı ekleyeceğin bir şey?