14 Aralık 2008 Pazar

Disco kralı, 90'lar ve çocukluğa dönüş!

Gün boyu bilgisayar başında powerpoint sunusu için abuk sabuk resimler aranır (gugıl analitik şeysinizde görürsünüz bu ay beni belki.) "Jakobson'a göre dilin 6 temel fonksiyonu" drama eğitiminde ne işe yararmış konusu üzerine bir sunu hazırladığımız için sürekli tablolar, şemalar çıkıyor, oysa bizim hocamız manyak öğretmen görüntülerinden hoşlanıyor. Her neyse, her yönüyle sıkıcı günler geçiriyorum bu ara. Bütün günümü de sunu hazırlamak için bilgisayar başında geçirince, gecemi sakin sakin kitap okuyarak bitirmeye karar vermiştim...

Saat 11.3o gibi kendimi tv karşısında bulduğumu hatırlıyorum, geceye dair en son hatırladığım şey sabah 4'te program bitmesin diye dua ettiğimdi :s

Disko Kralı'nın 9o'lar gecesi vardı dün gece, şu sinir bozukluğu haliyle bu kadar güldüysem bir de keyifli zamanlarda kimbilir ne kadar eğlenceli olabilirdi :)

Bizim gençliğimizde şöyleydi böyleydi hikayelerine girmek için hâlâ çok gencim :) Ama sanırım 2ooo'lerde çocuk olanların 8o'ler ya da 9o'lar kadar anlatacak şeyi olmayacak çocukluklarına dair. Pazar günü ailece oturup aynı diziyi izlemenin, hatta tüm Türkiye'nin deliler gibi aynı diziyi izlemesinin ne demek olduğunu bilmeyecekler mesela. Artık babalar salonda bir şey izliyor, çocuklar kendi odalarında... Digiturk var d-smart var, dolayısıyla istemediğiniz kadar da kanal var. Biz sadece trt izleyerek yaşadık be, star vardı ama çekmezdi öyle her yerden. Uydu falan hak getire tabi o zaman.. Hâlâ duyduğumda çok eğlendiğim ya da neşelendiğim müzikler yapılırdı o dönem, şimdi o kadar çok insan müzik yapmaya çalışıyor ki takip etmeye imkan yok. Bir melodinin üzerine birbirine benzeyen sözler yazarak 3 albüm yapan insanın milyonlarca hayranı var şu an bu ülkede. Eskiden de komik şarkılar vardı tabi ama şöyle bir kıyaslayınca "bu dönemki kadar kalitesiz değildi be" demekten kendini alamıyor insan...

Bu ülkede her türlü ortamda her şarkısına eşlik edilebilecek iki insan vardır benim gözümde, biri Sezen Aksu, biri Hakan Peker. Sezen Aksu hayranı olmayabilirsiniz, ama Sezen Aksu'nun şarkılarından muhakkak ezbere bildiğiniz vardır. (çoğunu ne ara nasıl ezberlediğimi bile bilmem, ama şarkıları ezbere bilirim.) Hakan Peker de öyledir işte. Doğduğumda o ikisinin şarkıları beynimde vardı sanki, hiç ezberlemedim, hep biliyordum gibi :D

Barbaros Hayrettin bir neslin psikolojisinin bozulmasında önemli bir etkendir hep söylediğim gibi, ama adam aslında ciddi, aklı başında bir insanmış :)

Harun Kolçak'ın değişimi beni gülmekten öldürdü, gülmekten yerlerde süründüm desem abartmış olmam :))

Yonca Evcimik'ten bahsetmeye gerek yok, benim yaşıtım olan kızlar arasında onun hayranı olmamış insan sayısı bir elin parmaklarını geçmez muhtemelen :D Abone dansı yaparken çekilmiş fotoğraflarım var benim, sanırım 7. yaşgünümde. Dün gece abone dansı yaparken hatırlamak için çok çaba sarfettim ve hatta zaman zaman dansa eşlik bile ettim :D

Geldik en önemli kısma, Burak Kut'a :))
Kendisi aşık olduğum ilk erkek olmakla birlikte beni ağlatmış ilk erkektir :) Şimdi fan sitesinden tarihleri kontrol ettim de doğru hatırlıyormuşum. Tam olarak 8 yaşındaymışım ilk defa aşık olduğumda :)) Hafızamdan tamamen silmişim nasıl olmuşsa, bir süredir Burak Kut diyince "komple komple komple tikkyiz" diye şarkı söyleyen bir adam geliyordu gözümün önüne, dün gece şöyle bir 8 yaşıma gittim geldim, o zamanları hatırladım...

Okan Bayülgen haklı, yüzüne bakılacak gibi değilmiş o dönem kendisi :D

Beni nasıl ağlattığını da anlatayım. 94'ün Ağustos ayındayız, Burak Kut'un Gülhane Parkı'nda konseri var. Biz de o gün yan komşumuz olan aileyle birlikte Gülhane Parkı'ndayız. Ben çıldırıyorum tabi görmek için. Konsere yarım saat kala ailenin kızının huysuzluğu tutunca eve dönmek zorunda kaldık, hâlâ inat olsun diye yaptığını sanıyorum. O zaman başlamışımdır herhalde "beni kimse anlamıyor" isyanlarıma.

Neyse eve geldik, benim sinirim de uzun bir süre geçmedi tabi. Hatta şimdi düşününce yine sinirlendim bak :D Takip eden birkaç gün boyunca gazeteden kestiğim Burak Kut resimlerine bakıp gizli gizli ağladığımı hatırlıyorum göremediğim için. Bu da gülümseyerek hatırladığım anılardan biridir :) Kasıtlı yapmamış olsa bile kendisi beni ağlatmıştır zamanında :D

96'da ikinci albümünü çıkardığında da sevgim aynen devam etmiş, ama 97'de 3. albümünü çıkardığında benim müzik zevkim değişmeye başlamış olduğu için kendisini dinlemekten vazgeçmiştim.
Şu an fırfırlı gömleği, kalpli kol düğmelerine rağmen eskisinden daha hoş bir adam olmuş tabi ama şu anki haline bakınca pek bir şey hissedemiyorum :)) Aslında siteden albüm kapağına bakıyorum da hoş falan değilmiş :s Dün akşam çocukluğuma dönünce o bile gözüme hoş göründü demek ki :p

Aaa bir de kıskanmak kelimesi kendisiyle birlikte dahil olmuştur hayatıma :D Sene yine 94, gazetede bikinisiyle uzanmış iğrenç barbie sarısı saçlarıyla bir abla anlatıyor "Burak bana çok aşık" diye. İsmini hatırlamaya çalışıyorum, bir Ebru geliyor aklıma ama emin değilim, soyadını hatırlamıyorum. Haberin başlığı "Sev dedi gözlerim". Abla mavi gözlü, mavi göz çok az insana yakışır, o da yakışmayanlara dahil. (Hâlâ mı kıskançlık be sLn, yuh!) Gözleri öyle güzelmiş ki Burak bunu görür görmez aşık olmuş ama bu yüz vermiyormuş. Aynen bu ifadelerle anlatmıştı, dün gibi aklımda :)) Acaba mavi gözlü insanlardan (istisnalar var tabi) hoşlanmama durumum o zaman mı başlamıştı 8-)

Kıskanmak dedim ama öyle arkadaşlarını başka arkadaşlarından kıskanan ya da ne bileyim "onda x var bende de olsun" türünde kıskançlıkları olan biri değilim tabi. Burak Kut'u manken kızdan kıskanırdım, Johnny Depp'i kıskanırım Vanessa'yla bir arada görünce vs. Kıskanmanın temel şartı aşk yani :D

Geceye gülme krizleriyle başladık, sabaha doğru gülme krizleri yerini hüzüne bıraktı biraz... Ama kesinlikle son zamanlarda geçirdiğim en keyifli saatlerdi!

Güzel bir şarkıyla bitirmek istiyorum yazımı:

Yalnizliklardan yoruldum usandim
Sensiz gecelerden sikildim bunaldim
Simsiki saran atesi gözledim
O simsicak bakan gözleri özledim
Tutusur anilar uykusuzlugumda
Yetisir sevdalar umutsuzlugumda
Bin korku sarar senin yoklugunda
Yanginlar çikar susuzlugumda.
Askina yürüyen sesimi duyuyorsun
Gittikçe büyüyen dert oluyorsun
Sana soyluyorum farkinda misin ama
Seni seviyorum ah biliyorsun


:D

(eski kliplerine baktım da youtube'tan, "gün batımı" şarkısının klibinde tamirci olmuş bizimki. Klibinde tamirci olanlara karşı özel bir ilgim olabilir, bununla birlikte 2 oldu. Bir düşüneyim bakayım başka var mı :D )

16 kişi de demiş ki:

melankolikdeli dedi ki...

hep söylemişimdir 80'ler ve 90'ları yaşamamış insan, eksik insandır diye (:

starın ilk hali magic box sonra tele on'du (:

burak kut'un sözlerini yazdığın şarkısı da (benimle oynama) kral tv'nin yayın hayatında çaldığı ilk şarkıdır (:

dün göz attım ben de birazcık programa. barbaros hayrettin, rüya ersavcı filan görünce cidden yaşlandığımı düşündüm (:

melis sökmen'den "maçka", tarkan'ın "kıl oldum abi"si, harun kolçak'ın "gir kanıma"sı, fatih erkoç'un "oynatmaya az kaldı"sı (:

hey gidi günler hey (:

sLn dedi ki...

"hey gidi günler" muhabbeti için henüz genç olduğumu sanıyordum ama galiba erken yaşlandım biraz :)

dün izlerken epey düşündüm de şahaneymiş o günler be :D

melankolikdeli dedi ki...

nüfus kağıdı önemli değil bizim ruhumuz genç :D

sLn dedi ki...

nüfus kağıdımda henüz sorun yok ama ruhta biraz arızam var galiba :D

CaRtMaNtR dedi ki...

Dün akşamıki programı izleyip bir tek geçmişe doğru bir gidip gelen benmişim sanıyordum. Ammada bencil bakmışım olaya :D

Benim izlediğim kısımda gösterilen kliplerde Sibe Alaş'ın adamını aramıştı gözlerim. Bizimkiler dizisi kadar Kaygısızlardanda bir sahne olsaydı ne güzel olur dedim birde. :D

Neyse böyle uzadıkça uzar ne hale geldiğimi uzun uzadıya yazdım zaten burdada lafı tekrar uzatmayayım :D

sLn dedi ki...

yok yok kesinlikle yalnız değiliz :D

t.u.b.a dedi ki...

ilk defa disko kralını o kadar saat izledim. ilk saatinde uyurdum normalde. çok güzeldi :)

Portakalmavisi dedi ki...

Güzel bir programdı bende izleyebildiğim kadarıyla o zamanlara gittim sanki...Geçmişteki samimi iletişimin yerini alan yalnış ve fazlasıyla hayatımıza sokulan teknolojiden gene nefret ettim...Biz bir karar aldık mesela artık bayramlarda sadece mesaj çekmiyoruz birbirimizi ciddi ciddi arıyıp ev oturmaları yapıyoruz...Ve okadar eğleniyoruzki kös kös evde kitaba ,pc ye gömülmektense konuşacak ne çok şeyimiz olduğunuda böylelikle anladık zaten...Bilipte bir yanlışı sürdürmemek lazım değil mi ???

ne ben olabildim ne de başkası dedi ki...

çok güzel bi programdı gerçekten. biz de kardeşimle hem eğlendik hem duygulandık.
gerçi o abone dansı yapmadı ama ben tabii ki tv karşısında delirdim abone çıkınca:):)
bi de gerçekten o zamanlar çıkanlar müzisyenlermiş gerçekten. şimdiye baksana:):)

Bilgicelli dedi ki...

Disco Kralını bende takip ederim.Bu hafta çok anlamlı bir programdı.Şarkılarını ezbere bildiğimiz ama ismini dahi hatırlamadığımız bir çok insanı tanıttı.Meğer pop müzikte de kalite olabiliyormuş...Paylaştığın için teşekkürler...

sLn dedi ki...

@ portakal mavisi
oturduğumuz yerde söylenip duruyoruz ama iş icraate gelince herkes kenara çekiliyor nedense :-/ umarım biz de benzer kararlar alıp uygulamayı başarabiliriz bir gün :)

@ne ben olabildim ne de başkası
şu an pop müzik deyince çok kalitesiz şeyler geliyor aklıma, ama o dönem sahiden çok başarılı şeyler yapmış insanlar. yıllar sonra oturup yeniden izlemek/dinlemek büyük keyif :)

@ bilgicelli
pop müziğin de kaliteli yapılabildiğinin örneklerini canlı canlı izledik dün gece, hem de hepsi bir arada :))

Üfürükten Prenses dedi ki...

muh-te-şem bir yazı olmuş..
disco kralını hiç izlemedim,hiç ama dün mucizevi bi şekilde pc'yi kapattım televizyonun karşısına geçtim senin de dediğin gibi saat 4 gibi program bitsin diye dua ediyordum..

harikaydı,çocukluğuma gittim defalarca,neler hatırladım ,neleri özledim,o.bayülgen'i ilk kez böylesine efendi gördüm..

o dönem bütün şarkıları ezbere biliyorum hala bunu farkettim,harika bir geceydi..

yonca evcimik konusunda ise haklısın şimdi 20li yaşlarında olup ona o dönem hayran olmayan kız çocuğu yoktur,ilk aldığım kaset onun kasetidir..ben "kendine gel" adlı şarkının dansını yapardım evde defalarca..

off ya yaşlandık,ya da kolay kolay herkese denk gelmeyecek yıllarda yaşadık çocukluğumuzu?

ben mutluyum bundan,bence şanslıyız..

sLn dedi ki...

@ Üfürükten prenses
Okan Bayülgen şahane bir iş yaptı dün gece :) gerçi kendisi de en az bizim kadar mest olmuş durumdaydı program süresince...

babegazelle dedi ki...

ya ben de bayıldım programa çocukluğuma gittim anaokulunda müsamerede yonca evcimikl olduydum o yıllar aboneyim aboneyle o alan canlandı gözümde hey gidi yıllar biz de yaşlandık bee oldum,ama 90lar pop benim hala favorimdir :)

Perko dedi ki...

Çok keyifli bir yazı olmuş 90'ların
kenarına köşesine yetişmiş olsam da o melodileri duyunca ben bu şakrıyı biliyorum ya falan diyorum.
Özellikle Yonca Evcimik çok iyiydi.Bi yazımda da söylemiştim o yaşta liseli kız rolünü bu kadar iyi yaptığı için tebrik etmek lazım.

idil Ttotay dedi ki...

İzlediğim en harika tv programıydı.. başindan sonuna kadar izledim içli içli.. Çocukluğuma daldım çıkamadım sabaha kadar.. Muhteşemdi yaa...

Yorum Gönder

Var mı ekleyeceğin bir şey?