2 Aralık 2008 Salı

Sabah vakti

Günlerdir geç yatıyorum, erken kalkıyorum, plan yetişecek mi yetişmeyecek mi stresi yaşıyorum...

Bugün de 2 saatlik ders için 4 saat yol çekmek hiç işime gelmedi, evdeyim, mutluyum. Hoca biz yokuz diye bunalıma girmiş olabilir ama olsun.

Sabah sabah konudan konuya atlaya atlaya düşünürken (hani olur ya, bir şey düşünürken aklınıza başka bir şey gelir, o aklınıza başka bir şeyi getirir. en son "ben buraya nasıl geldim" diye sorarsınız kendinize.) tuhaf bir şey fark ettim. Biri aklıma geldiğinde tüm vücudumu bir sinir hali kapladı.. Çok uzun süredir hiç kimsenin isminin geçmesi bile sinirlendirmiyordu beni. Ama beynimin içinde birbirini kovalayan düşüncelerden birine bir anda dahil olunca bir tiksinme hissettim. Nefret doğru kelime mi bilmiyorum. Nefret sonuçta bir duygudur ve farklı bir şekle dönüşmesi kolay olan bir duygudur. Birinden nefret ediyorsanız o insanla aranızdaki her neyse onu yoluna sokmanız için hâlâ bir umut var demektir. Kayıtsızlık da değildi bu, kayıtsızlık nefretten sonraki aşamadır benim hayatımda. Eğer nefret yeniden sevgi halini almamışsa kayıtsızlığa dönüşür, o insan "hiç olmamış gibi" olur.

Aklıma geldiğinde midemi bulandıran şeyler var, ismine karar veremedim işte. Ama tuhaf geldi. Uzun zamandır hayatımda nefret ettiğim kimse yoktur. Çok sevdiklerim vardır, sevdiklerim vardır, kayıtsız kaldıklarım vardır.

Sanırım durum uzun zamandır kiminle ne tür problemler yaşamış olursak olalım hiçbirinin mide bulandırıcı şeyler olmaması... Mide bulandırıcı şeyler yaşadık, yaşıyoruz..
Aklıma gelince midemin bulanması ondan.. Uzun zamandır düşününce bile sinir katsayımın yükseldiği kimse yoktu, değişik oldu. Aklıma geldiğinden beri midem bulanıyor. Çok iğrenç bir his bu!

(hadi alının üstünüze yine şekerler!)

Evde kimse yok, kendime şahane bir kahvaltı hazırladım, geçtim tv'nin karşısına. Tv'yi açınca karşıma ilk çıkan kanal tv8 oldu, Ebru Şallı "hepimiz çok zayıf güzel olabiliriz hadi pilates yapalım" derken ve ekranda kendini şekilden şekile sokarken ben yarıya kestiğim poğaçamın arasına çikolata sürmekle meşguldüm :D (bayılırım.)

Sonra Martha Stewart plastik şişelerin sağlıksızlığını anlattı durdu.
Ardından ben ilkokuldayken çıkmış bir şarkının klibine rastladım, eşlik etmeye çalıştım, önce olmadı, sonra hatırladım.
(Harun kolçak söylüyor: zalim kadeeeer, yine ördüüüüün ağlarınıııı, bitsin yeteeeeeeer, hak etmedim ayrılığıııııı)
Başka bir kanalda "kimin yatağındaysan kalk gel, bir bahane bul bana dön" mealinde cümlelerden oluşmuş bir şarkıya denk geldim, "yuh" dedim, devam ettim. Devlet Bahçeli tv'deki kanalların yarısını işgal etmişti, daha sonra açtığım bir kanalda hepsi kızlarının "aşk her şeyi affeder miii" diye pöykürüşlerini duydum, "Barlas nasıl yaptı böyle bir şeyi yaaaa" dedim içimden, yeni yılın yaklaşması üzerine "bu yıl ünlülerimizin başına ne gelecek" içerikli haberlere başlamışlar yine, Demet Akalın sevgilisine geri dönecek mi, Gülben Ergen kocasından ayrılacak mı sorularının ardından kanal değiştirdim. Zira cevapları beni pek ilgilendirmiyor.
Alişan ve Çağla Şıkel'in programında "renklerin efendisi" konukmuş, "depresyondakiler hangi renkleri seçmeli, grip olanlar ne renk giymeli, hamilelere hangi renk faydalı" gibi şahane konular üzerine faydalı açıklamalar yapacakmış renklerin efendisi... Baktım tahammül edebileceğim bir şey yok, kapattım televizyonu.
Bugüne de böyle sevimsiz başladık, sevimsiz bitmez umarım.

6 kişi de demiş ki:

melankolikdeli dedi ki...

sabahları seyredecek birşey arıyorsan, saat 10:30 civarı Flash tv'de "Yedi Numara"nın tekrarlarını veriyorlar. Derse gitmediğin zamanlar için aklında bulunsun (:

sLn dedi ki...

devamsızlık olayı feci sıkı olduğu için derse gitmediğim zamanlar çok seyrek oluyor maalesef :(( o yüzden bir şeye sarmamam gerek, yoksa aklım kalır :-/ :D

Zeugma dedi ki...

Off off..2 saatlik ders için 4 saatlik yol ha?
İyi yapmışsın ama keşke Tv kanallarını gezip sinirlerini depreştireceğine açıp o dersin konularına bir göz atsaydın..
Biliyorum sunduğum alternatif hiç de cazip değil ama inan TV'den iyidir.
Bir de o bahsettiğin nefret silsilesi çok tetikleyici bişidir,hayatındaki tüm aktör ve aktrisler dizilip hepsi birden beynini kemirir..
Ders ..Dersss..Hepsinden iyidir..
Öptüm seni :))

pRncfRn dedi ki...

TV izlemeee hayır!

Bugün de 2 saatlik ders için 4 saat yol çekmek hiç işime gelmedi, evdeyim, mutluyum. Hoca biz yokuz diye bunalıma girmiş olabilir ama olsun.

Ben bugün aha bunu yaptım, gittim 2 saat için 4 saat yol çektim!

Orjinal delikanlı dedi ki...

Son bir yılda kurtlar vadisi ve haberleri saymazsak, 7-8 saat anca izlemişimdir tvyi.

sLn dedi ki...

@zeugma
10 dk baktım zaten tv'ye, bol bol güldüm :D

@prncfrn
şu ara o kadar yorgunum ki 2 saat için o kadar yol gitmeyi, sabahın köründe kalkmayı göze alamadım. bir fotokopi için bile 4 saatlik yol çektiğim oluyor ama bugün değil yapamazdım :s

Yorum Gönder

Var mı ekleyeceğin bir şey?