21 Aralık 2008 Pazar

İşleneceği bu kadar açıkça bilinen başka bir cinayet hatırlıyor musunuz?

Başlık "Kırmızı Pazartesi"den.
Kırmızı Pazartesi (Cronica de una muerte anunciada) Gabriel Garcia Marquez'in bir romanı, hatta kendisine göre "en iyi romanı". 1 Haziran 2oo8'den beri İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları oyuncuları tarafından sergilenmekte olan bir oyun ayrıca...

İzlemek bugüne kısmetmiş...

Karakterler oyun süresinde geçmişe gidiyor, bugüne dönüyor, hızlı geçişler var ve kurgu müthiş! "Bu nerden çıktı?", "Geçmişi mi gösteriyor geleceği mi?", "Ne oldu şimdi?" gibi sorular sormanıza gerek kalmıyor...

Romanı okumayanlar için genel bir bilgi verelim. Romanın temelini oluşturan konu aslında ülke olarak iyi bildiğimiz bir konu... "Namus cinayeti." Angela Vicario'nun evlendiği gece bakire olmadığının anlaşılması üzerine başlar olaylar. Ama namus bekçileri bizdekinin biraz tersine kızdan çıkarmazlar acısını. Angela'ya sorulur "bunu sana kim yaptı" diye. Angela'nın ağzından Santiago Nasar ismi çıkar... Santiago Nasar'ın peşine düşülür, herkes Santiago Nasar'ın öldürüleceğini bilir ama kimse engellemek için bir şey yapmaz...

Oyunun kilit cümlelerinden biri "Bana bir önyargı verin dünyayı yerinden oynatayım" (sözün orijinali bildiğiniz gibi arşimed'e ait. "Bana bir dayanak noktası verin dünyayı yerinden oynatayım")

Oyuncular, dekor, müzikler vs. kısacası her şey çok güzeldi.

Bugün kelimelerle aramız bozuk gibi biraz. Anlatmak istediğim şekilde anlatamıyorum hiçbir şeyi. O zaman zorlamayalım. Oyundan bir cümleyle bitirelim.

"Aşk da öğrenilir Angela"

9 kişi de demiş ki:

melankolikdeli dedi ki...

son cümle çok vurucuydu :/

♥ Craft Woman ♥ dedi ki...

Vay güzel yazı ama son satır cidden Angela'ya kapak olmuş desem olur sanırım :)

sLn dedi ki...

çok kapaklık bir durum yoktu aslına bakarsan, kadınların sadece iyi birer eş olmak için yetiştirilmesine karşı isyan etmeye çalışmıştı Angela :-/ ama anlatamadı derdini pek...

idil Ttotay dedi ki...

kader bazen insanı görünmez kılar...
HArika bi oyun.. sahnesiyle oyuncularıyla herşeyiyle...

Ukturk dedi ki...

Ya aslında ben yukardaki son yazına yorum yazacaktım yoruma kapalı galiba.Ama çok güzel olmuş yüreğine sağlık..

sLn dedi ki...

teşekkür ettim...

Vladimir dedi ki...

İzmir'de yaşayan biri olarak ne zaman kelimelerle danseden bir blogda bir tiyatro oyunu ile ilgili yazı okusam, meraklanıyorum ama o oyunu izleme şansım olmadığını da biliyorum. Bu kitabı severek okumuştum. AMa oyunu göremyi fena halde istiyorum. Hele zamanın içinde gidiş gelişlerden bahsediyorsun ya işte o anların hepsini görmek istiyorum.

babegazelle dedi ki...

güzel kitaptır evet,demek oyunu da varmış haa keşke izleyebilsem :(

sLn dedi ki...

@ Vladimir
Herhalde İstanbuldan ayrı kalsam özleyeceğim şeyler arasında en başlarda gelir Şehir Tiyatroları :-/

@ Babegazelle
İmkanın varsa izlemeni tavsiye ederim :)

Yorum Gönder

Var mı ekleyeceğin bir şey?