12 Ocak 2009 Pazartesi

Ağlama be!


Küçükken merak ederdim insanlar film izlerken, müzik dinlerken ya da başka biri sıkıntısını anlatırken nasıl ağlar diye.

Öyle ya, senin sıkıntın değil o, seni ilgilendirmez. Kendi derdin olsa otur ağla ama başkasının acısına ağlanır mı hiç?

Sadece film o, gerçek değil ki! Birkaç kişi rol yapıyor diye neden ağlar insan?

Adamın sevgilisine yazdığı şarkıya ben neden ağlayayım, o ağlasın!

Hem hep o anı beklemiş gibi nasıl hemen başlar ki insan ağlamaya?

Tanıdığım büyük insanların çoğu ağlardı olur olmaz, büyüyünce olan bir şey miydi bu acaba?
Hayır canım olur mu hiç. Bana olmayacaktı mesela...

Büyüdüm sonra.
Gördüm ki sevdiğin biri ağlarken sen de ağlayabilirmişsin onunla.
Şarkının gerisini dinlemeye bile gerek yokmuş, ilk 5 saniyesi yetebilirmiş bazen seni ağlatmaya.
İnsan filmde olana ağlamazmış, kendine ağlarmış aslında...

Filmdekinin sevdiği birini kaybetmesi değilmiş misal insanı ağlatan, onun kaybı kendi kaybını hatırlatırmış ya sana, oymuş gözlerinin dolmasının sebebi...

Yaşlanmak gerekmiyormuş film izleyip ağlamak için. "Ne izlese ağlıyor be" dediğim bütün büyüklerden özür dileme zamanım geldi herhalde.

Küçükken dalga geçtiğim ya da asla istemem dediğim her şeyin başıma gelmesi durumu ne zaman bitecek ya da bitecek mi bilmem.

Duygusallığın dozu kaçtı bugün.
Belli bir sebebi de yok halbuki.

Vapurdan inene kadar kuşlarla lak lak yaparsan olacağı budur.
(alınmazlar di mi "kuş" diyorum diye?)

Not: Eskiciyle Küçük Hasan'ın hikayesini bilir misiniz? Refik Halit Karay'ın "Eskici" hikayesini... Her yıl muhakkak Türkçe kitabımızda olurdu. Hepimiz ezberlemiştik aynı bölümü:

"-Ağlama be! Ağlama be!
Eskici başka söz bulamamişti. Bunu işiten çocuk hiçkira hiçkira katila katila ağlamaktadir; bir daha Türkçe konuşacak adam bulamayacağina ağlamaktadir.
-Ağlama diyorum sana! Ağlama."


Bilmiyorsanız bakıverin bir zahmet şuraya. Başlık oradan alındı işte.
Bak yine duygulandım ben :-/ Offffffffff

7 kişi de demiş ki:

CaRtMaNtR dedi ki...

Yaşadıkça tecrübe edindikçe acılar artıyor. Ehh o zamanda illaki bir filmde bir şarkıda insanın acılarını tekrar depreştirecek bir şeyler çıkar.

aahmetcelebii dedi ki...

Erkekler daha duygusallarmış aslında bu konularda, kendilerine erkeklik rolü verilmese kesin daha çok ağlarlarmış diyordu okuduğum bir yazıda. Ağlamak lazım, ağlamak güzelmiş.

Birde bu büyüklerin dedikleri hepmi doğru çıkar demi, "büyüyünce görürsün" derler inanmazsın ama o gün gelince anlarsın herşeyi.

Besimi dedi ki...

nasıl etkilenmez ki insan, duyduğun dinlediğin hikayenin içine kendini dahil ettiğinde, olayın ufak da olsa bir parçası olduğunda nasıl aynı insan kalırsın ki?!? bir de ortak yaşanmışlıklara tesadüfen rastlarsan sel olur gürler gözyaşların... :)

feanor dedi ki...

ben ilk Pocahontas'ı izlerken ağlamıştım sanırım.Çok küçüktüm, öyle büyük acılarım, yaşanmışlıklarım falan da yoktu, ama ağlamıştım.

Bu yaz bir kere daha izledim, yine ağladım. :)

Eskiciyi okuyunca hatırladım, o da hoş oldu bu arada.. :)

Sevgiler voodoogirl :)

pRncfRn dedi ki...

:/
Aslında bunun sebebi de o acının insanın içindeki bir 'yere' dokunmasıdır her zaman... En azından bende öyle...

melankolikdeli dedi ki...

ruhun 'irin'leridir gözyaşları... bu yüzden, ağlamak gerekir zaman zaman 'insan' kalabilmek için...

babegazelle dedi ki...

off yaaa ben de yımışak oldum sonradan sonradan abuk subuk türk dizilerini izlerken bile alar oldum geçende animal planet seyrederken ağladım bırak şarkıyı türküyü nolcak benim halim yaw:)

Yorum Gönder

Var mı ekleyeceğin bir şey?