21 Ocak 2009 Çarşamba

Hak etmedi


İnsanların yaşamaktan nefret ettiği anlardan birini yaşıyorlardı sanırım, hani kelimelerin hiçbir şey ifade etmediği o anlardan birini... Çıt çıkmıyordu ikisinden de, sadece uzaktan gelen belli belirsiz bir müzik sesi...

Akıllarından binlerce şey geçiyordu belki, kim bilir... Belki değil, kesinlikle öyle olmalı!
Ama öğrenememişler bak kimsenin düşündüklerinizi siz açıkça ifade etmezseniz bilemeyeceğini...

Canının yandığını tahmin etmek için kahin olmaya gerek yoktu da neden tek kelime bile etmediğini bilmek pek mümkün değildi. Şu an düşünüyorum da uzaktan gelen müzik sesinin de bir sebebi vardı, belki o anlatıyordu birinin söyleyemediklerini...

"Nolur sus ve dokun
Yüzümdeki çizgilere
İnandığım tüm yalanlar
Yaşamımdı.
Bu yüzden nefret ettim
Kendimle hep yüzleşmekten
Gerçekleri reddettim
Çünkü çok şey kaybettim"

Gerçekleri reddetmişti hep, yine reddediyordu, şarkıdaki gibi. Daha fazla kaybetmemek için...

Oysa ne çok inanmıştı biri değil mi? Tek kelime etmese bile yüzünden anlaşılıyor işte ne hissettiği. İkisinin de hissettikleri... Biri inanıyordu, bekliyordu, zaman zaman kendini kandırıyordu, gördüğü tüm olumsuzluklar için kılıflar uyduruyordu. Olur ya, belki ona öyle geliyordu...

"Her gün bekledim
Kendimin hançeriydim
Bu defa, bu veda
Ne içindi?
Hak ettim mi?"

Çaresizliğin son noktasına varılan anlar vardır bazen, biri galiba oraya çok yaklaşmıştı. İstiyordu sadece, en masum haliyle. Yanıbaşında... Yalan bile olsa...

Nasıl bir histir bilir misiniz?
Gururun 0'a indiği nokta.

"Nolur sus ve dokun
O sahte şefkatinle
Buna bile razıyken
Söylenecek ne var ki?"

Hâlâ tek kelime etmiyorlardı, ısrarla. Gözgöze gelmemeye dikkat ederek sağa, sola, yere, tavana, duvara, kapıya bakıyorlardı. Belki de nereye baktıklarının farkında bile olmadan.

Biri ağlamak üzere olduğunu hissetti. Başını diğer tarafa çevirdi. Görmesin diye...
Gururundan değil!
Çok başka sebepleri vardı ve haklıydı kendince...

"Git" dedi sonunda biri, diğerinin mücadele etmeye gücü yoktu. Biliyordu ki ne söylese ne yapsa boştu.
"Gidiyorum" dedi.
Diğeri "Git" dedi yine.

Biri gitti. Az önce izin vermemişti kendine ama bu defa engel olmaya çalışmadı ağlamasına. Eşlik etti şarkıya...

Biri kaldı. Tek kelime etmeden oturmaya devam etti olduğu yerde.
Aslında sadece o an için kalmak denirdi onunkine, geride kalan biri varsa o diğeriydi!

Gittiler bir yerlere, sonra birbirlerini yeniden buldular mı bilemem. Bulurlar mı? Onu da bilemem.
Bildiğim şey o şarkının hâlâ devam ettiği...

"Onurum kırık, gururum kırık
Hayal kırıklığı içinde hüznümü yutkundum
Bu defa, bu veda
Ne içindi?
Hak ettim mi?"

(Onlar kim bilmiyorum ama böyle bir an yaşadıklarından eminim. Şarkı Nem grubunun, ismi "hak ettim mi")

5 kişi de demiş ki:

beenmaya dedi ki...

en az onlar kadar sende içinde olmuşsun hissetmişsin ki tahmini bile olsa bu kadar güzel anlatabilmişsin...

melankolikdeli dedi ki...

giden mi sürgün kalan mı ? (:

sLn dedi ki...

kalan :)

"giden mi suçludur her zaman" boyutu da var ama olayın :P

melankolikdeli dedi ki...

burada gidene "git" diyende de suç var ama :D "kal" diyebilirmiş. zaten ilişkiler hep "diyememe"lerden dolayı bitiyor.

yazdıklarımı anlayana aşkolsun :D

sLn dedi ki...

"kal" demek istemediği için onu suçlayabilir miyiz emin değilim :-/

(yazdıklarını anlıyorum ben :D )

Yorum Gönder

Var mı ekleyeceğin bir şey?