1 Ocak 2009 Perşembe

I'm not there...


Uzun zamandır izlemeyi beklediğim filmi izlemek bugüne kısmetmiş. Çeşitli sebeplerle izleyememiştik zamanında, her işte bir hayır varmış dedik bugün. Çünkü aptalca müdahaleler olmadan, kimsenin ıdısı vıdısı dinlenmeden tek başına izlenmesi daha makbulmüş. (Zamanında izleseydim hoş şeyler olmayacakmış.)


Filmimiz "I'm not there"

Bob Dylan biyografisi...

Bu filmin çekildiğini duyduğum anda karar vermiştim izlemeye. Sebepler çok, bir müzik insanının biyografisinin anlatılışından tutun, oyuncu kadrosunun güzelliğine kadar...

Başlarında biraz sıkılır gibi olsam da film ilerledikçe, kurgunun içinde bir yerlerde kendimi kaybettim.

Cate Blanchett'in her zamanki muhteşem oyunculuğu, onun kadar olmasa da, Christian Bale.. vs. vs. Fonda Bob Dylan şarkıları... Ben Whishaw, Richard Gere...

"Film yapalım, para kazanalım" mantığı yok gibi. Ne hayal ettim film bitince biliyor musunuz? Yönetmen bu filmi sadece kendini mutlu etmek için yapmış, sadece kendisi için... Film bitince de oturup büyük bir keyifle izlemiş olmalı... En azından ben olsam öyle yapardım :)

Arthur Rimbaud'dan:

seven simple rules of going into hiding

1- Never trust a cop in a raincoat.
2- Beware of enthusiasm and of love, both are temporary and quick to sway.
3- If asked if you care about the world's problems, look deep into the eyes of he who asks, he will never ask you again.
4- Never give your real name.
5- If ever asked to look at yourself, don't.
6- Never do anything the person standing in front of you cannot understand.
and finally,
7- never create anything, it will be misinterpreted, it will chain you and follow you for the rest of your life.

Eğer bütün ağır konulu ya da ağır kurgulu filmlerden nefret edenlerdenseniz, size ağır gelen bütün filmlere "ağır sıkıcı sanat filmi" ismini verenlerdenseniz, bu ağır ve sıkıcı bir sanat filmi efendim, boşverin gitsin ;) Zaten film tavsiyesi yapmam, yapmıyorum, yapmayacağım. En azından 2-3 kişi dışındaki insanlara... Yönetmen kendini mutlu etmek için filmi yapmış dedim ya, ben de yazıları kendimi mutlu etmek için yazıyorum işte :)


All i can do is be me.
whoever that is -bob dylan

4 kişi de demiş ki:

CaRtMaNtR dedi ki...

Filmin DVDsini geçen ay almama rağmen izlemek bir türlü kısmet olmamıştı. Açıkçası bende bu kadar farklı oyuncuların tek bir kişiyi oynaması görmek istiyorum. Özellik her role bürünebilen Christian Bale'i

sLn dedi ki...

Ben de bu ara ruh halim pek film izlemeye müsait olmadığı için epey zaman beklettim, kafam çok dağınık olduğunda film izleyemiyorum, az dağınık olunca idare ediyorum :))

Besimi dedi ki...

bob dylan cover'larını daha çok sevdik galiba. pekçoğuna sıkıcı gelen bir müzik akışı var dylan'ın. oysa gunsNroses yorumlamasına baktığımızda dylan şarkılarına adeta yeni bir ruh katmışlar. klonlama gibi birşey ama şarkıları klonlarken ruhunu bir kademe yukarı çekmişler sanki :)

sLn dedi ki...

Geçenlerde aynı şeyi ben de düşündüm, şarkılarının coverları çok daha fazla biliniyor, ilginç tabi :) Önceden de Bob Dylan dinlerdim, ama sadece dinlerdim, filmden sonra biraz daha derine inmek gerektiğini fark ettim... Dikkate almaya sahiden değecek bir adam :))

Yorum Gönder

Var mı ekleyeceğin bir şey?