23 Şubat 2009 Pazartesi

Bir öğretmenimsinin güncesi

Yoğun ilgi gören bir mürebbiye adayının güncesinden sonra yeni bir yazı dizisine başlıyorum saygıdeğer okuyucum.
"Bir öğretmenimsinin güncesi"

70 milyon bizi izledi mürebbiye adaylığımız boyunca, biraz da öğretmenimsi olarak neler yaptığımızı takip edecekler şimdi.

Şaka yapıyorum :)
70 milyonun işi gücü yok da beni mi okuyor Allah aşkına :D

Staj yerime geri döndüğümde "bir mürebbiye adayının güncesi"ne devam edeceğim tabi, bu dönem daha eğlenceli şeyler çıkacağını tahmin ediyorum. Yerime geçmek isteyen varsa bunu seve seve yaparım :)

Öğretmenimsi nedir, önce ona bir bakalım.

Şurada bahsetmiştim TEGV'de gönüllü olarak İngilizce öğretmenliği yapmaya başlayacağımdan.
Normalde TEGV'de "gönüllü abla/abi" olarak ders veriyoruz. Ama öğrenciler bunun bilincinde olmadıkları için "öğretmenim" diye hitap ediyorlar, veliler de "öğretmen hanım", "hoca hanım" vs. :)

Bugün ilk dersim vardı, benden önce dersi olan başka bir arkadaşımın ağlamaklı yüz ifadesini görünce tırstım mı? Evet tırstım. Yine de "başladık artık, dönmek olmaz" dedik ve kendimizi attık sınıfa.

Bir kez daha gördüm ki okullarda dil eğitimi falan yapılmıyor. Kendi mezun olduğum ilköğretim okulunda yapılmıyordu, şu an o okula devam eden kuzenime de öğretmiyorlar, bugün farklı okullardan gelen çocuklara da öğretmemişlerdi.

2 sene İngilizce dersi görmüş çocuk "My name is ...." cümlesini kuramaz mı?
Kuramayanlar çoğunlukta.

İşin kötü tarafı her öğrenci farklı bir durumda, birinin bilmediğini diğeri biliyor. Bize onu dengeleme kısmı kalıyor :-/

Herhangi bir öğrenci ilgi çekmek için yaramazlık yapıyorsa belli bir süre yaptıkları görmezden gelinir. Ama bunu bir öğretmen bilir, 5. sınıf öğrencileri bilmez. İlgi çekmek için maymunluk yapan Caner'i sLn görmezden gelir, bu arada diğer çocuklardan şu tür cümleler gelir:

"Öğretmenim Caner'i dışarı atar mısınızzzzz?"
"Öğretmenim Caner'i döver misinizzzzzz?"
"Öğretmenim Caner'i dövebilir miyim, çok şımardı"
vb.

sLn onun ilgi göremeyince sakinleşeceğini bildiğinden tepki vermez. Bu arada iki öğrencinin aralarında fısıldaşmalarını duyar:

"Öğretmen melek gibi yaaaa, ben olsam Caner'i döverdim"
:D

Kahkaha atmamak için kendimi zor tuttum :D
Melek?
Ben?
:D

Stajdan da alışkın olduğumuz bir durum var, kız öğrenciler sizi model olarak gördükleri için derslerde incelenmeye hazırlıklı olun. Siz ders anlatırken saçınızı, başınızı, ayakkabınızı, küpenizi vs. her şeyinizi incelerler. Daha fesatlaşmadıklarından dolayı da bu inceleme işini hayran gözlerle yaparlar :)) İnsan kendini iyi hissediyor :p

Yazınızı bitirin çıkın dedim, herkes çıktı, 3 kız harıl harıl yazmaya devam ediyorlardı, ben de yavaş yazdıklarını sandım. Ders bitti, kağıtları topladım, gönüllü arkadaşlarla ofiste toplandık, bir de baktım ki benimkiler kalp çizmişler kağıtlara :D Kendi çocukluğumu düşündüm, evdeki herkese küçük notlar yazardım, resimler çizerdim. Ama ev dışından hiç kimseye, hiçbir öğretmenime böyle bir şey yapmadım. 10 yaşındayken sevgisini ifade etmekte zorlanan ve ifade etmemeyi tercih eden bir çocuktum, 23 yaşındayım ve bakın şu işe! Hâlâ aynıyım!

Gençlerin müzik beğenilerini de takip ediyorum bu arada :p Hepsi, Ceza, Hadise ve Serdar Ortaç sınıf genelinde en popüler insanlar. Bir de Linkin Park ve The Rasmus dinleyen bir tane var, adamımı buldum :p Şimdi dinlemiyor olabilirim ama gençken ben de Linkin Park dinlemiştim. Bir yerden başlamak gerek :) Long live rock'n roll! :))

İlkokuldayken sorulan neredeyse her soruyu doğru yapan ama "ben yaptım" diye ortaya atlamayan bir çocuktum. Cool muydum bilemiyorum :) "Ya bunlar kolay şeyler, bana bunlarla gelmeyin" :p Yapardım sonra da ben yaptım diye yırtınanları şaşkınlıkla izlerdim. Beni tanıyan herkes uyuz bir çocuk olduğumu söyler :))

İlkokulda çoğunlukla kendimi soyutlardım çevreden, orta okulda biraz açıldım, lisede bir dağıldım bir daha toplayamadılar.

Bugün de sınıfımda konuşmalara katılan çocuklardan birinin kendilerine yazı yazdırdığımda yazdıklarını sakladığını fark ettim. Üstüne gitmedim. Diğerleri bitirdikten sonra sesli okumak için birbirlerini ezdiler, çoğu yanlıştı cümlelerin. Bu kağıdını saklayan çocuk okumak için parmak da kaldırmadı. Ders bitti, kağıtları topladım, eve geldim. Kağıtları incelerken gördüm ki diğerlerinden çok çok daha iyi bir kağıt vermiş. Bir yerde "is" yazmayı unutması dışında hiç hatası yok. Annemin kehaneti sanırım tuttu.

"Veysel Beyin çok ahını aldın, Allah sana senin gibi öğrenciler verecek göreceksin" der öğretmenlik okumaya başladığımdan beri, bu da dakika 1 gol 1 oldu :)) Olsun, aynı şeyleri yaşamış birinden daha fazla kim yardımcı olabilir ki di mi? Teorik bilgileri bir kenara atıp kendi çocukluğumdan hareketle kendisini çözmeye çalışırım artık.

Selda'nın dersinin bitmesini beklerken kapıda bir veliyle şöyle bir diyalog yaşadık:

-Yeni İngilizce öğretmeni siz misiniz 5. sınıfların?
-Evet benim.
-Fatih'in annesiyim ben, sizin sınıfınız da mı Fatih, galiba ikiye bölmüşsünüz sınıfı.
-Evet ikiye böldük, Fatih diğer arkadaşımın sınıfında.
-Allah razı olsun sizden, çok güzel öğreniyor çocuklar burda, çok yardımınız dokunuyor, 5 kuruş para da almıyorsunuz.

Sonrasında ben azıcık kızarmış, kem küm etmiş olabilirim :)
Sinir bozucu veliler de var elbet ama şöyle şeyler duymak da hoş bee :))
İlk gün gayet güzeldi, aynı şekilde devam eder umarım...

19 kişi de demiş ki:

LaLe dedi ki...

itiraf ediyorum ilkokulda ben yaptım diyen tiplerdendim hatta ve hatta bi keresinde sınıfın ortasında ben bu problemleri yapabiliyorum yapamayanları kınıyorum şeklindeki tarihi cümleyi kurmuş bi bünyeyim haddi zatında:D gene de sevilirdim lakin:P şeker miyim neyim:D zaman geçtikçe tabi bu özelliğim kalmadı akışına bırakır oldum:D şekerlik değil ilki :D
valla ortaokul insanlarına bakıyorum da saçlar fönlü forma yok..ve kıyafet takı saç konusunda fesatlaşanlar baya fazlalaşıyor..yandık yani:D

Quaresma7 dedi ki...

Başlığı "Bir Öğretmenin Gücenmesi" olarak okumasam daha şık olcaktı:)

CaRtMaNtR dedi ki...

Hemen hemen her öğrenci yazdıklarını okumaktan hoşlanmaz en azından bana öyle geliyor. Ben bile şimdi iş yerinde hazırladığın raporu sun deseler rahatsız oluyorum :D

Zeugma dedi ki...

Öğretmenliğin her dakikası güzeldir.
Daha ne olaylar ne şirinlikler görecek ve çok seveceksin mesleğini..
Ve senin de yaşın onlarla birlikte hiç büyümeyecek :)

Yazmaya devam et anılarını.Çok güzel..
Sevgiler..

sLn dedi ki...

@ LaLe
Fesatlaşmak dediğim öyle bir şey değil ;)
Belli bir yaşı geçince hemcinslerine bakıp kötü şeyler geçiriyor aklından insanlar, kıskançlıklar başlıyor. Bu yaştaki çocuklarda henüz o yok, sen yaşça büyüksün ya, onlar da senin gibi olmaya çalışıyor :)

sLn dedi ki...

@ Quaresma7
:))

@ Cartmantr
Kendi okulumda gözlemlediğim, staj okullarımda gördüğüm ve dün incelediğim neredeyse bütün çocuklar birbirlerini ezen tiplerdi, o yaştaki çocuklar ilgi çekmeyi severler, o yüzden yalan yanlış da olsa fark etmez, herkesten önce bitirmiş olmakla ya da herkesten önce okumuş olmakla övünürler, bir çeşit galibiyet gibi görüyorlar :) uff yaptım işte ne var bunda, herkesin gözüne sokmak zorunda mıyım diyen tek öğrenci modeli bendim şu ana dek gördüğüm öğrenciler içinde :D Dedim ya hep uyuzdum ben :p

Hatta üniversite ortamında da bol bol görüyorum öne çıkabilmek ve ilgi çekebilmek için bu tür şeyler yapanları :D Gülüyorum tabi :D

Herkesi yendim, en birinci ben oldum hesabı :D

Tabi Fırat 5 yaşında, bahsettiğim öğrenciler 11 yaşında, onların ilgi çekme isteği anlaşılabilir ama üniversite ortamında bu hesaplarla uğraşanların bence tedaviye ihtiyacı var :D

sLn dedi ki...

@ Zeugma

Çocuklarla uğraşmayı da İngilizce dersi yapmayı da seviyorum ve gerçekten keyif alıyorum. İnsan kendini küçük çocuklarla uğraşırken iyi hissediyor :)

En çok kendim için yazıyorum bunları galiba, hem anlatması çok keyifli hem de yarın başka şeylerin derdine düşüp bugün beni mutlu eden şeyleri unutacağımı biliyorum. O yüzden bir yerlerde kayıtlı dursun o hissettiklerim :)

Güllerevurgunum dedi ki...

Allah sizden razı olsun öörretmenim.

Gelecek nesilleri size emanet edebiliriz.

İlk çocuğuma da ingilizce,fransızca ve insan olmayı sen öğretir misin?

Gerçi daha böyle bir çocuk olayım yok ama ya olursa diye uzun vadeli bir projeksyion çıkarayım dedim ;)

sLn dedi ki...

Bir çocuğun sana baba diyecek olması fikri seni düşündüğün kadar çok korkutmuyor bence :)) Baksana daha şimdiden öğretmen aradığına göre fikre alışmışsın demek ki :) :p

a.nur... dedi ki...

Öğretmenlik tuhaf bir şey. Sıkıcı gibi bir izlenim veriyor çoğu zaman ama birine bir konuyu anlatmaya başladın mı çok zevk alıyorsun, öğretmek, öğretmeye çalışmak güzel bir şey:)
Benim de var idi öyle bir gönüllü öğretmenlik projesi, ne zamandır erteliyorum, neden bilmem.Yazıyı okuyunca fazla ertelememeye karar verdim.

"Ya yararlı olamazsam?" diye düşünüyorum da bazen, ama öyle olmuyor hiç, en azından küçük yaştakilere anlatıyorsan...

Seni inceleyen öğrencilere gelince, bunların hakkında o kadar çok şey duydum ki hiç şaşırmadım:D

Bu konuda söyleyecek çok şey varmış düşündüm de(içimde potansiyel var)en iyisi ben yorumumu " e hadi hayırlı olsun, pek sevindik" diyerek noktalayayım:))

sLn dedi ki...

Teşekkür ederim :))

Ben de iki yıldır eğitimlere katılma fırsatı bulamadığım için ertelemek zorunda kalıyordum, bu yıl kesin karar verdim gideceğim diye. iyi de oldu :))

Sanem dedi ki...

Selamlar öğretmenim sizi tebrik ediyorum.Başarılı olcağınızdan eminim.Ben yeni geldim bloğunuza çok beğendim.elinize sağlık.öğretmenlik çok kutsal bir meslek,eminim hakkını vereceksiniz.sevgiler

sLn dedi ki...

Teşekkür ederim :)

Sevgiler...

Sera dedi ki...

meslektaşımın maceralarını ilgiyle okuyorum. gerçi ben şu an öğretme olayında yokum çevirmenlik yapıyorum ama aynaya bakmış gibi oluyor insan bazı şeyleri okuyunca burada. 1 seneye yakın bir ilkokulda vekil öğretmenliği yapmıştım. öğrencilerin durumu sefil olsa da mutlu olmuştum yaptığım işten. en kötüsü disiplin sorunu.

babegazelle dedi ki...

ah o genç öğretmenin durumu ne zordur kızlar hasetle oğlanlar ağzı açık bakarlar falan hele ki grup az böle ergense yandın hehehe

sLn dedi ki...

@ Sera

Öğrencilerin bilgi düzeyleri de feci durumda, okulların çoğunda düzgün eğitim verilmediğini biliyordum da örneklerini görünce daha iyi anlıyor insan :-/

sLn dedi ki...

@ babegazelle

Ergenlerle uğraşmaya bir iki hafta sonra başlayacağım :D

Stajım teknik lisede, öğrencilerin tamamına yakını ergen erkekler :D

Yazık banaaaaaa :( :D

eda ♥ dedi ki...

Off işin çok zor ama seviyorsun işini bu güzel bir şey tabi :)) Bir dönem ben de yaptım ama şuan halkla ilişkiler takılıyorum sanırım öğrenci işleri beni pek açmadı :))

sLn dedi ki...

Meslek olarak çok istemiyorum öğretmenliği ben de ama gönüllü olarak uğraşmak gerçekten keyifli :))

Yorum Gönder

Var mı ekleyeceğin bir şey?