12 Şubat 2009 Perşembe

Kendimiz olsak bir dakika...

Kendileri olamayan insanları düşünüyordum, kız/erkek arkadaşı sevdiği için bir şeyi seven, ailesinin uygun gördüğü meslekle uğraşan, babası tuttuğu için x takımı tutan, en yakın arkadaşı sevdiği için bir grubu dinleyen, başka bir arkadaşı sevdiği için bir filmi izleyen, dizi izleyen, onu yapan bunu yapan.

(Babası tuttuğu için x takımı tutmak derken neyi kastettiğim net anlaşıldı mı bilmiyorum. Benim babam da Fenerbahçeli, ben de Fenerbahçeliyim, beni Fenerbahçeli yapan babamdır ama kastettiğim durum bu değil. "Babam x takımlı ben de x takımlıyım, sevgilim y takımlı olduğu için y'nin formasını giymek beni rahatsız etmez, en yakın arkadaşım z takımını tutuyor, onunla maça gidip x takımına küfür ederim, dert değil. Bunu yaparken pek de eğlenirim. Ortamda ilgi çekebilmek adına her kalıba girerim. Bu derece ilgim yoktur ama derbi günü herkesten önce ben msn iletisi yazarım, başka takımlılara mesaj atarım..." gibi. bilirsiniz di mi?)

Hani kendilerine ait zevkleri olmayan insanlar vardır. Konu sadece zevkler değil, hiçbir konuda kendileri olmayı beceremezler. Kendilerine ait fikirleri de olmaz çoğunlukla. X partinin yaptığı her şeye karşıdır, sadece öyle olması gerektiğini tahmin etiği için... Hep birilerinin yaptıklarını yaparlar, kendileri bazen farkında olmasalar da hep başkaları gibi olmaya çalışırlar. (Bir de çevresindeki herkesi bir şekilde etkileyenler vardır, eh muhakkak ikisinin ortası da vardır.)

Neyse işte, anladınız bahsettiğim insan tipini sanırım.

Onları düşünürken Oscar Wilde geldi aklıma, demiş ki "Be yourself, cos everybody else is taken". Durduk yere bu gereksiz insan modelini düşünmüyordum tabi, birkaç gündür yine tanıdığım birkaç kişi tanıdığım başka birkaç kişinin yaptıklarını yapmaya, söylediklerini söylemeye başladı. Sinir bozucu bir şey. O insan o değil biliyorsun, komik çabalarını izlemek can sıkıyor, üzülüyorsun. "Sen o değilsin, kendin olsana" da diyemiyorsun... Halbuki kendisi olsa daha güzel olacak...

Zaman zaman bir-iki tanesi bana da sarıyor :) Sonra ben kızıyorum, "adınızı da sLn yapın tam olsun" diyorum. Daha doğrusu direkt demeye gerek kalmıyor, ortaya atıyorum, üstlerine alınma hızlarını tahmin edemezsiniz :) İnsanın kendini bilmesi de hoş tabi.

Bu durum bir grup insanın şahane olması başka bir grup insanın da onlara özenmesi gibi bir şey değil. Taklit etmeyi seven grubumuz bazen karşısındakini kafasında çok büyütür mesela, onun gibi olmak güzel bir şey sanır. Ya da biri arkadaş çevresi tarafından seviliyordur, bizimki sevilmenin başka yolunu arayacağına diğerinin yaptıklarını taklit etmeyi seçer...

Benim de her türlü tavsiyesini muhakkak dikkate alacağım insanlarım vardır, az ama var, yine de takip etmem "ne yapıyor, hemen ben de yapmalıyım, hımm iletiye ne yazmış, dur ben de yazayım, şu filmi mi izlemiş, hemen ben de izlemeliyim, hangi diziden bahsediyor, hımm o mu, tamam akşam başlıyorum" falan filan şeklinde. Ama herhangi bir şey tavsiye ederse de muhakkak uyarım. (1-2 kişi, bilemedin 3 kişi. Bu diğer insanları beğenmemekle ilgili değil. Zevklerinin benimle aynı olmadığını bildiğim birinin tavsiyesine körü körüne atlayamam di mi?)
O konudaki zevklerimi çok iyi bilen bir arkadaşımın "Lost'u kesinlikle izlemelisin" demesi Lost'u izlememin en büyük sebeplerinden biridir, birkaç kişinin tavsiyesine de bu derece kulak asarım :))

Neyse işte, ordan başladım sonra Oscar Wilde başka ne demiş merakıyla kendimi o siteden o siteye gezinirken buldum (ki yanılmıyorsam birkaç ay önce de Oscar Wilde alıntıları aramıştım nette).

Dolaşmam bittikten sonra blog turu atarken Pink Zorro 'nun blogunda daha önce ilgimi çekmeyen bir Oscar Wilde alıntısı gördüm, o da ilginç oldu :) Yeni mi ekledi bilmiyorum.

"Sadece aptalların ciddiye alındığı bir dünyada yaşıyoruz. O halde beni anlamıyorlar diye üzülmek niye" demiş, Pink Zorro da bunu bloguna yazmış, ne güzel yapmış :)

Okuduklarımın bazıları bildiğim ve unuttuğum şeylerdi, bazılarınıysa ilk defa duyuyorum. Olsun önemli olan er ya da geç duymuş olmak...

Birkaç tane seçtim hemen:

"Davranışlar kelimelerden daha fazla konuşur, daha çok şey ifade eder" demiş mesela, epey zamandır ben de kendi kendime öyle diyorum ama bir yandan da ikisi birbirinin zıttı şeyler anlatmaktaysa hangisine inanılmalı onu sorguluyorum. Cevabı olan bana da iletirse mutlu olurum.

"Hiçbir şey yapılmaya değmez, dünyanın yapılamaz dediklerinden başka" demiş ki ben bunu çok sevdim :)

"İnsanların yüzde doksanı yaşamazlar, sadece vardırlar"

"Ömürlerinde tek bir kez sevenlerdir asıl sığ olanlar. Onların vefa, sadakat diye adlandırdıkları şeyi ben, ya alışkanlığın verdiği rahatlığa ya da hayal gücünün yokluğuna bağlarım. Zihinsel yaşam için tutarlılık neyse duygusal yaşam için de vefa odur: Basit bir yenilgi itirafı. Vefa! Bunu incelemem gerekiyor günlerden bir gün. Sahiplik tutkusu da giriyor işin içine. Başkaları alır diye korkmasak çoktan atacağımız bir sürü şey var..."

"Tanrı için kırık bir kalbi onarmak kolaydır, yalnız insan onu bütün parçalarıyla O'na verirse."

Konudan konuya atladığımız bir yazının daha sonuna geldik. Yazıdan ne anladınız bilmiyorum ama vermek istediğim mesaj şuydu: "Birileri olmaya çalışmak kötüdür, kendimiz olmak her zaman iyidir, benim ya da tanıdığım bir başkasının yaptıklarını taklit eden tipleri ciddiye alamıyorum, kimse kırılmasın. Hatta zaman zaman feci halde kırıcı da olabiliyorum kendilerine karşı. Yapım bu, sevimsiz bir insanım ben. Bir de Oscar Wilde söyledikleri üzerine düşünmeye değer bir adam." Hadi bu da tavsiye olsun :p

Gece gece bu kadar saçmalama yeter, sevgiler...

Başlık Dorian'ın "yeniden hayata" şarkısından.

Bu kadar çok kendin olmak, kendisi olmak vs deyince Audioslave'in "be yourself"i geldi aklıma, sıradaki şarkı hepimize gelsin o zaman:

5 kişi de demiş ki:

ηєнιяѕєℓ dedi ki...

sayfamda sana ait olan bi ödül var..
((:
http://antiiparadigma.blogspot.com/

talento dedi ki...

"Başlık Dorian'ın "yeniden hayata" şarkısından." derken Dorian Gray'e bağlayacaksın sandım.

Güllerevurgunum dedi ki...

Uzun bir süre önce bu tür konulara kafa yormayı bırakmış biri olarak yine de alıntıları çok beğendim.Hepsi doğru ve benim yarı narsist dünya görüşüme uygun :P

Osca Wilde denen kişi hakkında Wikipedia dan yardım alma dürtüsü uyandı içimde :)

gribulut dedi ki...

hoş bir yazı olmuş ;)

melankolikdeli dedi ki...

Sonunda o şarkıyı armağan etmeseydin ben de Tarkan'dan şu dizeleri hediye edecektim... "Başkası olma kendin ol, böyle çok daha güzelsin" (:

Yorum Gönder

Var mı ekleyeceğin bir şey?