28 Şubat 2009 Cumartesi

Sıradaki de geldi: "kadınlar günü"

Sevgililer günün atlattık, sırada Kadınlar Günü var.

Az önce bir mail gelmiş alışveriş sitesinin birinden, "kadınlar günü için hediye alternatifleri".

Geçen seneki aynalı kredi kartlarını hatırlıyorum. Makyaj malzemeleri, parfümler, süslü püslü, ışıltılı giysiler...

Niye hediye alıyoruz, alıyorsunuz?
Kadınlar günü diye.

Nedir kadınlar günü?

8 Mart 1857 tarihinde ABD'nin New York kentinde 40.000 dokuma işçisi daha iyi çalışma koşulları istemiyle bir tekstil fabrikasında greve başladı. Ancak polisin işçilere saldırması ve işçilerin fabrikaya kilitlenmesi, arkasından da çıkan yangında işçilerin fabrika önünde kurulan barikatlardan kaçamaması sonucunda çoğu kadın 129 işçi can verdi. İşçilerin cenaze törenine 100 bini aşkın kişi katıldı.

26 - 27 Ağustos 1910 tarihinde Danimarka'nın Kopenhag kentinde 2. Enternasyonale bağlı kadınlar toplantısında (Uluslararası Sosyalist Kadınlar Konferansı) Almanya Sosyal Demokrat Partisi önderlerinden Clara Zetkin, 8 Mart 1857 tarihindeki tekstil fabrikası yangınında ölen kadın işçiler anısına 8 Mart'ın "Dünya Kadınlar Günü" olarak kutlanması önerisini getirdi ve öneri oybirliğiyle kabul edildi.


(wikipedia)


Kadınlar zamanın birinde daha iyi çalışma koşulları istedikleri için seslerini yükseltmişler yönetime karşı, grev yapmışlar. Sonra polisler işçilere saldırmış, işçiler fabrikaya kilitlenmiş, çıkan yangında 129 kişi ölmüş. Niye ölmüş? Daha iyi şartlarda çalışmayı istedikleri için.


Sonra 2000'li yıllara gelmişiz, kadınlar günü tıpkı anneler günü gibi, sevgilier günü gibi birilerinin kadınlara hediye aldığı gün olmuş. Daha doğrusu almamız gerektiği maillerle, reklamlarla, telefon mesajlarıyla, özel indirimlerle bilmem nelerle hatırlatılır olmuş.


Kadınlar gününde kadınlara makyaj malzemeleri, pahalı giysiler, çantalar, parfümler alıyoruz. Çünkü bu gün kutlanması gereken bir gün. Neyi kutluyoruz tekrar hatırlayalım. 1857'de daha iyi çalışma şartlarına kavuşmak için seslerini yükselten işçilerin bir fabrikaya tıkılmasını, 129 kişinin o fabrikada yanarak ölmesini! Hani 10 Kasım'da "Atatürk'ün ölümünü törenlerle kutluyoruz" diyen aklı biraz kıt sabah şekerleri olurdu ya, hâlâ vardır muhakkak. Size de bu durum onları hatırlatmıyor mu?


Bu gün kadınlar günü olsun diyen insan şu an yaşasaydı yaptığından pişman olur muydu merak ediyorum... Emin olun bu gün köle gibi çalışan birçok kadına hâlâ bir şey ifade etmiyor. Koca parası yiyen o kokoş ablalar var ya hani, asıl onlar kutluyor, hediyeler onlara alınıyor yine.


Hediyeler almalıymışız kadınlara kadınlar gününde.

Hadi canım sen de!


8 Mart önemli bir gün, hatırlanması gereken bir günün yıl dönümü ama bu hediye işi benim midemi bulandırıyor be...


Yine wikipedia'dan bir takım verileri paylaşmak istiyorum:

  • Kadınlara karşı şiddet dünyada en yaygın, ancak en az cezalandırılan suçtur.
  • Tahminlere göre 113 ile 200 milyon arasında kadın demografik olarak “kayıp” (yok) görünmektedir. Ya doğar doğmaz öldürülmüşler (erkek çocuğun kız çocuğa tercih edilmesi) ya da erkek kardeşleri ve babalarıyla eşit derecede gıda ve tıbbi olanaklara ulaşamamışlardır.
  • Fuhuşa zorlanan ya da bunun için satılan kadınların sayısı yılda 700.000 ila 4.000.000 arasındadır. Cinsel kölelik düzeninden elde edilen kazançlar yılda tahminen on iki milyar dolardır.
  • Küresel olarak, on beş ile kırk beş yaş arası kadınlar, kanser, sıtma, trafik kazaları ve savaşlardan daha ziyade, erkek şiddetinin sonucu hayatını kaybetmekte veya sakatlanmaktadır.
  • En az üç kadından biri dövülmüş, cinsel ilişkiye zorlanmış ya da hayatı boyunca başka türlü suistimal edilmiştir (tecavüz, kötü davranış). Genellikle, suistimal eden kişi aileden bir üye ya da kadının tanıdığı bir kimsedir. Ev içi şiddet, bölge, kültür, etnik köken, eğitim, sınıf ve din ne olursa olsun kadınlara karşı en yaygın suistimal şeklidir.
  • Dinsel, kültürel vb. nedenlerle yılda iki milyondan fazla kız çocuğunun genital organlarına hasar verilmektedir (kadın sünneti). Bu oran, 15 saniyede bir kız çocuğudur.
  • Sistematik tecavüz yeryüzündeki birçok çatışmalarda bir terör silahı olarak kullanılmaktadır. Ruanda soykırımı (1994) esnasında 250.000 ila 500.000 kadının tecavüze uğradığı tahmin edilmektedir.
  • Araştırmalar, kadına karşı şiddet ile HIV virüsü arasında yükselen bağlantıyı göstermekte ve HIV bulaşmış kadınların daha fazla şiddete maruz kaldıklarını, şiddet kurbanlarının da HIV bulaşma risklerinin daha yüksek olduğunu ortaya koymaktadır.

16 kişi de demiş ki:

gribulut dedi ki...

çok güzel bir yazı olmuş. evet dünyadaki küresel güçler bu durumu seviyor. insanlar durmadan alışveriş yapsın istiyor ve bunu empoze ediyor. bizde uyuyoruz bu kadar basit :)

sLn dedi ki...

kendimizi mecbur hissediyoruz galiba biraz. öyle olması gerektiğine inandırıyorlar bizi. misal kendi kültürümüzde çok büyük yeri olmasına rağmen bayramda ailesini ziyaret etmeyeni yadırgamayız, ama sevgililer gününde, anneler-babalar gününde hediye almayanı ayıplarız...

gribulut dedi ki...

ama bu duruma en çok kadınlar kapılıyor farkındaysan. ya bunlar boş diyorsun, bu sefer sen kendini kandırıyorsun bahane buluyorsun diye tepki gösteriyorlar. anlatamıyorsun ki

sLn dedi ki...

maalesef farkındayım :) çok da kızıyorum bu konuda ama elimden bir şey gelmiyor ki :-/

gribulut dedi ki...

yok yokk bi kaç kadını sallandırcaksınki bu durum düzelsin yoksa bunlar kızmayla falan akıllanmaz :D

sLn dedi ki...

yok biz sakin olalım yine de :p durduk yere iş açmayalım başımıza :D bunun da gelip geçici bir durum olduğuna ve bir gün biteceğine inanıyorum, daha doğrusu inanmak istiyorum :)

gribulut dedi ki...

vala bu konu böyle ancak temenni de kalır. hayatta gerçekleşmez. eğer ben bu bayanları azıcıkta olsa tanımışsam, bu konular daha çok insanın kavga etmesine, ayrılmasına v.s neden olur. :)

gribulut dedi ki...

peki öyle olsun ne diyelim. :)

sLn dedi ki...

cinsiyet genellemesi yapmamak lazım, kadınların daha fazla sevdiği doğrudur ama bütün kadınlar sevmez, eh bütün erkekler de nefret etmez. Seven tiplerin birbirlerini bulup sevmeyen bizim gibi insanlardan uzak olmasını dileyelim bence, onlar da mutlu olsun biz de :D

konu kimin sevdiği/kimin sevmediği ya da kimin kutladığı/kimin kutlamadığı değil zaten, ben bugünün bu şekilde kutlanmasına karşıyım. hayatınızdaki kadınlara hediye almaktan daha büyük bir önemi olmalı kadınlar gününün...

caprice dedi ki...

Tebrik ediyorum canim seni yazindan dolayi harika olmus.Birilerinin bu gercekleri insanlarin yuzune vurmasi gerekiyor.

Bilgicelli dedi ki...

Ne denirse densin bu günler hep kadınlara çalışıyor.Kadınları sadece bir gün hatırlayıp hediye almak kandırmak gibi geliyo.Değer verilecekse her gün verilmeli.Ben bu tarz günleri pek doğru bulmuyorum.

Finduilas dedi ki...

Kelimesi kelimesine katılıyorum... Ne kadınların ne adamların işine yarayan sadece satıcıları sevindiren bir gün daha işte...

Benim için tek önemli yanı annemin doğum gününün o gün olması. :) O da ayrı bi konu ama neyse :D

sLn dedi ki...

@ Caprice

İnsanlar duymamış gibi yapıyor, aslında bizden daha çok farkındalar bu durumun ama işlerine geldiği gibi yaşamaya alışmışlar. Ne desek boş :-/

sLn dedi ki...

@ Bilgicelli

Öyle olması gerektiğine inandırılıyoruz birileri tarafından. Topluca hediye alıyoruz, birileri bol bol para kazanıyor falan. Diğerleri ayrı ama özellikle kadınlar günü üzerinde biraz olsun düşünülmesi gereken bir gün gibi geliyor bana. Hediye alma günü değil :-/

sLn dedi ki...

@ Finduilas

Doğum günlerini biraz daha farklı görüyorum ben :) Her saniye sevgi göstermeyi beceremeyen benim gibi insanlar için büyük fırsat mesela :p Hediye kısmında yine benzerlik var tabi, almamız gerektiği beynimize sokulduğu için yine mecbur hissediyoruz kendimizi. Birilerini zengin ediyoruz durmadan ...

haccecan dedi ki...

yazı çok doğruydu...
sonuç ise hüsran yine...
okumayı sevenler okudu, biraz daha acı çekti, elinden birşey gelmediği için üzüldü...
Okumayan ise devam etti para harcamaya, sömürgeci devletlerin kasasına para koydu...
bilsen ayrı, bilmesen ayrı... çık işin içinden...

Yorum Gönder

Var mı ekleyeceğin bir şey?