8 Şubat 2009 Pazar

Wristcutters




Takip ettiğim bloggerların bir kısmı sözleşmiş gibi arka arkaya aynı filmden bahsedince "nedir bu yahu" deyip şöyle bir bakınmış ve konusunu okuyunca karar vermiştim "Wristcutters:A love story"i izlemeye.

Filmin adını sadece Wristcutters olarak biliyor oluşum filmi merak edişimde etkili oldu zira isminde "love story" geçen bir filmi izleme isteğim ne kadar olurdu bilemiyorum :)

Biraz uğraştırdı ama bulundu ve izlendi :)

Filmin beynime bir kez daha soktuğu gerçek, mucizelerin çok ihtiyacın olduğu anda ya da deli gibi olmasını istediğin bir zamanda asla gerçekleşmeyeceği... Hiç beklemediğin anlarda gerçekleşmeyi seviyorlar sanırım...

Büyülenmedim belki filmi izlerken ama sevdim. Sevimli aşk hikayeleri içeren filmleri galiba seviyorum ben. Yine de başlamadan önce bilmemem gerek işte, yoksa önyargıyla yaklaşıp anında vazgeçiyorum izlemekten, zaten 3'ü 5'i geçmez sanırım sevdiklerim.

İntihar edenlerin toplandığı bir dünya (ne cennet ne cehennem, olsa olsa araf), yasaklara savaş açan oraya kazara gelmiş Mikal, aşık bir Zia, manyak bir Eugene...

Hayatın tuhaflığı ve değişebilirliği üzerine kafa yormamı sağladı film. İzlemeyi düşünenler bu kısmı es geçsin, spoiler içerir.

Aşık olduğu kız yüzünden intihar etmişti Zia, kızın da intihar ettiğini duyunca deli gibi onu aramaya başladı, peki sonra :)

Her şey değişebilir, aklınıza gelebilecek her şey...

Açık söyleyeyim daha farklı bir son beklemiştim ben. İhtimaller içinde en büyük olasılığı bu sona vermiştim elbet ve hatta bu sonu istemiştim ama filmin beklemediğiniz gibi biteni makbuldür ya hani... Öyle düşünmüştüm. Bu tam olarak beklendiği gibi biten sürprizsiz filmlerden. Yine de son sahnede yüzlerindeki kocaman gülümsemeye eşlik ettim :)

Dedim ya bu sonu istemiştim, Mikal çiçekleri kara deliğe gönderirken hissetmiştim onun hissettiklerini. Hayatımda benzer bir şey hiç yaşamamış olmama rağmen... En çok o an istemiştim filmin sonunda mutlu olanlar arasında yer almasını.

Sevdim ben... Masalmış gibi anlatılan her şeyi severim zaten. Sevimli bir masal "Wristcutters".

İzlenesi...

"Once upon a time there was a crooked tree and a straight tree. And they grew next to each other. And every day the straight tree would look at the crooked tree and he would say, "You're crooked. You've always been crooked and you'll continue to be crooked. But look at me! Look at me!" said the straight tree. He said, "I'm tall and I'm straight." And then one day the lumberjacks came into the forest and looked around, and the manager in charge said, "Cut all the straight trees." And that crooked tree is still there to this day, growing strong and growing strange. "

2 kişi de demiş ki:

Besimi dedi ki...

Bileklerini kesenler! hiç de masal gibi gelmiyo kulağa aslında :)) merak ettim ben de nasıl bişşeymiş. imedebeye soruyorum hemen.

sLn dedi ki...

Sadece ismine bakınca ben de benzer şeyler düşünüyorum, haklısın :)) oysa ki sevimli bir hikayesi var :))

Yorum Gönder

Var mı ekleyeceğin bir şey?