21 Mart 2009 Cumartesi

Bahtsızım bahtsız! -2-

Haftanın 4 günü okuldayım, 1 gün stajdayım, 1 gün TEGV'deyim. Haftanın sadece 1 günü boş, o da haftanın en sevdiğim günü olması sebebiyle boş olarak ayarlanmış olan cumartesi günü.

Evet, bugün yani.

Cumartesi gelsin, sabah azıcık uyurum, sonra kalkıp ders çalışırım şeklinde plan yaptım. Cumartesi sabahı güzel bir baş ve eklem ağrısıyla uyandım. Bahar yorgunluğu olmasını temenni ettiğim ama grip başlangıcı gibi görünen çeşitli belirtileri bertaraf etmeyi başardım. Saat oldu 11.

Caddeden geçen partilerin müzikli arabalarının sayısında hatırı sayılır bir artış gözlemledik, "eh susarlar elbet" dedik.

Saat 11'de evimin 30 metre kadar ötesinde son ses müzik eşliğinde yoğun bir çalışma başladı.

"Parti Mitingi!"

3-4 şarkı döne döne çaldı bir süre, normal müziğe bir de davul-zurna sesi eşlik etmeye başladı. Sonra kalın sesli bir adam elinde mikrofonla tezahürat yaptırmaya başladı. Sonra nefret ettiğim tarzda müzik yapan bir grup ne dedikleri zerre kadar anlaşılmayan şarkılar söylediler. (ses o kadar fazla ki ve ses sistemleri o kadar kötü ki müzik eşliğinde "homono hofooolololo" gibi sözleri olan şarkılar dinledik. Halbuki onların sözleri vardı ama bir halt anlaşılmadı.)

Ardından ilçe belediye başkan adayı geldi, otobüsle farklı yerlerden getirilen izleyicilerin alkışlarıyla. "Anket sonuçlarına bakmayın, şu kalabalığa bakın, kesin biz kazanacağız" tadında cümlelerle başladığı konuşmasına alkış aldıkça coşarak devam etti.

"Hepsini 1 saat önce otobüslerle getirdiğinizi kendi gözlerimle gördüm ulan kimi kandırıyorsun" demek istedim, ama sonra akşam haberlerine çık, adın provokatöre, x partinin adamına çıksın, hiç gerek yok dedim, oturdum yerime.

Mischief'in şu yazısında bahsettiği anonsları yapan sinir bozucu sesli kadın çeşitli övgü sıfatlarını arka arkaya sıralayarak başkan adayını şişirdi de şişirdi. Sonra başkan adayı saat 4'te geldi. Diğer bütün partilere salladı salladı, kendilerinin ne kadar erdemli, ne kadar muhteşem olduğunu anlattı. Beynimin içinde durmadan çalan o iğrenç seçim şarkıları çaldı çaldı durdu...

"Dış ticaret işlemlerinin muhasebeleştirilmesi" dersinin kitabının aynı sayfasına saatlerce boş gözlerle baktıktan sonra saat 4,30 civarı yorganı başımın üzerine çekip, kulaklarımı kapatıp uyudum.

Uyandığımda kabus bitmişti.

Benim "en azından cumartesi şu dersi bitiririm" şeklindeki planlarımı ve bütün sinir sistemimi alt üst etti ve bitti!

Bir ara en yakın binanın tepesine çıkıp AÖF kitaplarımı aşağıdakilerin kafasına atmak istemiş olabilirim ayrıca.

Ne zaman başlayacak şu seçim yasakları??

Hatta seçim yasaklarını bırakın şu seçimler tamamen olsun bitsin, bu sefer de her konu hakkında ahkam kesmeyi sevenlerin yorumlarına çıldıralım...

Haa bir de "hangi partiye oy verdin" saçmalığı başlayacak.

Zarfları kapatıp atıyoruz farkındayız di mi? Hangi partiye oy verdiğimiz ya da vermediğimiz sadece bizi ilgilendiriyor, o zaman bu neyin merakı?

Kaldı ki aynı partiye oy vermemişsek benim yapacağım kendi çapımda mantıklı açıklamama zerre kadar saygı göstermeden sövmeye başlamayacak mısın? Hı? Aynı partiye oy vermişsek bu kez de diğer partilerin kötü tarafları üzerine bitmek bilmeyen ve hiçbir sonuca varmayan bir sohbete girmeyecek miyiz? Dünyanın en açık görüşü insanı olduğumuzu sanmakla birlikte aslında pek çoğumuz kendimizden başkalarının fikirlerine zerre kadar saygı göstermeyen insanlar değil miyiz? (kendimi ayrı tutmuyorum bu konudan. Ben de yapıyorumdur.) Oyumuzu versek, konu kapansa bitse, kimsenin kalbini kırmasak falan filan... (Adam gibi fikirlerimi dinleyecek, kendi fikrini anlatacak ve körü körüne savunmayacak, neyi neden savunduğunu bilecek herkesi sonuna kadar dinlerim. ama "x parti tü kaka, y parti muhteşem" dışında siyasi fikri olmayanı ben neden dinleyeyim? Ordan burdan duyduklarını anlatan, içinde zerre kadar kendi fikri olmayan cümleler kuran biriyle sohbet etmekten siz keyif alır mısınız? Hele ki siyaset gibi herkesin hassas olduğu konulardan birinde...)

Hiçbir partinin fanatiği falan değilim, hepsinin kötü taraflarını bir şekilde görüyorum ve kendimce kötünün iyisi olanı seçmeye çalışıyorum deyip şimdiden "kime oy verdin" muhabbetlerinize cevap vereyim güzel dostlar. Sonra gelip bana "iyi de kime oy verdin" diyenler olsun, çeşitli dövüş sporlarının figürlerini uygulayayım üstlerinde, "yeter ulaaaaaan" diyerek :D Anlaştık mı?

Ulusa sesleniş gibi oldu bu, geçen seçimde de msnimde açılan her pencerede "kime oy verdin" sorusunu görmem üzerine isyan bayrağını çekmiş, kişisel ileti aracılığıyla toplu bir açıklama yapmıştım, "kime oy verdiğimden size neeeee" şeklinde. Bu defa da burdan yapmış olayım :))

Sevgiler...

5 kişi de demiş ki:

gribulut dedi ki...

tabi kime verdiğinin ne önemi var önemli olan oyu kullanmak. :) şey gibi oldu önemli olan yarışmak der gibi. ve şu seçim biran önce gelsede geçse artık daraldım.

Besimi dedi ki...

ama ben bişeyi merak ettim sLn: sen şimdi kime oy verdin :PPPP

Besimi dedi ki...

geçen seçimlerde ilk defa seçim için mobilize olup İstanbul'a geldim. fakat bu sene, özellikle de yerel seçimler için, aynı sabrı ve sakinliği gösterebileceğimi düşünmüyorum.

sLn dedi ki...

henüz oy vermedim :D

Güllerevurgunum dedi ki...

iyi ama kime oy vereceksin???

:)))

Yorum Gönder

Var mı ekleyeceğin bir şey?