26 Mart 2009 Perşembe

Ben (7)


*Ben baharın gelmesiyle birlikte normalden daha agresif oldum, olması gereken baharın insana pozitif enerji yüklemesi değil midir?

*Ben bir de fazla duygusalım bu ara. Ortasını tutturmayı asla başaramam zaten, ya fazla duygusal ya fazla vurdumduymaz. Olaylara göre değişmez bu durumum, aslında kişilere göre de değiştiğini söyleyemem. Dönem dönem değişir.

*Ben bu ara bütün gün müzik dinlemek istiyorum ama şarkı sözlerine tahammülüm yok, ondandır ki birkaç filmin soundtracklerine takıldım, dinliyorum da dinliyorum. (Hans Zimmer, Klaus Badelt)

*Ben bu hafta okula gitmedim, haftayı böyle de kapatacağım. Keyfi bir tatil, evde güya ders çalışıyoruz işte. Ben okulda olmadığım için okulla ilgili haberler getirenler oluyor, insanlar yorulmasın diye msnimi açık bırakıyorum, bir şey iletmek isteyen yazıyor. Ben genelde bilgisayar başında olmadığım için geç cevap veriyorum ya da hiç cevap veremiyorum. Geyik muhabbetine gelemeyeceğimi bilen sevgili msn arkadaşlarım çoğunlukla bana bulaşmıyorlar normal zamanlarda da. Ben olsam ben de bulaşmam. Ciddi şeyler yazanlara işim olsa da dönerim bir ara ama 3-5 geyikçime bu ara geyik muhabbeti için seçebilecekleri en yanlış insan olduğum mesajını vermek için "dersssss" yazıyorum durumuma. Gerçekten ders çalışma niyetiyle kalkıyorum masadan çünkü.

Harıl harıl ders çalışıyormuş izlenimi verirken markete çikolata almaya gidiyorum, Türkmax denilen cici kanalda Kabuslar Evi serisinin dvd halinde satışa sunulmayan bölümlerini izliyorum. (Az önce "Bir Kış Masalı'nı izledim ve beğendim misal) İzTv denen diğer faydalı kanalda İstanbul'u dolaşan iki amcanın sunduğu programı izliyorum. (Şimdi İzTv'nin sitesine baktım, programın ismi "Ömür Biter İstanbul Bitmez"miş. Birkaç kez daha izlemiştim ama ismini hiç merak etmemişim herhalde.) Dolaştıkları yerlerin tarihlerini anlatıyorlar. Bugün Ayvansaray, Balat ve civarını dolaştık mesela kendileriyle. Ders çalışıyor olmam gerekirken bunları yapıyorum, evet.

*Ben bir haftadır yeni aldığım kitaplarıma bakıp sınavlar çabuk bitsin diye dua ediyorum. Çok sık kitap alırım aslında ama netten sipariş verdiğimde bir sürü kitap bir arada geliyor ya, o zaman daha çok mutlu oluyorum. Küçük çocuklar gibi zıplayarak göstermek istiyorum sevincimi.

*Ben aylardır bütün salonlarda aynı filmleri gösteren, en sevdiğim kitaplardan birinin sinema uyarlamasını göstermeye tenezzül etmeyen bütün sinemaları kınıyorum! Alışveriş merkezlerinin sinemalarını anlıyorum da eskiden böyle büyük kalabalıklar tarafından izlenmeyeceği önceden tahmin edilen, ama aynı zamanda belli bir kitle tarafından merakla beklenen filmler olduğunda İstiklal'de bir yerde izleyeceğimden emin olurdum. Artık orda da bulamıyorum! Zaten sinirimi bozan bütün mağazalar bir bir açılıyor oraya, yeni bir tanenin haberini de Mischief'ten aldım, sinirlendim. İstiklal'e ne zaman özünü bozacak bir şey yapılsa, ne zaman tikky mekan açılsa sinirleniyorum. İstiklal'in en önemli özelliğidir her türden insanı barındırması ama tikky nüfus aldı başını gitti. Özenti emoların her yana yayılması da cabası. Kızdım yine.

*Ben bu derslerin bazılarını seviyorum ama bazıları çok fena be. Mesela dış ticaret işlemlerinin muhasebeleştirilmesi ne pis dersmiş Allahım! Normal bir dersin özeti en fazla 7-8 sayfayken bununki 17 sayfa! Yardımcı kitaptan çalışıyorum, normal kitaba bakmaya cesaret edemedim, bir 40 sayfa vardır herhalde her ünite...

*Ben bugün "Çokoprens turta" adıyla Ülker'in "Eti Cin" çakması yaptığını gördüm, yakıştıramadım. Zamanında Ülker'in Çokoprensine karşılık Çokoprenses yapan Eti'nin bir şey söylemeye hakkı yok tabi. Herkes kendi iyi yaptığı şeyi üretsin, karşılaştırmalı üstünlüklerden yararlanalım (derste öğrendiklerimi gerçek hayata çok pis uygularım :D ), müşteri memnun olsun, siz memnun olun. Eti Cin reklamına da çok gülüyorum bu arada, bahsi geçmişken onu da aradan çıkarayım.

*Ben sevimsiz bir insanım. Gerçi bunu daha önce söylemiştim. Hani böyle çevresindeki büyük çoğunluğun hakkında iyi şeyler düşündüğü insanlar vardır ben onlardan olamadım hiç. İnsanlar ya ciddi ciddi seviyor beni ya da uyuz oluyor. Büyük çoğunluğu uyuz oluyormuş gibi hissediyorum. Beni çok sevenlerin hepsi benim gibi duygularını saklayan insanlar, o yüzden söylemiyorlar. (Öyledir di mi? Lütfen öyle olsun :D )

*Ben aklıma geldikçe msnimden 3-5 kişi siliyorum, fazla kalabalığı sevmem. Gördüğümde sinirimi bozan bir iki kişi var, hani şu ağzını büzerek konuşan sevgi pıtırcığı kız modellerinden işte. Msnimdekilerin neredeyse tamamı günlük hayatımda da görüştüğüm insanlar oldukları için silemiyorum o kızları. Fark ettikleri an "ama sLn niye sildin beni msninden, çok kırıldım yaaaa" muhabbeti yapma potansiyeline sahipler. Yüzlerine "ben sana uyuz oluyorum" diyebilme ihtimalim şimdilik çok düşük olduğu için bir süre daha tutacağım onları orada. Ama ilk fırsatta sağ tık, engelle :D

*Ben daha önce milyonlarca kez söylediğim gibi yağmuru çok seviyorum. Bugün yine yağdı, yağdı, yağdı. Biraz da ıslandık. Huzur verdi biraz, biraz keyif... Tom baba diyor ya "I feel much cleaner after it rains"...

*Ben bir de yağmur yağdığında kafamı toplayamıyorum. Bugün ders çalışamadıysam sebebi hep yağmur. (Bahaneye gel...) Bak yine yağıyor ki 8-) Yağıyor mu orda da?

*Ben yazdıklarımdan sıkılmaya başladım bu ara. İçerik olarak...

Öyle işte.

12 kişi de demiş ki:

H.Y. Ergün dedi ki...

Okurken sıkılmıyoruz:)
Fakat seni okuduktan sonra 5 dk. kadar etrefımı çizgili görüyorum. Siyah ekrandan olsa gerek. Eeee, yaşlandık tabi:)

CaRtMaNtR dedi ki...

Muhasebe ile hiç aran yok anladığım kadarı ile. Aslında göründüğü kadar kazık değildir. Sadece kesin kuralları vardır. Esnek değildir. Ha esnetirsin ama o zamanda yasallıktan feragat etmen gerekebilir. Neyse Trt4 açık öğretim programı formatımdan çıkayım hemen :D

Taksim'deki emolar dursun bence. Çok komik oluyorlar. Onları görüp güldüğüm kadar sokaktaki delilere gülmüyorum. Tikkyler ise başka bir alem. Neyseki Kadıköy'e fazla bulaşmıyorlar. Arada deplasmana yani Bağdat Caddesine gidincede ya sabır diye diye dayanıyorum :D

Yağmur iyidir hoştur ama ya işin olmayacak altında ıslanıp yürüyeceksin nereye gittiğini umursamadan yada camdan elinde çayla izleyeceksin yağışını. Diğer opsiyonlarda hep bir stres yaratıyor.

Yorum diyip baya inceden yazı boyutunda yorum yazdım :D pardon efendim :D

efsa dedi ki...

Ben yazdıklarınla seni seviyorum. :) zaten burası insana, birini olduğu gibi sevmeyi öğretiyor en fazla. Herkez birbiri ile iyi anlaşacak diye bişiy yok ki. Sen olduğun gibi çok güzelsin zaten.
birde eti cinde olduğu gibi güzel. ülkerle değil.

sLn dedi ki...

@ H.Y. Ergün

Siyah fon tamamen benim kendimi düşünen bir insan olmamla ilgili, siyahı çok sevmemin payı da var ama okurken beni en az zorlayan siyah fon-beyaz yazı. Sanırım türümün son örneğiyim :)

sLn dedi ki...

@ cartmantr

dış ticaret işlemlerinin muhasebeleştirilmesi tamamen ezber dersi, ben de normal muhasebeye benzer bir şey bekliyordum ama henüz öyle bir şey görmedim. ben bir kez okuyan ve anladıklarıyla bir şeyler yapan öğrenci modeliyim. Ezber bana göre değil :-/ (sözelciler ve dilciler hep ezber yapan insanlar sanılırlar ama öyle değil aslında :) )

Tikkyler Kadıköy'de değiller, Kadıköy'e yakın bir yerdeler, sabahları Marmara Üniversitesi Göztepe kampüsünde dersteler, öğlen caddeye geçiyorlar. (ya da onların deyimiyle "piyasa yapmaya caddeye akıyorlar") :D

Önümde Murat açıköğretim yayınları dış ticaret 2. sınıf kitabıyla otururken yağmurun keyfini çıkaramadım pek :))

Ben uzun yazan bir insan olduğum için uzun yazıları okumayı da severim, uzun yorumları da severim :) O yüzden teşekkür ederim :p

sLn dedi ki...

@ Efsa

:)

Zaman zaman kendimden sıkılıyor gibi oluyorum, yine o dönemlerden birindeyim galiba.

Ülker çokoprens turtanın tadına bakmadım ama Eti Cin'in eline su dökebileceğini sanmıyorum :)

Besimi dedi ki...

sevenlerin hayli bi fazla sLn :))
küçümseme bence. seni sevmesek burda işimiz ne :D

siyah fona devam, değiştirirsen sevimsiz bulup okumayabilirim LOL :DD

a.nur... dedi ki...

Besimi ne derse doğru söyler, katıldım gitti:p

He siyah fona devam, ama değiştirirsen (ki değiştirme bence) yine okurum ben:P

sLn dedi ki...

@ besimi


Siyah fon için takılıyorsun buralara sadece di mi :p

Ahh ahh ben de insanlar yazılarımı okuyor diye seviniyordum :D

sLn dedi ki...

@ a.nur

Örnek okuyucu modeli işte budur, bir üstteki okuyucu duysun :p

Panik yok, siyaha devam ;) Yazı rengi konusunda bir değişiklik yapılabilir mi ona bakmayı düşünüyorum ama :))

Besimi dedi ki...

bi üstteki okuyucu der ki;
sevemedim hiçbirşeyi siyah fonu sevdiğim kadar :D

@a.nur'a desteğinden dolayı çok çok teşekkür.

@voodoo; seni her türlü şekilde okuruz takip ederiz kaçarın yok :-)

sLn dedi ki...

iyi bakalım :)

Benim de değiştirmeye niyetim yok zaten :p

Yorum Gönder

Var mı ekleyeceğin bir şey?