15 Mart 2009 Pazar

Bir öğretmenimsinin güncesi -4-

Sınıfın en yaramaz çocuğunun gelmemesi bir öğretmen için ne büyük mutlulukmuş!

10 dakika ara verdim, ana binaya gittim, geri geldiğimde parkın güvenlik görevlisi sınıfımdaydı! Kapıdan içeri girmemle tüm sınıfın bağırmaya başlaması bir oldu.

-Öğretmenim Cenk bize sandalyeyle vurdu.
-Hayır vurmadım öğretmenim valla vurmadım.
-Öğretmenim Sena'yla Beyza bize ağaçlardan kırmızı bir şeyler toplamışlar onları attılar.
-Onlar da bize attı öğretmenim.
-Önce siz attınız ama!

Güvenlik görevlisi "Hocam ben bunlarla baş edemem, size kolay gelsin" dedi ve kaçtı :))

Sonradan öğrendim ki kızlar bu minik kırmızı şeyleri toplayıp maç yapan çocuklara atmış, çocuklar da toplamış, onlara atmış ve birbirlerine girmişler. En son kargaşa feci bir hal aldığında Cenk sandalyeyi sallamış, susmazsanız atarım üstünüze demiş, kızlar da çığlık çığlığa güvenliğe koşmuşlar. Ben geldiğimde güvenlik görevlisi yüzündeki dehşet ifadesiyle kalakalmıştı bir grup çocuğun arasında.

Evet bunlar benim sınıfım ve hepsi benim öğrencilerim. Her pazar bu grupla mücadele ediyorum. Yine de mutluyum...

Bir şeyler bilen insana ukalalık yakışabilir, ben severim haklı sebepleri olduğu için ukala olanları. Ama en şahane çocuklarım gık demezken hiçbir şey bilmeyenlerin ukalalıkta tavan yapmış olması canımı sıkıyor. Her şeye burunlarını sokmaya çalışmıyorlar mı hele...

Arkeoloji profesörü olmak isteyen bir miniğim var, bayılıyorum ona. Diğerleri tahtadakileri defterlerine bile geçiremeden o hepsini yazıp cevaplandırıyor ve hepsi doğru oluyor. Bir de arkeoloji deyince ben eriyorum tabi :)) Seviyorum onu. Bugün kart yazdırdım hepsine, ansiklopedi okumayı severim yazmış, ben de onun yaşlarındayken bayılırdım ansiklopedileri açıp okumaya. Yine kendimi görür gibi oldum, duygulandım. Tabi bana hiç sormadan ansiklopedinin İngilizcesini doğru yazması da beni şoka soktu açık söyleyeyim :) (diğer çocuklar "he are" "you is" gibi şeyler yaparken özellikle...)

Çocuklar beni yoruyor ama stres de atıyorum galiba.

Bir de hatırlamam gereken bir öğrenciliğim var tabi. AÖF mevsimi geldi, onun ardından Fransızca vizelerim başlayacak. Sınav kağıdım geldi, sınav merkezi olarak Aksaray seçmiş olmama rağmen Aksaray'dan başka her yere gideceğim sınava girmeye. Hele sabah Bayrampaşa'da sınava girip öğlen Cağaloğlu'nda devam edeceğim günü düşündükçe heyecanlanıyorum şimdiden :-/ Pazar günü de Davutpaşa'dayım.

Daha derslere çalışmaya da başlamadım. Ooooof offffff...

4 kişi de demiş ki:

melankolikdeli dedi ki...

herkesin türlü türlü derdi var (: allah kolaylık versin hele ki o afacanlarla (:

sLn dedi ki...

Amin, amin :(

CaRtMaNtR dedi ki...

Hababam sınıfı gibiymiş :D

kolay gelsin walla :D

hoş öğrencisi olanın sıkı eğleneceği bir sınıfa benzio :D

Besimi dedi ki...

her iş alanının senin öğrencilere benzer tiplemeleri vardır. 30 yaşlarına da gelseler çocuklar gibi davranabiliyorlar. ve büyüklerin taşkınlıkları çok daha acımasız ve umut kırıcı olabiliyor.
herkesin işinde sevdiği ve sevmediği meseleler vardır, önemli olan onları dengede tutmaya çalışmak :))
kolay gelsin sLn..

Yorum Gönder

Var mı ekleyeceğin bir şey?