12 Mart 2009 Perşembe

Kar neden yağar, kar?!


Yağmurlu bir İstanbul öğleden sonrası...

İstiklal...

Şahane bir film.

Gitsem mi gitmesem mi tereddütlerimi şu yazı üzerine giderdikten sonra haftanın nadir boş zamanlarından biri olan perşembe öğleden sonrasında attık kendimizi sinemaya. İyi ki atmışız!

Salondaki yaklaşık 20 kişiden 2 kişi dışındakiler boş bakan gözlerle ve "bu ne yaa, hiçbir şey anlamadım, keşke başka filme gitseydik" gibi ifadelerle dışarı çıkarken biz yüzlerimizde bir mutluluk ifadesiyle çıktık kapıdan. (Biz derken bkz: sevgili kardeşim mischief ve ben) Ters Ninja'daki yazıdan böyle olacağı konusunda tüyo aldığımız için şaşırmadık.

Bugün kelimelerle aram iyi değil nedense, zaten linkini verdiğim yazıda şahane şekilde anlatılmış film, ben daha ne yazayım...

Tuhaf bir keyif alıyor olabilirim bayıldığım filmlerin ya da kitapların belli bir grup tarafından anlaşılmamasından. Kendimi onlardan zeki hissetmek değil bu. Bir şeyi herkes seviyorsa ortada bir tuhaflık varmış gibime geliyor. Belli bir grup sevmiyorsa "hah iyi" diyorum. Hele bir grup hiçbir şey anlamamaktan şikayetçiyse o zaman "bu daha iyi" diyorum :D (sinir bozucu bir insan olduğumu yineleyeyim.)

Yine de üzülüyorum Dostoyevski ya da Tolstoy kitaplarının ve hatta Elif Şafak kitaplarının 100 sayfasını okuyup ileriye gidemeyenlere. (bildiğim örneklere konu olan yazarlar olduğu için bu isimler seçilmiştir. Ağır kitap örneklerim bunlar değil yoksa :) ) Ha okudukları 100 sayfadan sonra kitap muhabbetinde o yazarın hayranı olduklarını söylediklerinde de üzülüyorum tabi. Kime neyi kanıtlıyoruz dostlar? Hı?

Inarritu filmlerini anlamayan, Stanley Kubrick filmlerine en iyi ihtimalle 20 dakika dayanabilecek olan, hadi bunlar nispeten ağır sayılır film izlemeyen insanlar için ama LOTR filmlerini anlamadığını iddia eden bir grup insan tanıyorum. (Yine yazarlarla ilgili yaptığım açıklama geçerli, bildiğim örneklerin içinde bunlar var.)

Ha muhabbete gelince çok iyi sinema izleyicisi hepsi. En basitinden duygusal komediler, en dandiğinden animasyonlar vs izlemek adamı şahane sinema izleyicisi yapar. Siz bunca yıl "kült" dedikleri filmleri izlediniz de ne oldu? Film muhabbeti açın bakın sizden iyi bildiklerini iddia ediyorlar mı etmiyorlar mı bu pıtırcanlar. Sonra siz laftan anlamamaları üzerine çılgına dönüp bulabildiğiniz en ağır nesneyle kendilerine saldırdığınızda beni anacaksınız :)

Türkiye'de kaliteli filmler yapılmıyor diye bık bık yapıyoruz ama yapıldığında da kaç kişi izliyor, para kazanmak tatlı gelirken kaç kişi "aa dur kaliteli şeyler yapayım" der ki di mi? Boşuna kızıyoruz o filmleri yapanlara galiba...

Film konusunda ahkam kesemem tabi, benden iyi bileni bulduğum saniye hayranlıkla ve gıkımı çıkarmadan dinlediğim/dinleyeceğim bir konudur "sinema". Ama en azından belli bir grup insana bu konuda ukalalık yapabilecek kadar uzun zamandır iyi bir sinema izleyicisiyim. Yalnız belli bir insan grubunu belli konularda ciddiye almama gibi de bir ukalalık durumum olduğu için bulaşmıyorum hiçbirine. Ciddiye almadığın insana laf anlatmak istemiyorsun ki... Bugün ne kadar antipatik bir insanım Allahım!

Uff neyse, diyeceğim şudur ki ben bugün sinemadan çok mutlu ayrıldım.

Bir de konuyla ilgisi yok ama aklımdayken yazmak istedim, tahsil cehaleti alırmış eşeklik baki kalırmış ya, ben bu aralar aldığı eğitime rağmen hem cehaleti hem de eşekliği aynı kalan insanlarla karşılaşıp duruyorum, siz de görüyor musunuz onlardan?

Hatta onca eğitime rağmen cehaleti eşekliğinden bile önde giden insanlar görüyorum. Üzülüyor insan okumayı isteyip çeşitli nedenlerle okuyamayan onca insan varken böylelerinin üniversiteleri işgal etmesine.
Ben üzülüyorum.

"Kar neden yağar, kaaaaaar" deyip bitiriyorum. Ha bir de diğer oyuncuları daha önce izlemiştik bol bol ama Ertan Saban'ı ilk defa bir filmde izliyorum, zaten dizi özürlü olduğum için Elveda Rumeli dışındaki dizilerde de hiç izlememiştim. Sinemaya da yakışıyormuş kendisi...

14 kişi de demiş ki:

CaRtMaNtR dedi ki...

Madem öyle bu filmi bir şekilde izlemek lazım :D

Bu arada bu filmle çok örtüşmesede Serdar Akar'ın ilk ve bence en iyi filmi Gemide'de hakketiği değeri göremeyen filmlerdendirç

Keza kara komedi dalında çok başarılı bir film olan Ferhan Şensoy'un Pardon'uda bence yeterince ilgi görememiştir.

Bu arada o saydığın kitapları ve filmleri anlamayanları Tarantino'ya havale ediyorum. Kendisi onları Hattori Hanzo yapımı Katanalardan biri ile adam eder :D

Birde sinema arkadaşınla gittiğin filmde başka bir filmin karesini aynı anda tanımak demek gibi bir tanımlama oluştu son zamanlarda kafamda :D

Bak yine konu dışına taşıyorum :D

efsa dedi ki...

Ah seni okuyunca şimdi uzun zamandır sinemaya gitmediğim geldi aklıma. daha fazla ertelememliyim.

diğer şapşal insanlar için hiçbir şey demiyorum bile.

beenmaya dedi ki...

benden mi kaynaklanıyor ama ben şu'daki film yazısını açamıyorum :(((

sLn dedi ki...

@ cartmantr
dün Mustafa hakkında her şey'in dvdlerinin yeniden çıktığını gördüm, ıssız adamı yapınca o filminin de fark edilmiş olması ne acıdır di mi dedim hatta. Biz yönetmenlerin en iyi filmleriyle ilgilenmiyoruz, sinema anlayışımız biraz daha farklı :)

Tarantino'ya gelince :) Benim sevdiğim yönetmenlerden biridir Tarantino, birçok filmi vardır tekrar tekrar izlediğim ama kimseye "izle, muhteşem" falan demem. Gerçi hiçbir film için demem ama neyse :D Film bitince bu neydi böyle diye gelme ihtimalleri yüksek :D sonra Hattori Hanzo'ya benim işim düşer falan, Allah korusun :D

sLn dedi ki...

@ Efsa

Daha sık gitmek lazım aslında ama zaman ayarlamak problem oluyor :-/

Bir de güzel bir filme denk gelince insan o 2-3 saatin nasıl geçtiğini bile anlamıyor :))

sLn dedi ki...

@ Beenmaya

Bir de şöyle vereyim istersen:

http://www.tersninja.com/neredeyse-bir-david-lynch-gizemine-haiz-golgesizler/

:)

beenmaya dedi ki...

bu sefer becerebildim merci :))

Besimi dedi ki...

çok iyi etmişsin sLn sinema olayıyla. mutluluk zaten ulaşmak istediğimiz amaçların en büyüklerinden. nirvanaya sinemayla ve müzikle erişebiliyorsan zaten mutluluğa giden en güzel yollardan geçmişsin demektir. en azından benim değersiz görüşüm bu yönde.
diğer yandan evet, o bahsettiğin okumuş cahillerden etrafımda pek çok var son zamanlarda. sofya'ya her türden adam okumaya diye gelince ve rüşvetle sınavları geçince böyle bir durum yaşanıyor. çoğu genel kültürden bile mahrum, aileleri parayla diploma alsın diye göndermiş, çok bariz.
neyse fazla ötmiim bu konuda, midem kalkıyor...

sLn dedi ki...

@ beenmaya
rica ederim :)

@ besimi

Senin "değerli" görüşüne ben de katılıyorum sanırım :)

Okula gir, kopyayla ya da başka şekillerde hiçbir şey öğrenmeden mezun ol, insan olamama konusundan bahsetmiyorum bile... İnsanın midesinin bulanmamasına imkan yok :-/

CaRtMaNtR dedi ki...

DVDsi olmasada VCDsi uzun zamandır raflardaydı Mustafa Hakkında Her Şey filminin. Bu konuda eminim çünkü bir tanesi evde arşivimde :D

Bu arada Tarantino'ya havale ederken film izlesinler değil filmlerdeki gibi cezalandırılsınlar (özellikle Kill Bill Vol1'daki gibi :D ) diye söylemiştim onu.

Son olarak sinemada izlenmesi gereken filmlerden biride Watchmen olmuş. Orjinal eserin V For Vendetta'nın yaratıcısının elinden çıkmış olması tüyosunuda eklersem kafalarda nasıl bir politik eleştirili film görüleceğini hayal edin :D

Birde Gemide hiç bir zaman çok ciddi gündeme getirilebilecek bir yapım olmadı. Çekildiği dönem için zaten sert bir dili vardı. Bana kalırsa günümüz için bile serttir. Çünkü Barda her ne kadar gerçek bir hikayeden yola çıksada bu filmdeki havayı yansıtamadığından daha kurgu kalıyor.

Ama Erkan Can'ın gemide her akşam attığı nutukları dinlerken uzaklaşıyor insan bilinmezlere.

sLn dedi ki...

yıllar önce Mustafa hakkında her şey'in vcd'sini bulamamıştım aradığım hiçbir yerde, en son bir siteden bulup sipariş vermiştim, şimdi koca bir raf dolusu dvd görünce sinirim bozulmadı desem yalan olur :D Hem de en görünür yere dizilince insan şaşırıyor...

Şimdi V for Vendetta deyince ben merak ettim Watchman'i. Hakkında çok fazla bir şey okumamuştım o yüzden nedir, neden bahseder çok bilmiyorum ama galiba bakmak lazım :))

Ama ne ara bakılacak işte onu bilemedim :-/

CaRtMaNtR dedi ki...

Bende izledikten sonra biraz bilgi edindim. Her şeyden önce Zack Snyder 300deki gibi işin tamamen görsel yanı ile uğraşmamış (ama yinede görsellik kusursuz elbette) bu sefer elinde en önemli edebe eserler arasına girmiş bir graphic novel olmasının faydalarından yararlanmış.

En özetle alternatif bir 1985te geçen bir süper kahraman hikayesi diyeyim. Pek çok sahnedeki ince göndermelere dikkat diyeyim.

Rorcshash (Kesin yanlış yazdım ama meşhur mürekkep testi ile aynı isim diyeyim ve zaten elemanın maskeyi görünce adı neden aldığını anlarsınız diyeyim) ve Comedian en öne çıkan karakterler bence.

Birde filmde ciddi anlamda şiddet ve dövüş sahneleri yeralmakta burdan yorumu okuyanları uyarayım. Birde film 2.5 saat kadar uzun süreli bir yapım ki DVDsinde 3 saati aşacağı ayrıca birde mini film içereceği kesinleşmiş.

Turgay Keskin dedi ki...

Filmi seyretmedim ama yazının başka bir bölümüyle ilgili birşeyler söylemek istedim..

Bu sanat filmi, gişe filmi tartışması hiçbir zaman sona ermeyecek galiba. Kişisel olarak izle-unut filmlerinden pek hoşlanmam, bu yüzden de seyretmem. Ama bizim sadece sinema için değil genel olarak yaptığımız birşey var. Sevdiğimizi eleştirememek..

Mesela A.G.Inarritu'yu çok severim. Özellikle Amores Perros ve 21 Grams benim için harika birer filmdir. Ama Babel'in onlar kadar iyi olmadığını düşünüyorum. Yani sırf yönetmeni sevmem onun diğer filmlerini kurtarmıyor.

Anlatmak istediğim biz sevdiğimiz sanatçıya, takıma veya bir insana hiçbir zaman toz kondurmuyoruz. Sanat filmlerini sevenlerin bazıları da -hepsi değil- böyle..

burakadam dedi ki...

izlediğim en iç karartıcı türk filmi. Bu artı bir şey.

Yorum Gönder

Var mı ekleyeceğin bir şey?