23 Mart 2009 Pazartesi

Sonunda iyiler mutlaka kazanır mı?


Yeterince derdim-sıkıntım yokmuş gibi oturup sağımda solumdaki yanlışlıkları düşünüyorum bazen.

Sanki düzeltebilecekmişim gibi, düşünüyorum da düşünüyorum.

Sistemdeki yanlışları, dünyadaki yanlışları, insanlardaki yanlışları, bendeki yanlışları...

Bir de fazla hassas oluyorum bazı günler, küçücük şeylere kocaman tepkiler veriyorum. Olur olmaz her şeye gözlerim doluyor. Bazen de tam tersi oluyor. Kocaman şeylere tepki veremiyorum. Sanırım hormonlarla alakalı bir şey bu da değil mi?

İyi insanlar görüyorum.
Kötü insanlar görüyorum. (Herkesin bir iyi-kötü tanımı vardır ya hani.)
Kötü insanların iyi insanları senelerdir nasıl aldattığını kendi gözlerimle görüyorum.
İyi insanların o kötü insanları hala el üstünde tuttuklarını yine kendi gözlerimle görüyorum.
Sanki haddime düşmüş gibi müdahale etmek istiyorum.

Sonra oturup şükrediyorum halime. Onun gibi bir karakterde yaratılmış olmak da vardı neticede! Tamam ben de çok şahane bir insan olmadığımın farkındayım ama kimseyi salak yerine koymaya, aldatmaya tenezzül dahi etmem, bu şükredilecek bir şey. (hayır kendimi övmüyorum, hayatta prim yapan şey onunki çünkü!)

Sonra çevremdeki birkaç güzel insana da bakıyorum, bir de onların varlığı için şükrediyorum. Elenmesi gerekenleri zamanında eleyebildiğimiz için, eleyemediklerimiz varsa onların da farkında olduğumuz için şükrediyorum.

Tanıdığım en düzgün bir iki insanın yaşadığı zorluklara bakıyorum...
Çevresindekilerin hayatının içine etmekten, onları çeşitli şekillerde aldatmaktan keyif alanların o düzgün insanlardan daha mutlu oluşlarına bakıyorum.
Dengeyi sağlayabilecek olanın ben olmadığımı biliyorum.
Susuyorum...

Belki dengenin sağlanabileceği bir gün gelir. Yüzüne her baktığımda mutlu olması için dua ettiğim o güzel insan/insanlar bir gün mutlu olur sahiden.

İnsanları mutsuz etmekten keyif alan insan müsvetteleri de Allahlarından bulsunlar, ne diyeyim daha.

(Beni tanıyanların konuyu yanlış anlama ihtimali var, bahsettiğim iyi ve kötülerin ilişkisinde ben taraf değilim. Dışarıdan baktığım birkaç insandan bahsediyorum. Onu da eklemiş olayım.)

7 kişi de demiş ki:

beenmaya dedi ki...

her şeyin bir karşılığı ve bedeli vardır diye düşünüyorum ben genelde iyilik uzun vadede karşılığını buluyor olsa bile...

sLn dedi ki...

beklemeli yani... başka bir şey de yapılamıyor zaten :-/

Besimi dedi ki...

eskiden kafamı ve tüm hücrelerimi fazlaca yoran bir ruh haline değinmişsin voodoo. anlamsız olduğunu çözdüm sonradan, kimse kimsenin kurtarıcısı değildir kanaatine vardım. kimseye yol göstermeye çalışma dedim kendi kendime. değindiğin herkesteki iyi-kötü tanımını o diğer göz senin gözünle algılayamayabilir. ne biliim, her koyun da kendi bacağından asılmasın fakat sanırsam çok uçlarda zararlı yollara giren bir dostumu gördüğümde 2-3 lafla uyarmaya çalışırım herhalde.. fazlası bana da zarar verir bu saatten sonra..

alakasız biraz ama Iron Maiden da demiş: Only the good die young :D

sLn dedi ki...

herkesin kendi hayatı, bir şey yapamayacağımı biliyorum bilmesine de göz göre göre devam etmesine izin vermek istemiyor insan bazen. Müdahale etme ihtiyacı hissediyor :-/

CaRtMaNtR dedi ki...

Hayat hakkında çok fazla yolgösterici bilgileri olan yada bunları takip edebilen biri değilim ama şu durum için bildiğim bir şey varsa kazanmak isteyen iyilik yapamaz bu dünyada iyilik yapmanın amacı zaten kazanmaktan ziyade yardım etmekten geçiyor. Belkide biraz bundan iyilik yapanlar hep sona kalıyor. Yada başarılı olmak için gözkü kara olmak lazım buda ister istemez insanları daha kolay harcayan bir karaktere büründürüyor insanları.

Bilgicelli dedi ki...

Bence sonunda mutlaka iyiler kazanır...

casaubon dedi ki...

Dengeyi sağlayabilecek olanın ben olmadığımı biliyorum.
Susuyorum...

Susma...

Yorum Gönder

Var mı ekleyeceğin bir şey?