24 Nisan 2009 Cuma

Bir Mürebbiye Adayının Güncesi (16)

Geçtiğimiz hafta ve şu an içinde bulunduğumuz hafta vize haftalarımızdı. Vizeleri ilk 4 güne topladıkları için uzun sayılabilecek bir tatilimiz oldu. Marmara Üniversitesi'nde sömestr kavramı olmadığı için 4 senedir (hazırlıkta tatilimiz olmuştu) sömestr tatilimiz olmuyor. O yüzden 3-4 günlük tatiller bile nimet gibi geliyor :D (Güz döneminin finalleri biter, hemen ardından bütler yapılır, bütler biter bitmez de bahar dönemi başlar Marmara'da.)

Normalde vize haftaları okula sınav programı gönderiliyor ve staja gidilmiyor. Ama bizim her iki cumamız da boş olduğu için hocaya programı gösterince gitmek zorunda kalacaktık. Sonra okuldaki hocamızın kıyak yapası geldi :) Açık açık "gelin size kıyak yapayım" demedi tabi, otoriter bir insandır kendisi. 

Staj yerindeki hocamızı aradı, "çocukların iki hafta sınavları var o yüzden iki hafta sınava gelemeyecekler haberiniz olsun" dedi. "Ben arayıp söyleyeyim dedim ama isterseniz yine yollarız programı" dedi, biz o saniye heyecanla beklemeye koyulduk. Ardından telefonun diğer ucundan beklediğimiz cümle geldi:
"Yok, yok Füsun Hanımcım, aradınız ya yeter, gerek yok programa"

Mutlu son :)

Bizi 2 haftalık staj işkencesinden kurtardığı için kendisine ne kadar teşekkür etsek az. Staj okulundaki hocamız da üzüldü, sınav yapacakmış biz göremeyecekmişiz! Aslında üzüldüğü şey daha farklı. Sınav yapacak ve sınıfın başında duracak, cevap anahtarı hazırlayacak, sınavdan sonra ders anlatacak, ohoooo ne çok iş. Kendisinin yerine onların hepsini yapacak 3 stajyerinin gelemeyeceklerini öğrenince kim olsa üzülürdü değil mi?

Geçen cuma da evdeydim, bu cuma da evdeyim. Sorunlu ergenler yok, saatlerce ayakta durulan sınavlar yok. Ne güzel, ne güzel :))

0 kişi de demiş ki:

Yorum Gönder

Var mı ekleyeceğin bir şey?