7 Nisan 2009 Salı

Yaşadıklarımdan öğrenmişim ben de bir şeyler... {mim}

Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var:
Yaşadın mı yoğunluğuna yaşayacaksın bir şeyi
Sevgilin bitkin kalmalı öpülmekten
Sen bitkin düşmelisin koklamaktan bir çiçeği.*
...

Birikmiş mimleri yanıtlamaya devam. Bu seferki Besimi'den gelen mim, sanırım şu ana kadar cevapladıklarım içinde en beğendiklerimden biri bu :) Bakalım neler öğrenmişiz hayattan... (Aslında öğrendiğimi sanıyorum zaman zaman, bunların da bir kısmı öğrendiklerim bir kısmı öğrendiklerimi sandıklarım olabilir.)

*Herkesin hayatı ve tercihleri muhakkak birbirinden farklıdır ama benim hayatımdaki zor zamanları atlatmama en çok yardım edebilecek olan şeyin kitaplar olduğunu öğrenmiştim bir zaman. Hani hiç bitmeyecekmiş gibi görünen sinir bozucu günler vardır ya, işte o günleri hep elimde kitaplarla atlatmaya çalıştım ben.

*Bir önceki maddede bahsettiğim sinir bozucu zamanların aslında hiç sonu olmadığını öğrendim. Sadece zamanı geçirmenin bir yolunu buluyorsun. Atlatmanın yolunu henüz bulamadım. Zamanın geçmesini sağlamanın yolunu buldum sadece. Ama zor ve sıkıcı...

*En büyük kazıkların çok dürüst gözüken insanlar tarafından atıldığını öğrendim. Bir de hiçkimseye güvenmemek gerekirmiş tabi...

*Ben herkesin düşüncelerine saygılıyım, çok açık düşünürüm gibi hikayelere inanmamak gerekirmiş. Bunu en çok söyleyen insanlarmış onlardan farklı düşündüğünde en büyük tepkileri verenler, bir de bunu öğrendim.

*İnsanların birilerine yaranmak için yapabileceklerinin bir sınırı olmadığını öğrendim. (herkes için geçerli değil.)

*Karşındakini insan yerine koymazsan değerli olurmuşsun onu öğrendim.

*Her şey insanın kafasındaymış, bütün mevzu istemek ve istememekmiş, onu öğrendim. Sevgi, nefret, aşk, arkadaşlık, unutmak... Arkadaş olmak istersem onu sevmenin bir yolunu buluyorum, istemezsem nefret etmenin yolunu buluyorum. Aşık olmak istersem oluyorum, istemezsem olmuyorum. Ne zaman unutmak istemişsem unutmuşum. Bu kadar basit. Duygusal hikayeler yazmaya gerek yok.

*Hayatında hiçbir şey başaramamış insanların kişisel tatmin amaçlı konuşmalarından kaçmak gerektiğini öğrendim. Hiç çekilmiyor.

*Sana bir şeyler katan, kendisi olmayı başarabilen arkadaşların dünyanın en güzel şeylerinden biri olduğunu öğrendim. Yakalarsanız bırakmayın diyeceğim ama hayat izin vermiyor bazen. Kader...

*Arkadaş olduktan sonra hayatını senin doğrularına uydurmaya çalışan, senin zevklerin, senin tercihlerin üzerine bir hayat kuran, ikinci bir sen olmak için durmadan çalışan arkadaş modelinden kaçılması gerektiğini öğrendim. Bu da hiç çekilmiyor.

*Küçük şeyler bir araya gelir büyük şeylere sebep olurlarmış, biraz geriye gittiğinde aslında her şeyin bir şekilde bağlantısını bulabilirmişsin ve bununla uğraşmak çok keyifli bir şeymiş, onu öğrendim.

*Ne hakkında büyük konuşursan başına gelirmiş, herkeste böyle mi bilemem ama ben ne demişsem başıma gelmiştir. O yüzden çenemi kapalı tutmayı öğrenmeye çalışıyorum.

*İyi insan olmak mutlu olma yolunu açmazmış insana, hatta kötü olmak gerekirmiş. Tanıdığım en düzgün insanlardan birinin üstüste yaşadığı sıkıntıları her görüşümde bir kez daha öğrendim bunu.

*Cips yemek kilo aldırırmış feci halde. Birkaç ayda yoğun cips tüketimiyle fil yavrusu ebatlarına ulaşınca bunu öğrenmiştim. Ortaokuldaydım o zaman. Liseye başladığımda hâlâ o ebatlardaydım. 3-4 senemi aldı o halimden kurtulmak. Burdan da kilo vermenin çok zor olduğunu öğrenmiştim :)) (Bundan bir önceki yazıya yine de bir göz atın siz :D )

*Anadolu Rock müziğin kaybettiği popülaritesini yeniden kazanmaya başladığı yıllarda önce gitar sesiyle tanıştım. Değişik müzik türleri dinledim, abuk sabuk şarkılar dinledim. Beğenmediklerimi eleye eleye kendimce bir müzik zevki oluşturdum. Elemeden sonra elimde kalanlara bakınca dinlemem gereken müzik türünün rock olduğunu öğrendim. Öğrendiğim şeyler arasında beni en çok mutlu edenlerden biri bu :) (Artık Anadolu Rock dinleyicisi sayılmam ama başlangıcım odur.)

*İnsanların doğrularının birbiriyle aynı olmak zorunda olmadığını ve doğrularımız aynı değilse bile herkese saygı duymamız gerektiğini bazı insanların ısrarla öğrenemediğini öğrendim.

*Boynumda atkımla yürürken karşıdan gelen Fenerbahçe formalıyla birbirimize gülümseyip başımızla selam verip yola öyle devam etmemizin nedenini ondan, benden ve bizim gibilerden başka kimsenin anlayamayacağını öğrenmiştim :)

*O tanımadığınız insanla birbirinize selam veriş sebebiniz olan ortak aşkın yaşanabilecek aşklardan kesinlikle en güzeli olduğunu öğrenmiştim yıllar önce, düşüncem de gitgide pekişmekte...

*Teoride çok fazla şey bilmenin bir işe yaramadığını, pratiğe dökemedikten sonra o kadar bilginin senin hiçbir işine yaramayacağını öğrendim. (hayata dair şeylerden bahsediyorum. Yapılması gerekeni biliriz ama yapamayız ya hani...)

*Fark etsen de etmesen de hayatına giren herkesin muhakkak bir iz bıraktığını, kiminin izlerinin daha büyük olduğunu ve hiç silinmediğini öğrendim, öğreniyorum...

*Sen kendi hayatın için ne kadar çabalarsan çabala, esen küçücük bir rüzgarla, dışarıdan birinin dokunuşuyla her şeyin mahvolabildiğini ve tekrar düzeltmek için gereken gücü kendinde bulmanın zor bir iş olduğunu öğrendim.

*İnsanın biraz zaman geçince kötü olan her şeyi unuttuğunu, sadece iyi şeyleri hatırladığını öğrendim. (evet öyle)

*Bazı insanların başkasının mutsuzluğundan mutlu olduğunu öğrendim.

*Hiçbir zaman yaşadığın şeyin olabileceklerin en kötüsü olmadığını ve her zaman daha kötü de olabileceğini öğrendim.

*Gereksiz insanlara harcanan her saniyenin kayıp olduğunu bilsem de uygulama aşamasında pek başarılı olmadığımı öğrendim.

*Başkalarının asla seni olduğun gibi görmediğini öğrendim. Karşımdakini bir konuda iyi olduğuna ikna etmeye uğraşıyorsam, bu gerçekten öyle olduğuna inandığımdan...

*İnsanların yalan söylemeyi, iki yüzlü davranmayı marifet saydığını öğrendim. (Bazılarının...)

*Hiçbir şeyin kesin olmadığını ve hiçbir şeyin imkansız olmadığını öğrendim.

*Ne kadar şey öğrenmiş olursan ol öğrenilecek milyonlarca şey daha olduğunu öğrendim.

*Bazı şeyleri öğrenmemenin daha iyi olduğunu öğrendim.

*İyi arkadaşların kendilerini zor zamanlarda belli ettiklerini öğrendim. Kötü arkadaşların da...

*Kimsenin kimseyi gerçekten anlamadığını öğrendim.

*İnsanların kendi yaptıklarını asla görmediklerini fark ettim.

*Algılarını kapatmış bir insana bir şeyler anlatmaya çalışmanın ne kadar boş bir iş olduğunu öğrendim.

*İnsanları anlamaya çalışmamanın kişinin kendi akıl sağlığı açısından faydalı olduğunu öğrendim :) Hayatı da anlamaya çalışmamak lazım hatta.
"Düşünme, arzu et sade
Bak böcekler de öyle yapıyor."
demişti ya şair*...


Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var:
Yaşadın mı büyük yaşayacaksın, ırmaklara, göğe, bütün evrene karışırcasına
Çünkü ömür dediğimiz şey, hayata sunulmuş bir armağandır
Ve hayat sunulmuş bir armağandır insana.


Not: 1. şiir Ataol Behramoğlu'ndan.
Not2: 2. şiir Orhan Veli'den.

6 kişi de demiş ki:

CaRtMaNtR dedi ki...

"İnsanın biraz zaman geçince kötü olan her şeyi unuttuğunu, sadece iyi şeyleri hatırladığını öğrendim. (evet öyle)"

Bu durum bende tam tersi şekilde oluyor. Ama iyi şeyleri hatırlamak daha iyidir herhalde

sLn dedi ki...

konu insanların yaptıkları olunca ben de adamına göre muamele yapıyorum aslında. Gereksiz olan insanlara dair iyi ya da kötü hiçbir şeyi hatırlamamayı tercih ediyorum...

Çoğu insana olan bir şeydir aslında bu, hani okuldayken çok kızdığın arkadaşın vardır, okul biter o kızgınlıkları unutursun da eğlendiğin zamanlar gelir hep aklına...

Parisienne dedi ki...

"İnsanları anlamaya çalışmamanın kişinin kendi akıl sağlığı açısından faydalı olduğunu öğrendim :) Hayatı da anlamaya çalışmamak lazım hatta.
"Düşünme, arzu et sade
Bak böcekler de öyle yapıyor."
demişti ya şair*..."
Katılıyorum kesinlikle. :) keşke yapabilsem.

sLn dedi ki...

Yapmak çok kolay olmuyor tabi ama zorlamak gerek :))

melankolikdeli dedi ki...

pardon hanımefendi yaşınız kaçtı ? (:

bu yaşta bunları öğrendiysen, guru olmuşsun demektir (:

sLn dedi ki...

Bilmek ve uygulayabilmek farklı şeyler :) Biliyorum ama uygulayamadıktan sonra ne işime yarıyor bunları bilmek? Hiiiç :-/

:)

Yorum Gönder

Var mı ekleyeceğin bir şey?