20 Mayıs 2009 Çarşamba

Bir dostluk, bir düğün, bir masal...


1985 senesinin nisan ayında bir kız çocuğu olmuş bir ailenin. 1986 senesinin ocak ayında ise hemen yandaki evde bir kız çocuğu doğmuş. Yedikleri içtikleri ayrı gitmeyen iki aile.. Zamanında Makedonya'daki geçmişlerini bırakıp Türkiye'ye gelmiş, oralardan gelen çoğu ailenin yerleştiği bir semte yerleşmişler. Yanyana iki eve..

Aynı ilkokulda okumuş 85 senesinin nisan ayında doğan kız çocuğuyla 86 senesinin ocak ayında doğan kız çocuğu. Doğumgünleri kutlanmış birlikte. Ne zaman biri evde yalnız kalsa diğeri gidermiş eşlik etmeye. İlk keklerini yapmışlar birlikte, kek kalıbına yağ sürmeyi unutarak.. Kitaplarını değişirlermiş, okurlarmış da okurlarmış.. 86 senesinin ocak ayında doğan kız çocuğunun çok sevdiği bir adam kitap yazmış bir gün, bizim kız çocuğu haftalarca aramış da bulamamış. 85 senesinin nisan ayında doğan kız çocuğu elinde o kitapla çıkagelmiş bir gün, "bak" demiş "sana ne aldım". 86 senesinin ocak ayında doğan kız çocuğu not düşmüş o güne "en iyi arkadaşlar iyidir, senin ne hissettiğini, ne istediğini hep onlar bilir" diye..

Birlikte İstanbul dışında üniversite okuma hayalleri kurmuşlar daha liseye bile başlamamışken. Biri Türkçe öğretmeni olmak istermiş biri matematik. Nasıl bir gelecek istediklerinin hayallerini kurmuşlar, nasıl bir iş, nasıl bir hayat.. Hatta nasıl bir adam..

Büyümüşler biraz, akşamları sokağın köşesinde oturup anneler eve çağırıncaya dek konuşurlarmış durmadan. Sonu gelmezmiş anlatılanların, anlatılacakların.

Facebooktaki duvarların olmadığı zamanlarda hatıra defterlerine yazılırmış duygular. Hatıra defterinin ilk sayfası en yakın dosta ayrılırmış. 86 senesinin ocak ayında doğan kız çocuğunun arkadaşları kızarlarmış ona "neden o yazmadan bize yazdırmıyorsun" diye. Kız çocuğu o zamanlar bir filmden duyduğu ifadeyi yakıştırırmış 85 senesinin nisan ayında doğan kız çocuğuna. "Can Dostum"u. Öyle dermiş, sınıf arkadaşları anlamazmış, ama o anlarmış!

Çanakkale'de birlikte üniversite okuma hayalleri yalan olmuş bir zaman. Meslek hayalleri de tümden değişmiş. 85 senesinin nisan ayında doğan kızı Mimar Sinan Üniversitesine atmış hayat, 86 senesinin ocak ayında doğanı Marmara'ya..

Sabahtan akşama kadar konuşa konuşa yürüdükleri yollar geride kalmış, akşamları oturup konuştukları yer değişmiş biraz, dostluklarıysa hiç geride kalmamış.

Aşık olmuşlar birilerine, hem de aynı dönemlerde, doğruları olmuş bazı zamanlar, bazı zamanlarsa yanlışları. Zamanında çok acı çekmelerine sebep olan konular bir zaman gelmiş gülerek hatırladıkları anılar olmuş.

Mutluluk bulaşırmış ya insandan insana, 86 senesinin ocak ayında doğan kız çocuğu hiç unutmamış diğerinin "seni ilk defa böyle görüyorum yaa, Allah bozmasın" deyişini.. Sonra gün gelmiş 85 senesinde doğan kız çocuğunun mutluluğu bulaşmış bu kez ötekine.. Yanıbaşında olmuş sözünde, nişanında, kınagecesinde, düğününde.. Normalde gitmemek için bahane üstüne bahane uydurduğu günler için hazırlanır olmuş haftalar öncesinden. En eski dost mutluymuş, bundan güzel mutluluk mu olurmuş?!

Birlikte çekilmiş ilk fotoğraflarında 9 aylık olan kız çocuğu dün gece çekilmiş fotoğraflarında gelinlikliymiş, ilk fotoğraflarında kundağa sarılı olan kız çocuğuysa yanıbaşındaymış.. "Evet" demiş 85 senesinde doğan kız çocuğu nikah memurunun sorusuna, senelerce "insanlar sevdikleri insanla hayatlarını geçirmeye karar veriyorlar, bu muhteşem bir şey, biz neden ağlıyoruz" diyen 86 senesinde doğan kız çocuğu biraz mutluluk, biraz hüzün ve dolu dolu gözlerle bakmış dostuna..

Düğünün sonlarına doğru gelin başlamış ağlamaya, onun hemen ardından da zamanında insanların niye ağladığını sorgulayan kız başlamış. Anlam verememiş ama ağlamış işte yine. Senelerce hiçkimsenin yanında ağlamamış olan kız oturmuş ağlamış onlarca insana aldırmadan. Gitmiş sarılmış dostuna, bir daha ağlamış. Kapıdan çıkarken bir daha sarılmış, bir daha ağlamış. Bilmemiş neden ağladığını.. Ama sorgulamamış..

Sonra hislerini anlatmak istemiş ve oturup bu yazıyı yazmış. Biraz hüzünle, biraz mutlulukla yazmış. Gözleri dolmuş yine..
Ama dost mutluymuş!
Gerisi boşmuş...

19 kişi de demiş ki:

babegazelle dedi ki...

kıyamam kendi arkadaşımın düğününü hatırladım birden gelin ağlamıo annesi ağlamıo bi ben ağlıorum köşede bana noluosa :)

diamandi dedi ki...

neler neler gelmedi ki aklıma... "neden ağladığını bilememiş ve sorgulamamış da" dedin ya... mesud ve bahtiyar olsunlar inşallah dostlar... sadece sen dolu gözlerle bakmadın... okuyanlarda da var bişeyler :P

Gaea dedi ki...

insanın ömrünü birlikte geçirdiği yediği içtiği ayrı gitmeyen bir dostu olması çok hoş bir şey :))
sen yazmışsın ben duygulandım..

beenmaya dedi ki...

az kaldı bende ağlıyordum yani...

mutluluklar diliyorum can dosta ömür boyu ve dostluğunuz da hep böyle daim olsun...

efsa dedi ki...

Ne de güzel anlatmışsın içindekileri. Allah hayırlı insanlarla karşılaştırsın derler ya. İnşallah hep mutlu ve böyle güzel dost olursunuz.

Üfürükten Prenses dedi ki...

kesinlikle sıradan bir hikaye değil..
Ne hoş,mutluluklar diliyorum ikisine de,darısı başımıza Sln,babe :P

rectoa dedi ki...

valla şahane anlatmışsın, buruk mutluluk ancak bu kadar güzel anlatılabilirdi.

Zeugma dedi ki...

CANIM ÇOK GÜZEL ANLATMIŞSIN.OKURKEN KALBİM İKİNİZ İÇİN HEYECANLA ATTI DURDU..
Özendim açıkçası..Ben de isterdim küçük yaşlarımdan itibaren böyle güzel bir arkadaşlık yaşamayı.

Şu an hüzünlenmen çok normal..Ağlarsın bile..
ama ileride çocuklarınız bir araya gelip oynayacaklar.
Bunu da unutma olur mu bi'tanem?
Dostluğunuzu kutluyor,sevgiyle öpüyorum...

sLn dedi ki...

@ Babegazelle

biz topluca ağladık valla, o halimizi görünce damat tarafı bile ağlamış olabilir :D

sLn dedi ki...

@ diamandi

:))

Darısı da okuyanların başına diyeyim ben o zaman :p

sLn dedi ki...

@ Gaea

Kesinlikle çok güzel bir şey :)

sLn dedi ki...

@ beenmaya

Teşekkürler canım :)

sLn dedi ki...

@ efsa
Amin canım, sağol :)

sLn dedi ki...

@ Üfürükten prenses

Evet, evet, darısı başımıza :p

sLn dedi ki...

@ Rectoa

Teşekkür ederim..

:)

sLn dedi ki...

@ Zeugma

çok sağol canım :)

birlikte oynayan çocuklarımız olduğunu hayal etmek bile çok güzel :))

buraneros dedi ki...

sözlüklerde dost ne demektirin karşısına bu yazıyı koymalı...Enfesti,çok içtendi,samimiydi..daha ne desem bilemedim.Soluk soluğa,tebessümle ve şahane bir ''hüzünle'' okudum...Süpersin daha ne diim.))

sLn dedi ki...

@ buraneros

Teşekkür ederim :)) yazışına hayran olduğum birinden bunları duyunca utandım bak şimdi :))

buraneros dedi ki...

Bak ben de utandım şimdi:))

Yorum Gönder

Var mı ekleyeceğin bir şey?