6 Mayıs 2009 Çarşamba

İstanbul Efendisi

Gittiğim neredeyse bütün tiyatro oyunlarıyla ilgili bir-iki kelime yazmaya çalıştığım dikkatinizi ne derece çekmiştir bilemem. Kendime bu konuda çok güvendiğim, şahane tiyatro yazıları yazabildiğim için yazmıyorum. Herhangi bir iddiam yok bu konuda.

Bir oyuna gitmek istediğimde ibb'nin açıklamaları yetersiz gelince google'a oyunun ismini yazıyorum ve doğru dürüst hiçbir şey bulamıyorum. Bazen konusu hakkında bile çok alakasız şeylere denk geliyorum.

Bu durumun sadece benim başıma gelmediğini tahmin ederek oyunlarla ilgili birkaç cümle yazmaya çalışıyorum ki benim gibi oturup arayanlara bir faydam dokunsun :) Şikayet ettiğim konuyla ilgili bir şeyler yapma şansım varsa yapmalıyım değil mi :) Bir de yazmak hoşuma gidiyor.. Herhangi bir iddiamın olmaması sanırım yazış şeklimden de anlaşılabilir, eleştiri yazısı yazmaya çalışmıyorum, biraz gözlem, bazen biraz duygu.. Öyle işte.

3 Mayıs'ta Şehir Tiyatrolarında sezonun son oyunu oynandı. Sonbahara kadar oyun yok. Biz de son günü kaçırmak istemedik. Bu kez oyunumuz "İstanbul Efendisi".

Kendisi yine geçen seneden beri izlemek istediğim oyunlardandı. Lüküs Hayat gibi ona da bilet bulması epey zor olduğu için daha önce gidemedik. Sanırım müzikli oyunları yurdum insanı seviyor, hemen bitiyor biletler :)

Müsahipzade Celal tarafından yazılmış bir oyun "İstanbul Efendisi". Müzikli, bol hareketli, eğlenceli bir oyun. Astrolojiye büyük bir ilgisi olan İstanbul Efendisi kendine damat aramaktadır. Aklına gelen her türlü yolu dener, en son "rastgele yöntemini" denemeye karar verir ve bu yöntem sonucu kendine bir damat seçer. Ancak İstanbul Efendisi'nin kızı Safi Çelebi'ye aşıktır.. Safi Çelebi de ona.. Bir araya gelebilmek için ikisi de Çengi Afet'ten yardım isterler. Sonrasında olaylar gelişir.

Oyunun en dikkat çeken karakterlerinden biri İstanbul Efendisi'nin birkaç tahtası eksik oğlu İrfan. İstanbul Efendisi onun cin taifesiyle münasebette olduğunu, büyülerle ve astrolojiyle uğraştığını sanıyor ama İrfan burçların isimlerini bilmekten aciz :) İrfan rolündeki Çağlar Çorumlu'yu ilk izleyişimdi, oyunun sonunda oyuncular izleyiciyi selamlarken sıra kendisine geldiğinde salon alkıştan yıkılıyordu. Sanırım bu kadarını söylemem yeterli olabilir.

Oyunun konusuna bakıp kadrosuna bakmamış olduğum için (her zaman bakarım ama bu kez nasıl olmuşsa atlamışım) güzel bir sürprizle karşılaşmış oldum. Seyirciye arkası dönük bir şekilde sahneye gelen "tanıdık ses"in sahibinin son zamanlarda izlemekten en çok keyif aldığımız oyunculardan biri olması sizce de hoş bir sürpriz değil mi :) Oyunda Safi Çelebi rolünde Arda Aydın'ı izledik. Bahsettiğim hoş sürpriz de bu. Hele tek tek mikrofon başına geçip şarkılar söylediler ki...

Bu kadarla bitmiyor tabi, hayran olduğum bir başka oyuncuyu da izleme şansına eriştik bir kez daha. "Emrah Özertem". Bir ara ön tarafta konuşanları izlemeyi bıraktım, arkada duran Emrah Özertem'in mimiklerini izledim. Her türlü oyuna yakıştığı yönündeki düşüncem kuvvetlendi bir daha..

Tekrar Çal Sam'in sessiz sedasız perisi Derya Çetinel'in sesini duyduk bu defa. İyi ki duyduk :) Yine en dikkat çeken karakterlerden biri olan "Feraset" rolünde Özlem Türkad'ı izledik, kendisini daha önce Kantocu'da izlemişiz. Kantocu'yu birkaç kez izlediğimi düşünürsek kendisini de birkaç kez izlemişim demektir. Tabi o zamanlar gözlüğü olmayan bir miyop olarak pek seçemiyordum yüzlerini. "Tanıdık geliyor ama nereden tanıdık geldiğini bilmiyorum" deyişim muhtemelen ondandı. Dikkat etmeye değer bir performans sergiliyor kendisi de oyunda.

İstanbul Efendisi rolünde izlediğimiz Sezai Aydın için bir şey söylemeyi gereksiz buluyorum, kendisini her şekilde kanıtlamış bir sanatçı zaten. (Gerçi diğerleri de öyleler tabi ki ama ben kendimi tutamıyorum işte:) )

Kim hangi rolde oynamış görmek için şuraya tıklayabilirsiniz.

Eğlenceli saatler geçirdik yine pazar günü. Devamı birkaç ay sonra...

3 kişi de demiş ki:

buraneros dedi ki...

Mim'i yazarken; alemin tiyatro yazan, anlayarak ve severek yazan tek harikası demek aklımdan geçmiş ama atlamıştım,burada söylemiş olim.İçim rahat etmezde:))

Parisienne dedi ki...

Malesef ne kadar hayal kırıklığı yaşadığmı bilemezsin sınavlar falan derken tüm oyunları kaçırdım zaten.. Bende görevliye sorduğumda, bu ay oyun yok deyince hayallerim yıkıldı. Leonce ile Lena'ya kesin gitmek istiyordum malesef bitti herşey :(

!reDanDark! dedi ki...

Sezonun mayısta bittiğini farkettiğimde yıkılmıştım bende ama neyseki kapanışı fevkalade yaptım=)
İstanbul Efendisi de özellikle merak ettiğim oyunlar arasında kısmetse yeni sezonda artık:)

Yorum Gönder

Var mı ekleyeceğin bir şey?