21 Haziran 2009 Pazar

Dün gece..

Henüz bir lise öğrencisiyken çok alakasız bir sebeple yolumun düştüğü ve kapısından girer girmez orada okumayı istediğimi hissettiğim okuldan mezun oldum dün!

Finallerim bile daha bitmedi ama resmi kapanışı yaptık keplerimizi atarak.

Hissettiğim şey biraz hüzün, biraz mutluluk ve biraz da gurur galiba. Çok büyük bir iş başarmadığımın ben de farkındayım, onbinlerce insan üniversiteden mezun olmuş bu ülkede. Benim hissettiğim gurur yaptığım bir şeylerle çevremdekilerin gurur duymasını sağlayabilmiş olmaktan ileri gelen bir gurur. İnsanların yüzüne baktığında o mutluluğu görmek ve o mutluluğun kaynağının senin yaptığın bir şey olduğunu bilmek güzel bir şey!

Rüya gibiydi dün!
Kepleri ve cübbeleriyle yüzlerce Marmaralı..

Ailelerin önüne çıkarken bu kadar heyecanlanacağımızı söyleseler muhtemelen inanmazdık. Ama hepimiz titriyorduk sahaya çıkarken.. Hatta öyle ki bizim fakültenin anons edildiğini, bölümlerin sayıldığını bile duymamışız..

Yaşadığım kötü şeyler daha fazla olmuştur belki bu okulun öğrencisi olduğum dönemde. Ama şu an sadece iyi olanları düşünmek istiyorum. Okula giderken içimin kıpır kıpır olduğu hazırlık günlerini.. Her an çok iyi şeyler olmasını beklediğimiz ilk seneleri... Tanıdığım bazı güzel insanların bana kattıklarını... Gülmekten karnımıza ağrıların girdiği günleri... İyi olan her ne olduysa onları düşünmek istiyorum bir süre.

Okumayı en çok istediğim okulda okumuş olmamı düşünüp gülümsemek istiyorum, okumayı istemediğim tek bölümde okuduğumu düşünmeden.. Güzel insanlarla geçirdiğim güzel zamanları düşünüp gülümsemek istiyorum saçma sapan insanlar yüzünden yaşadığım sinir bozucu şeyleri unutarak..

"Asıl zorluklar şimdi başlıyor"larını ağzına tıkmak istiyorum insanların. "Üniversite hayatı rahat" diyenlere söylediklerinden pişman oluncaya kadar işkence yapmak istiyorum. 5 sene boyunca her gün "en az" 5 saat yol gitmenin nasıl bir şey olduğunu, kaprisli hocaların saçma sapan ödevleri için günlerce uyumadan çalışmanın neye benzediğini ve o çalışmanın karşılığını alamadığınızda neler hissedildiğini, final haftası boyunca toplamda 11 saat uyuyup o uykusuz halinizle durmadan sınavlara girip çıkmanın insanı ne hale getirdiğini, yazılması gereken her şeyi yazmanıza rağmen canı istemediği için sizi bütünlemeye bırakan hocaya bir şey yapamamanın insana kendini nasıl hissettirdiğini, sadece 1,5 saat sürecek bir ders için 5-6 saat yol gitmenin insana nasıl işkence gibi geldiğini, bir iki kişinin saçma sapan hareketleri yüzünden koca sınıfı yakan hocalarla baş etmenin ne zor olduğunu vs bilmeyenler bana "üniversite hayatı kolay" demesin. Kolay değil, inanın kolay değil! Biliyorum bazılarının üniversite hayatının "lay lay lom"la geçtiğini ama herkesin durumu bir değil ki!

Ben de biliyorum bu ülkede iş bulmanın ne zor olduğunu, bu seneye kadar hiç iş ilanlarına bakmadım belki ama algılarım kapalı yaşamıyorum dünyaya. Görüyorum insanların yaşadığı sıkıntıları, duyuyorum.. İş bulsan bile bulduğun işin yapmak istediğin işle alakasız olabileceğini de biliyorum. Onlarca alternatif arasından istemediği tek dilin eğitimini alan bir insanım. İleride de "istemiyorum" dediğim şeyler karşıma muhakkak çıkacaktır, çıkıyor da zaten.

Ama bırakın da bir süre mezun olmanın tadını çıkarsın dün gece keplerini gökyüzüne doğru atan o insanlar.. En azından bir süreliğine tadını çıkarsınlar...

Hem belki o keplerinin gittiği yerden daha yükseklerde olurlar bir gün. Belki o keplerini attıkları yerdeki yıldızlar gibi ışıldar gözlerinin içi bir gün mutluluktan...
Belki iyi olur bir şeyler...
İstedikleri gibi olmaz belki ama yine de mutlu olurlar sahip olduklarıyla...

Hem hayatın onları nereye götüreceği kaygısı değildi dün gece gözlerinin dolma sebebi... 5 yılda yaşadıkları güzel şeylerdi. Gülümseyerek hatırladıkları ne varsa o 5 yıla dair, birer birer geçti akıllarından.. Gülümsediler yine, yaşlarla dolu gözlerine inat! Gülümsediler.. Belki yine gülümseyecekler!

Hep birlikte haykırdılar gökyüzüne doğru:

"Ortak olmak her sevince, her derde, kedere
ve yürümek ömür boyu beraberce el ele.."

Geçmişte yaptıklarını düşündüler bol bol, eski tanıdıkları aradı gözleri.. Artık tamamen geçmişte bıraktıkları tanıdıkları görmek istediler uzun bir aradan sonra.. Geçmişlerini görmek istediler.. 5 sene öncesini... Sadece meraktan, başka bir sebebi yok.

Attılar keplerini.
Sarıldılar.
Ağladılar.

ve dünü hayatlarının en güzel günleri arasına aldılar..

"20 Haziran 2009"
Marmara Üniversitesi 2008-2009 dönemi mezunlarının kep töreni.

14 kişi de demiş ki:

Öztürk dedi ki...

güzel noktalara değinmişsiniz. bunları bizlerde yaşıyacaz ama sanırım benim bi kaç yıl daha sürem var. tebrikler bu arada..

CaRtMaNtR dedi ki...

Tebrikler. Kendi kep atma törenimi hatırlıyorumda; resmen ailemin zoruyla gitmiştim. Ne gerek var zaten eve uzak ters bir yerdeydi. Ama yinede gitmiştim. İnsan (helede finalleri bitmiş okulu bitirdiğinden emin durumdaysa) inanılmaz rahatlıyor o anda. Yıllarca girmek için her türlü şeyi yaptığın okul sonunda bitiyor nede olsa :D

e.d dedi ki...

o an gelsin diye deli gibi bekleyenleri biliyoruz di mi ya :)

efsa dedi ki...

:)) insan böyle anlarda nasıl da coşkulanıyor. Tribünde maç izlemek gibi o kalabalıkla aynı hisler.

Tebrik ederim selin.

Serzeniş Meraklısı dedi ki...

çok sevindim, selin...
kötü diye adlandırılabilecek şeyler olmuş olsa da, mezun olmana, gerçekten çok sevindim...
umarım hayatını şekillendirmek adına bu mezuniyeti ve alacağın diplomayı, kullanabilirsin ve verdiğin emek boşa çıkmaz...
sevgiler gönderdim.

sLn dedi ki...

@ Öztürk

Teşekkürler, darısı başınıza diyeyim o zaman :)

sLn dedi ki...

@ Cartmantr

Benim finallerim bitmedi henüz ama yine de rahatladım bee :))

En zoru da kep atıp ertesi gün rapor yazmak oldu :p Yarın da finalim var mesela bir tane daha :((

sLn dedi ki...

@ e.d

Kim onlar, ben bilmiyorum :p Yoksa biliyor muyum :))

sLn dedi ki...

@ efsa

Lise mezuniyetimde de kep atmıştık ama bu bambaşkaydı :))

Teşekkürler canım :)

sLn dedi ki...

@ Serzeniş Meraklısı

Çok teşekkürler canım, hepimiz adına her şeyin hayırlısı ve en güzeli olur inşallah :)

sRkn dedi ki...

törenin ali sami yen de olması da ironik olmuş sanki :)
güzel süslemişler ama gelin gibi olmuş :P

sLn dedi ki...

Rektörün biz Kadıköy'de yapmak istedik, kulüp kabul etmedi, sonra İnönü'de yapalım dedik, yıkılma ihtimali var diye vermediler, mecburen buraya kaldık açıklaması daha bir ironik oldu :P

Bahtsız mıyım neyim :D

Ama inan gözüm dünyayı görmedi kep atarken :P

LA78'ers dedi ki...

öncelikle tebrikler,

fakat anladığım kadarıyla bir FB li olarak Ali Sami Yen de kep töreninin olması senin için buruk olmuştur sanırım.

hele ki Marmara üni. anadolu yakasında olduğunu düşünürsek daha da vahim..

Aziz başkanınız neden izin vermemiş size merak ettim.

Ama üzülme malum ülkenin avrupaya açılan kapısında yaptınız töreni.. ;)

sLn dedi ki...

Hayatımın en önemli anlarından birini Saracoğlu'nda yaşamayı kesinlikle tercih ederdim tabi ki..

Söylediklerinden anladığım kadarıyla rektör de bunu çok istemiş, daha güzel bir statta, daha büyük bir kalabalıkla yaşamak isterdik bugünü ama izin alamadık şeklindeki açıklamasından ben onu anladım. Ha söylediklerinden sonra ben olsam seneye İnönü'yü ya da ASY'i de vermem :)

Yorum Gönder

Var mı ekleyeceğin bir şey?